Archive for September 2, 2012

Ev Tutma

Avustralya’da emlakçılar çok “ballı”. Evler ilana çıkıyor, bekliyorsun, ofisi arayıp veya e-mail ile habelesip o evin “görüş günü” nü öğreniyorsun. Belirttikleri gün ve saatte sen ve senin gibi bazen onlarca kişi evi geziyor. Emlakçının tek yaptıgı anahtarla kapıyı acmak ve isteyenlere 4-5 sayfalık başvuru formunu vermek. Türkiye’deki gibi “su evi görmek istiyorum” dediğinde önüne düşüp evi göstermiyor yani emlakçı. Grand tuvalet, jipli, filmlerdeki gibi son derece havalı tiplerdi gordugum emlakçılar. 3-4 gün boyunca görüşe acik olan evlere baktık. Evlerin yuzde doksanının önünde ve arkasında bahçe var, genelde sadece cimen belki bir iki meyve ağacı oluyor. Evlerin yine yuzde doksanı tek katlı ve bahce haric ortalama 300-400 metre kare. Ancak beni en cok şaşırtan şey son derece plansiz olmaları. Özellikle bazi eski evlerde kapı dogrudan oturma odasına açılıyor, bazi evlerde kapinin saginda oturma odasi solunda yatak odasi ilerleyince mutfak ve yemek yemek icin ayrilmis bir alan görebiliyorsun. Evler sanki sahibinin aklına geldikçe eklenmiş odalardan oluşuyor. Bir de belki bu plan yüzünden cogu evin icini cok karanlık, kasvetli buldum. Kendime dağınık derdim, gezdiğim evlerden sonra benimkinin nur nimet olduğunu da anladım. İnsanlar o kadar saçma aletleri yıgmışlar ki yasamaya yer kalmamış evde. Üstelik bu evleri tutmak icin eski ev sahiplerinden ve isyerinden 2’ser referans, ve bir sürü baska belge gerekiyor. Ev sahibi inceliyor, en iyi kiracıyı seciyor. Bizimse gerekli olanlardan neredeyse hiç bir belgemiz yok. 4 gün boyunca yaklaşık 15 ev gezdik. Hiç biri pek icimize sinmedi ama ortada kalmak istemediğimizden başvuru formu alıp artık biz de evlere talip olalım dedik. Bir eve talip olduk, formu geç vermisiz, baskasına kiralanmis. Biraz umitsiz ve yorgun, gunun sonuna doğru bir evi daha görmeye gittik. Halls Head Parade denilen bir yerde okyanus kenarında, “şirin mi şirin” bir ev:) gezdiğimiz evlere oranla küçük, 2 yatak odası bir Amerikan mutfakli oturma odası var ve tabi cok aydınlık:) çok temel eşyalara döşenmiş: tv, kanepe, ocak, mikro dalga, buzdolabı, derin dondurucu, yıkama ve kurutma makinası, cocuklar icin ranza ve çift kişilik bir yatak. Evin en hoşuma giden yeri arka bahçesi. Geniş büyük bir arka bahçesi var, kilit tas ile döşenmiş, patio dediklerinden. Üstü kapalı, çiçeklere çevrili ve en güzeli kendi sebzelerini yetistirebilecegin bir “veggie patch” var. Direk bostan ekeceğim:) Evi cok beğendik, formu aldık doldurduk, üzerine bir bardak çay döküldü. Ertesi gün Remax ofisine gittik, evi cok beğendiğimizi ama referans, maaş belgesi vs. olmadıgını açıkladık. Emlakçı ev sahibi ile görüştü,olur aldı ve anahtarları bize verdi. Bu kadar kolay olacağını hiç düşünmemiştim, icime bir kurt dustu. Acaba bir üç kağıda mı geldik diye. Hemen eve gidip tekrar baktık, civara baktık, sorduk, bir sorun yok! Allah’a şükür isimiz rastgitti. Üstümden büyük bir yük kalktı. 10 Eylül’de taşınıyoruz. Bugun şimdi oturduğumuz evin sahibi eşiyle birlikte kahvaltıya geldi bize. Muhteşem gözlemeler yaptım, kendime bile inanamadım:) Hamurunu bile kendim actım yani. Nuray’lari da çağırdım, hepbirlikte keyifli güzel bir sabah geçirdik. Ev sahipleri gidince de Nuray bizi balığa çağırdı. Karsilikli davetlestik yani bugun.
Her şey kulağa hoş geliyor olabilir ama Dudu’nun yardımlarını arıyorum bazen. Burada temilikci tutmak gibi bir adet yok, çünkü öyle gündelikci yok. Ya profesyonel temizlik sirketi cagiracaksin ya da kendin temizleyeceksin. Banu bu evi tutmaya geldiginde ev sahibi camları siliyormus. Kadin buranın en büyük üniversitesinde Prof. ve yönetici. Yani herkes kendi isini kendi yapiyor. Bunu bana Sydney’deki Banu da söylemişti. Şimdi de görüyorum. Neyse evi bana teslim ettigi gibi pırıl pırıl bırakmak istiyorum ve zaten öyle de gerekiyor. Sonra geçeceğimiz eve genel bir temizlik gerekiyor. Bunlar bana pratik olmayı öğretiyor, makina yok, cok bulaşık çıkarmamaya çalışıyorum. Kızları bana yardim etmeleri icin kandırıyorum falan filan. Eee her seyin bir bedeli var, Dudu ile geçen 3 yılın ardından hosgeldin temizlik, yemek, bulaşık, çamaşır, ütü! Hadi dinleneyim cocuklar uyumusken, şimdi lak lak yapacak zaman yok:) Ha bir de araba aldık ama onu da başka zaman yazarım. Resimleri de Facebook’a koymaya çalışacağım yarın. Herkese sevgileeer, iyi geceler:)