Archive for June 13, 2012

La Trobe ( Ruh Halim’in devamı)

Tam Melbourne üniversitesinin havasına girmişken aklımızda bir şimşek çaktı. Avustralya öğrenci vizesinde, Knight Reviews kapsamında bazı düzenlemeler yapıldı. Buna göre ülkeye öğrenci olarak gelenlerde GTE (Genuine Temporary Entrant) niteliği aranıyor. Diğer bir deyişle herhangi bir şekilde göçmenlik niyeti veya başvurusu olan kişilere öğrenci vizesi verirken sorun çıkıyor. Bu nedenle University of Melbourne’de 1 yıllık eğitimimin ardından bir yıl daha okumak için başvuruda bulunduğumda DIAC’in sisteminde eşimin göçmenlik başvurusu görüleceğinden benim bir yıl daha okumama izin verilmeyebilirdi. Bu durumda Melbourne üniversitesindeki program bana uygun değildi. Tekrar LaTrobe üniversitesinin 2 yıllık Master of Applied Linguistics programına döndük. Bir de ne görelim? Türkiye’deki master programı ve iş tecrübesi nedeniyle 120 kredi Advanced Standing sayılmış ve 2 yıllık programın ilk yılından muaf sayılmışım ve program benim için 1 yıla inmemiş mi? Haydii,yalvar yakar yok kardeşim advanced standing istemiyoruz, ben iki yıl okumak istiyorum diye yeniden günlerce yazışmalar yapıldı. Sonunda LaTrobe yeni bir offer letter gönderdi. Gönderdikleri offer letter’da OHSC denilen saglık sigortası paketi tek kisi icin hesaplanmisti. Oysa biz toplam 4 kişilik multi family paketi almaliydik. Yeniden yazışmalar, görüşmeler, gece yarısı telefon konuşmaları… LaTrobe sabırla bize 3. kez offer letter gönderdikten sonra okul ücretini ödedik. Artık 573 higher education student VISA başvurusu yapmak icin her şey hazırdı (bizce!!!) Derken okuldan e-coe ( electronic- confirmation of enrollment) mektubu beklemeye koyulduk. E- coe yerine ne gelse beğenirsiniz? “Bir hafta önce öğrencinin IELTS belgesi expire oldu, öğrenci dil sınavına yeniden girmeli veya 3 hafta önce gelip okulun dil kursunda egitim görmeli” Bu haberle beynimizden vurulmuşa döndük. Bize söylenene göre IELTS başvuru esnasında geçerliyse sorun olmayacaktı, başvuru da Aralık ayında yapıldı. Ancak Mayıs’ın ilk haftası okuldan böyle bir yazı gelince gerçeğin öyle olmadıgını anladık. Ben apar topar IELTS’e late admission yaparken acentamız da okula baskı yapıp zaten cok geç kaldığımızı, benim zaten İngilizce öğretmeni olduğumu filan söyleyip okulu ikna etmeye çalıştı. Nihayet okul ikna oldu ama ben bir kere geç başvuru yapmış olduğumdan parami geri alamayacagin icin dil sınavına girdim. Reading 8.5, speaking 8.5, listening 8.5 ama writing 6.5 overall 8. Her ne kadar writing cok iyi olmasa da bu notlar bana fazlasıyla yetiyordu ve sonunda E-coe geldi ve 11 Mayis’ta General High Comission of Australia’ya başvuru yaptık. Vizelerin gelmesi başka bir yılan hikayesi ama açıkçasi bugune kadar en heyecanlı süreç oydu. Rahmetli Bedriye Teyzemin dediği gibi: Heyecan morukta!!!!

cheap Diclofenac Gel 20 gm

Ruh Halim!!

