Archive for November 29, 2011

DOĞUŞ CONFERENCE

One more conference ended planting lots of ideas to my busy mind. Doğuş University 1st International ELT Conference was held in Acıbadem Doğuş University on 26-27 November, 2011. I also made a presentation there. It was difficult to cut a 2.5 hour long presentation into a 45 minute one but the attendees were so lively and interested in the topic that it flowed very smoothly. They had fun; I had fun. It was a great feeling to share experiences. Here I would like to thank all of the attendees once again and I wish them all the best for their teaching. Here is the link to the presentation.

http://prezi.com/8telc5c03igy/copy-of-my-piggybank-of-teaching-experience/

 

Gün olur

GÜN OLUR
Gün olur, alır başımı giderim,
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda.
Şu ada senin, bu ada benim,
Yelkovan kuşlarının peşi sıra.
Dünyalar vardır, düşünemezsiniz;
Çiçekler gürültüyle açar;
Gürültüyle çıkar duman topraktan.
Hele martılar, hele martılar,
Her bir tüylerinde ayrı telaş!…
Gün olur, başıma kadar mavi;
Gün olur başıma kadar güneş;
Gün olur, deli gibi…

Orhan VELİ
Ne güzel bir şiirdir bu. Şarkısı dilinize takıldıysa hele bütün gün söyleyip durursunuz.

Galiba ben bir öğretmenim!

Parkta oynayan çocuklara ayar verirken yakalıyorum kendimi. Çoğu zaman yüksek ses ve garip, abartılı bir vurgu ile konuşuyorum. En korkulu rüyalarım okula geç kalmak veya öğrencilerime sesimi duyuramamakla ilgili. Yemeklerimi artık çiğnemeden yutabiliyor, 4 çeşit yemeği ortalama 7 dakikada bitirebiliyorum. En önemlisi aynı anda 5 ayrı diyalogu yürütebiliyorum. Kar yağdığında gizli bir sevinç duyuyorum. “Ne güzel 3 ay tatiliniz var” diyenlere accayip gıcık oluyorum. İnsanların yüzüne bakıp çocukken neye benzediklerini tahmin etmeye çalışıyorum. Sınıfın kapısını her açışımda sahneye çıkan oyuncu gibi bir havalara giriyorum. Dişsiz ağızların gülüşüne, saf ve ışıl ışıl gözlerin meraklı bakışına, çöp adamlara, “yerden yüksek” oynamaya ve sımsıcak sarılmalara bayılıyorum.

Sunumlar

Bir aralar ne oldu bilmem bu sunumlara kafayı taktım. Sanırım anlatacak, paylaşacak çok şey birikmişti ve hep aynı insanlara anlatmaktan sıkılmıştım. İnternette bir dizi arama yaptım. Workshop, sempozyum, konferans derken hepsine paylaşmayı düşündüğüm konuların özetini gönderdim. İlk zamanlar ses seda çıkmadı. Aradan bir süre geçtikten sonra hepsinden kabul yazıları gelmeye başladı. İlk olarak Britishside’ da bir workshop yaptım. Çok kasvetli, soğuk ve yağmurlu bir gündü. Buna rağmen 16 kişi geldi. Öyle güzel bir grup oluştu ki salonda stajyer- tecrübeli , Türk- native, üniversiteden-anaokulundan, devletten- özelden cok farklı öğretmenler bir aradaydı. Bütün bu farkliliga ragmen sorunlarimiz ve isteklerimiz hep ayniydi. Başlangıçta heyecanlanirim sandim ama bir iki dakika icinde öğretmenlik damarım kabardı ve her şey cok güzel ve doğal ilerledi. 2,5 saat sürdü workshop ve sonunda herkes mutlu ayrıldı. Bu benim icin cok önemli bir sunumdu çünkü cocuklarımı doğurduktan sonra 3 yıl ara vermiştim ve her ne kadar sınıfta öğretmenlik yapsam da meslektaşlarım icin hazırladığım böyle bir çalışmanın begenilmesi beni cok gururlandirdi. Sunum bittiğinde ilk düşündüğüm şey “şeytanın bacağını kırdım!” oldu. Bundan sonraki sunumlara da artık hazırdım. 2. sunum Sonbahar Öğretmenler Sempozyumu’ndaydi. Enka okullarında gerçekleşti. Farklı bir konu üzerinde sunum yaptım bu sefer. O da iyi gecti. Simdi sirada Dogus universitesi ELT Conference var. oradaki sunum biraz kisa, 45 dakikalik olacak ama daha sonra Jane Willis’i dinleme sansim olacagi icin cok heyecanliyim. Son olarak da Aralık ayında Muğla Universitesinde bir sempozyumda bir sunum yapacagım. Onun bildiri metnini hazirlayip gonderdim. Bu yalan dunyada benim de yayinlanmis bir makalem olacak belki sonunda. Bu kadar isin arasında çıkışlarda okulda kalmama, kitapçıklar hazırlayıp basmama, günlerce uğrasip Prezi’de sunumlar hazırlamama ve uykusuz gecelere rağmen cok mutluyum. Bir çeşit adrenalin sporu gibi oldu bu is benim icin:) bir de isin ucunda rezil olmak var ama ne yalan söyleyeyim cok sevdim. Allah mahcup etmesin:)