Archive for February 1, 2012

@acibadem-İnguinal hernia

Dün saat 12’de doktorun “uyutalım” dediğini hatırlıyorum. Gözümü titreyerek karnımda şiddetli bir ağrıyla açtığımda ise saat 16:20 idi. Fıtık ameliyatı oldum. Simdi hastanede camdan dışarı bakıyorum. Her gün okula giderken geçtiğim yol önümde uzanıyor. Bembeyaz karla kaplı. Simdi o pencerenin ardinda ben varim. Annem kolumdan tutup beni kaldırdı. Başım döndü, midem bulandı. Dünya bir büyüdü bir küçüldü gözümde. Elim buza kesti, bir titreme yapıştı bana. Zar zor uzandım yeniden. Simdi hareket etmesem, agrim cekilebilir turden. Sürekli narkoz almak zorunda kalanları düşündüm ve de böylesine acıları yılda birkaç defa yasamak zorunda olanları. Şükrettim. Doktorum genel cerrah Hakan Kaya cok iyi bir hekim. Güler yüzlü, insana güven veren birisi. Keşke bütün doktorlar böyle olsa çünkü insanın psikolojik olarak kendini iyi hissetmesi iyileşme yolunda atılan en büyük adım bence. O kadar koşturmacalı günün ardından, yatakta gözlerini tavana dikip durmak cok garip. Allah tüm hastalara yardım etsin. Kızlarım babalariyla evde, onların beni böyle görmelerini istemiyorum. Derin nefes alırken ve uzun sure konuşurken bile karnım ağrıyor. Onlar beni yatakta görmeye hiç alışık değiller. Böyle işte. Hastanede olmak iyi değil ama çaresi olan bir derdinizin olması yine de şükredilecek bir şey. From the bitterness of desease man learns the sweetness of health- Catalan Proverb