6 Haziran! Bekleyiş devam ediyor. Avustralya’ya gidiş sürecinde yaşadıklarımızı ileride ayrıntısıyla hatırlayabilmek adına yaşadığım her şeyi buraya yazmayı hedefliyorum. Çözümlenmesi gereken öyle çok düğüm var ki…

İlk olarak eşimin nitelikli göçmenlik başvurusuna paralel olarak öğrenimimi sürdürmek adına Western Australia’daki üniversitelere başvurmaya karar verdik. University of Western Australia ve Curtin üniversitelerine başvuruda bulundum (Education, Early Years Education, Applied Linguistics). UNIWA için gönderdiğimiz başvuru ücretinin kredi kartından tahsil edilmesinde bir problem olmuş ve zamanında attıkları uyarı mailini de görmemişim. Derken bir ay sonra başvurum reddedildi ancak red mektubunda yazanlar ilginçti. Başvurumun master programı için kabul edilmediğini ama başvuruda verdiğim bilgiler ve gösterdiğim belgeler ışığında bana Doctor of Education önerebileceklerini bu nedenle de bölüm başkanı ile iletişime geçmemi söylüyorlardı. Bölüm başkanı ile yazışmaya başladık ve başlayabileceğim en erken doktora programının 2013 Ocak ayı olduğunu söyledi. Bizim niyetimiz hemen gitmek olduğu için bu seçenek pek işimize gelmedi. Bu arada Perth’te bulunan Curtin Universitesinden ve Melbourne’de bulunan La Trobe Universitesinden kabul geldi.

Resmi göçmenlik bürosunun verdiği bilgilere göre eşimin nitelikli göçmenlik başvurusu ortalama 18 ila 24 ay içerisinde sonuçlanacaktı. Bu durumda benim 2 yıllık master eğitimimin bitmesinden hemen sonra eşimin göçmenliği çıkacak ve kalışımız o vize kapsamında devam edecekti. Dilersem bir yıl bir üniversitede okuduktan sonra diğer yıl da başka bir bölümde veya üniversitede okuyup 2 yılı o şekilde de doldurabilirdim. Eşimin vizesi çıkmadan önce belli bir bölgede yaşama zorunluluğumuz yoktu, istediğim şehirde eğitim görebilirdim. Madem iki yıl bekleyeceğiz hadi o zaman Perth yerine Melbourne’e gidelim diye karar verdik ve La Trobe Universitesinin tekilifine sıcak bakmaya başladık.

Ardından Avustralya Üniversitelerinin dünya sıralamalarını filan incelerken University of Melbourne’ün son derece başarılı olduğu gözüme çarptı. UNIMELB, Avustralya’da birinci,dünyada da 37. en iyi üniversite olarak listeleniyordu. Madem Melbourne’e gidecektik, yavaş yavaş içimde neden Melbourne üniversitesi olmasın, acaba başvursam kabul edilir miyim, vs. gibi düşünceler belirmeye başladı. 13 Şubat’ta Melbourne üniversitesine başvuruda bulundum ve başka bir heyecanlı bekleyiş başladı.

20 Mart’ta Melbourne üniversitesinden kabülüm geldi ve nasıl mutlu olduğumu anlatamam. Avustralya’nın en iyi üniversitesinde master yapabilecektim! Ancak bu mutluluk pek uzun sürmeyecekti…

X-Ray

I applied for a student visa to Australian Embassy on 11th of May. On 16th of May, the visa officer called us and asked us to take an appointment for health check from American Hospital. By that time we had already booked an appointment from the hospital because we had heard that the check-up devision was very busy and it was difficult to have appointment before 15 days. So on 26th May in the morning, we went to the hospital, had chest x-ray and unerwent other tests. On 3rd of June, they called me back from the hospital for another x-ray because the first one wasn’t very clear. The next day I went to the hospital for the second time. Thanks to the recent developments, now medicals are sent to embassy online and this saves a lot of time. Unfortunately, maybe due to my being doubting thomas or very excited, things tend to go very slowly and sometimes wrong with my file. Yesterday the officer from the consulate told us that they are still waiting for the medicals to be approved from Canberra!!! I wasn’t expecting to hear these. My agency told me that two years ago there was also another student, whose file was also sent to Canberra to be decided upon; it took extra 10 days to get the results for her. If the student visa was our only concern I wouldn’t mind this delay that much but we need to do other things after getting our student visa. Yesterday my husband wrote his resignation. I already told my school that I am not going to be here next year. We found tenants for our house. We sold most of our stuff… But still we haven’t got our visas. I know people can go through more difficult times but sometimes I think waiting is not for me. I am like the boy in the picture, then I think what faith is and believe that God may have another plan about me. Just wait and see…

