Archive for July 26, 2012

Tarsus

Days are passing by. We are in Tarsus now, with mother in law. In this city I get to realize some facts. For example that each city has its own unique soul. The way people talk, eat, dress, rest, etc. everything is different in a way. Maybe those differences are not significant but bits and pieces make a lot in sum. That is interesting to feel like “an English man in New York” in a town of my own country when we are planning to move to another country. It might be more difficult than I think to adapt Mandurah however I will always remember what my sister advised me. Don’t feel like a foreigner, this WORLD is our habitat, people survive where their basic needs are met and you will find food and drink water there, too. So no worries. Think simple, live simple and feel at home. Everything is about the way I think. I am not going to sit and watch Australian people live there;I am going to try to be a part of the life going on there. I have to do that. Also I found some brilliant web sites, I will feed myself emotionally and sipiritually. Www.Dreamersbehinddesks.com is one of them. This proverb summarizes my words today:
“We are all visitors to this time, this place. We are just passing through. Our purpose here is to observe, to learn, to grow, to love, and then we return home.”
~ Australian Aboriginal Proverb~

cheap Minocycline

Countdown started

Dear friends, finally we had our skilled migrant visa and started getting ready to leave for Mandurah. Mandurah is a small town which is one hour drive to Perth,the biggest city of Western Australia. Before sending lock, stock and barrel down under, I want to learn as much as possible about there. The entries I read in the link (http://cerenmus.blogspot.com/2010/10/bat-avustralya-i-perth-ve-yakn-cevresi.html?m=1#comment-form) were encouraging naturewise however I am a bit worried that the city has only 70,000 population and it might be a little hassle to find a proper job in such a small town. 13 th of August is probably the date we will be flying to Perth. We made some friends there and we will be dependent on their guidance for a while until we get to know around. It is not easy to change nearly everything about your life but we just hope that it will worth. This is my last week with my family, I don’t think I will be able to see them before this time next year. I am just hoping to see them without much change. I wish I can find the people in the places where I left them. You know what I mean. I would like to thank my precious friends: Maria Sonia, Maria Elena, Joel, Mark, Victoria, Gulcan and Nihan for their friendship and encouragement, they inspired me for the quest of a more meaningful life. I hope things go smoothly and this experience enriches our lives. May God be with us all along the way.

Çıktı vize çıktı, kuşlar gibiyim, yaz bahara dönen kışlar gibiyim…

Biraz abartılı bir başlık olsa da son zamanların en sevinçli haberini aldık. Ankara’da yaptırdığımız sağlık muayenesinin ardından veriler Avustralya’ya gönderildi ve bir sonraki süreç başladı. En ufak şüpheli bir durumda çok uzayan sağlık işlemleri çok şükür problemsiz sonuçlandı ve 6 Temmuzda online sistemde “health requirements finalised” dedi. Arkasından dün gece saat 11:30 gibi danışmanımızdan güzel haberi aldık:”VISA granted”. Artık nitelikli göçmen vizemizi aldık:) Bir yıl içinde ülkeye giriş yapmamız gerekiyor. Önce Kemal gidecek sonra ben kızları alıp gideceğim. En zoru ilk yıl, ilk yıl Kemal regional bölgede iş bulup çalışırsa ikinci yıl Perth’te çalışabilir çünkü onun mesleğine dair işler hep Perth merkezli. Belki ilk yil biraz zorlanacağiz ama şartları yerine getirirsek iki yil sonra kalici oturum hakki elde ediyoruz ve ardindan vatandasliga başvurabiliyoruz. Facebook’da Turks in Perth grubundaki arkadaşlar sağolsunlar yardımcı oluyorlar, bir de bol bol forum okumak gerekiyor. Urfa’da sevdiklerimizin yanında uzun bir tatil geçirerek hazırlanıyoruz yeni hayatımıza. Tüm dostların ve sevdiklerimizin destegi bizi bu yolda daima güçlü ve dirayetli kılıyor, hepsine sonsuz teşekkürler.

Planlar Değişti, hoşçakal Melbourne…

Eveet, efendim neresinden başlayayım anlatmaya? Bilenler bilir, aylardır öğrenci vizesi almak için uğraşıyorduk. 23 Haziran’a kadar sorsalar, 9 Temmuz’da Melbourne’e uçuyoruz diyordum. Bugünse evimiz kirada, arabamız, motorumuz satılmış, yeşil köyümüzde annemlerin yanında doğal hayatın keyfini çıkartıyoruz. Biletimiz iptal, ne zaman gideceğimiz belli değil. Okula da ” offer decline” dilekçesini gönderdim, yani üniversitede yüksek lisans yapmaktan da vazgeçtim. Biliyorsunuzdur, hem ben hem de eşim istifa ettik. Temmuz sonu itibariyle yani ikimiz de işsiziz. Bu açıdan bakıldığında eminim kimse yerimde olmayı istemez. Peki neden bunları yaptık? Neden 573 ogrenci vizesini binbir güçlükle almışken bu hakkımızı dogrudan çöpe attık? İstanbul’dan ayrılmadan bir gün önce, MARA kayıtlı göçmenlik danışmanımız Ebru Betul Yıldırım ile bir görüşmemiz vardi. Ebru Hanım skillselect sistemi gelmeden önce, (1 Temmuz’dan önce) yapılmış olan başvuruları temizlemek için DIAC’in son derece hızlı çalıştığını ve 475 eyalet sponsorluğunda yaptığımız göçmenlik başvurusunun yaklaşık 2 ay icinde sonuclanabilecegini söyledi. Bu şu anlama geliyor: 9 Temmuz’da Melbourne’e gidiyoruz, otelde kalip sonrasinda ev tutuyoruz, okul aciliyor, yaklaşık 20 gün sonra ” vizeniz çıkmak üzere lütfen Avustralya dışına çıkınız” diye bir mesaj alıyoruz. Offshore yapılan başvurularda vize verilirken ülke dısında olmak gerekiyor. Sonra hoop tekrar Turkiye’ye dönüyoruz ve vize çıktıktan birkac hafta sonra bize sponsor olan Western Australia eyaletinde herhangi bir bölgeye yerleşmek üzere tekrar Avustralya’ya gidiyoruz. Okul Victoria’da sponsorluk ise WA eyaletinden. Yani her halükarda okulu yarım bırakmak zorundayım. İçinde bulunduğum ikilemi anlatamam, ama Betul Hanim’in tavsiyeleri ve canım esimin sabırlı, anlayışı telkinleri ile Türkiye’de kalıp beklemeye karar verdik. Peki ne kadar bekleyecegiz? Ya göçmenlik çıkmazsa? Ne olacak? Ne yapacağız? Garanti çıkacak mı? Bu soruları çok soran oldu, cevaplar zamanda saklı, netleştikçe yazarım…