Archive for November 16, 2009

Hayat Akarken

Bugün insanı doğduğuna şükrettiren taptaze, sımsıcak ve ışıl ışıl bir güne uyandık,kasım ayının tüm kasvetine rağmen. Sabah evi ablamıza emanet edip İpek ve Defne ile yürüyüşe çıktık. Geceden yağan yağmur damlaları yaprakların üzerinde, serin ama ferah harika bir hava, kumrular, kedi yavruları ben ve kızlarım yürüyüş yaptık.

 Defnecik  6. Ayına girdi. İpoş ise 2 yaş 5 aylık oldu. Defne’nin doğumunun 40. Gününde haziran sonunda Urfa’ya annemlerin yanına gittik. Köy havası kuzularıma yaradı. İpek, komşu çocukları, kuzenler, tavuklar, havuz, taşla toprakla oynarken ben de Defneciği emzirdim, dinlendim. Sonra babamız geldi. Değişiklik olsun diye gözümüzü karartıp 2 aylık Defne’mizi de alıp Mersin Susanoğlu’na  tatile gittik. Babaanne sağolsun çok güzel bir tatil yaptık, dinlendik, yüzdük. Sonra baboş bizi Urfa’ya bıraktı ve İstanbul’a gitti. Kızlarım dedelerinin bostanında yetişen salatalık, domates, biber, patlıcan, fasulye, karpuz, kavun, dut, şeftali, incir, elmaları filan yedikçe büyüdüler de büyüdüler.  Derken Ağustos ayında Kemal geldi bizi aldı ve İstanbul’a geri döndük, aradan iki hafta geçti yine yollara düştük. Once Eskisehir’deki arkadaslarımızı ziyaret ettik sonra Antalya’daki  deniz tatilimize başladık. Çocuklarla tatil çok değişik hisleri bir arada yaşattı bize. Eski özgür zamanlarımızda yapmaya alışık olduğumuz birçok şeyi yapamadık. Örn. Gece animasyonlarını izleme, sabah 10’a doğru kalkma, romantik akşam yemekleri vs. Ama bunun yerine İpek’i çocuk klübünün danslarını yaparken izlemek, havuzda nasıl mutlu olduğunu görmek, Defne’yi yağlayıp ona güneşin altında masaj yapmak oldukça tatmin ediciydi. Havuza sırayla girdik, yemekleri de çoğunlukla sırayla ve alelacele yedik.  Bazen bebişlerin ikisi de erkenden uyudu ve gecenin serinliğinde koca çam ağaçlarının arasına gizlenmiş olan çay bahçesinde mum ışığında kahvelerimizi yudumladık ve gündüzün koşturmacasına inat keyifle çay içtik. 10 gün sonra İpek soba borusu kıvamında bronzlaşınca yine yola koyulduk ve bu sefer Afyon’daki arkadaşlarımız Semra ve Veli’yi ziyaret ettik. Sağolsunlar bizi çok güzel ağırladılar ve gezdirdiler. Yıllar sonra lise arkadaşımı görünce ,aslında pek de fazla birşeyin değişmediğini, aynı güzel hisleri ve paylaşımları yaşamaktan ikimizin de hala mutlu olduğunu görünce çok sevindim. Afyon’u gezip İkbal’in tadına vardıktan sonra tatilimizin en ilginç rotasında yola koyulduk. Bursa, Keles… (to be continued)