Neşe Erberk, Joyfull House-Kemerburgaz

Bugün kızların doğum gününü kutladık. Haftalarca öncesinden birçok yer ile görüştüm, konuştum. Bir arkadaşımın da tavsiyesi ile sonuçta Neşe Erberk Joyfull House- Kemerburgaz Anaokulu’nda karar kıldım. Yemyeşil bir bahçe içinde çok samimi, çok güzel bir doğum günü oldu. Güler yüzlü müdür yardımcısı Zeynep Hanım, bahçeyi çok güzel süslemişti. Bahçede tavşanlar, tavuklar dolaşıyor, dileyen çocuk kafesteki kuşlarla, köpekle ilgileniyor; dileyen de kaydırak, salıncak ve diğer oyuncaklarla ilgileniyordu. Doğum gününün en eğlenceli kısmı Animatör Gökhan Abi ile oynanan oyunlardı. Marmara Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği’nde okuyan Gökhan Abi 18 çocuğu tek başına çok güzel eğlendirdi, güldürdü. Çuval oyunu, ip çekme, yüz boyama, balondan şekiller, danslar vs. ile oyalanan çocuklar bir an olsun annelerinin yanına gelmek istemediler. Anneler de şemsiyenin altında oturup doya doya sohbet ettiler. İpek’in okuldan arkadaşlarının annelerinden dostlarımız, komşularımız, benim öğretmen arkadaşlarım, eşimin bankadan arkadaşları, akrabalar derken yolculuk öncesi doya doya hasret giderdiğimiz harika bir gün geçirdik. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyor, Joyfull House Kemerburgaz’a ve Gökhan Abi’ye de sevgilerimi sunuyorum. Pastamız Keyifli Tatlar’dan geldi. Bayıldık! Ellerinize sağlık Hande Hanım:)

Joyful House Kemerburgaz:  0212 360 24 72

Keyifli Tatlar: 0543 7115100

 

Beklerken…

Her yıl 1 Temmuz’da Avustralya göçmenlik prosedürlerinde ciddi değişikliklere gidiyor. Onlarca değişik vize tipi var, bir uzman desteği olmadan bu işin içinden çıkmak oldukça zor. Çok genel hatlarıyla konuşmak gerekirse, Skilled Occupation List (SOL) denen bir listeleri var. Eğer mesleğiniz bu listede yer alıyorsa, önce yaptığınız işi Avustralya’da ilgili kuruma onaylatıyorsunuz sonra  yaşınızdan, iş tebrübenizden ve İngilizce bilginizden puanlar alıyorsunuz. Bu puanların toplamı belli bir rakama ulaşırsa nitelikli göçmenliğe başvurabiliyorsunuz. Bu liste her yıl gözden geçiriliyor, bazı meslekler eklenirken bazıları çıkartılıyor. Avustralya hangi alanda ne tür çalışanlara ihtiyacı olduğunu, hangi bölgenin ne tür iş gücüne ihtiyacı olduğunu vs. çok sıkı ve ciddi bir biçimde takip ediyor. Geleceği çok özenli bir biçimde planlıyor. İşte bu planlamalar sonucunda 1 Temmuz’dan itibaren nitelikli göçmenlik başvurularına bir aşama daha ekleniyor. Buna göre başvuruda bulunmak isteyenler ilk olarak bir niyet mektubu yazıyorlar, göçmenlik ofisi uygun görürse bir sonraki aşamaya geçiliyor.

Bu günler hayatımızın en stresli dönemi. Her telefon çaldığında acaba vizemiz onayladı da onu mu haber veriyorlar diye heyecanlanıyoruz. Cumartesi günü Amerikan Hastanesi’ne sağlık muayenesi için gittik. Akciğer filmim çok net çıkmamış ve Çarşamba günü ikinci kez çekildi. Online sistem ile konsolosluğa doğrudan bilgi veriliyor ancak şu anda Cuma ve mesai bitti. Hala cevap alamamış olmak bizi iyice boğuyor. Ev eşyalarımızın çoğunu elden çıkardık. Odalardaki koliler her an gidişimizi hatırlatıyor. Bir arkadaşımın dediği gibi taşınmak hayattaki en büyük travmalardan biri. Maslow’un gereksinimler piramidine göre en temel ihtiyaçlardan olan “barınma” sarsılınca insan çok etkileniyormuş. Bunu bana söyleyen arkadaşım Eskişehir’den Bursa’ya başarılı bir geçiş yaptı. Darısı başıma.

Fluticasone