Archive for September 25, 2014

Kalp

Dunyanın neresine gideseniz gidin, insan çeşitliliği sınırsız. Tüm kültürel etiketlere ve sınıflandırmalara rağmen her birimiz ayrı birer cevher/ bas belası / melek veya manyagin tekiyiz. Söyle anlatayım, Zar Adam kitabı insanların icinde yaşayan ve var olmasına izin vermek zorunda olduğumuz çoklu kişiliklere dikkatimi çekmişti. Burada bir bebeğin emekleyerek dunyayı keşfetmesi gibi biz de emekleyerek insanları tanıyoruz. Tanıdığımız her kişi katmer katmer açılıp bize her muhatap olduğumuzda farklı bir yüzünü gösteriyor. Türkiye kalıplarının geçersiz olduğu tehlikeli sularda oldugumuzu biliyorsunuz. Yani Türkiye’de herkesin suratı yeri süpürdüğü icin azıcık tebessüm eden bir kişiyi bas tacı yapar aman ne sempatik deriz. Burada her kose basından bir kahkaha yükseliyor. Afedersiniz bir bok varmış gibi hep gülüyorlar!!! Ben kendimi cok neşeli bir insan sanardim, bunların yanında heykel gibi kalıyorum. Mesela diyelim öğretmenler odasında iki kişi karşılaşıyor, hani söyle ne tarafa gitsen karşıdaki da o yone gider ya, ha iste boyle bir seye yüksek sesle bayağı bir gülüyorlar. Sanki espriye hasretler gibi en basit, ufak bir şakaya gul ha gul! Herkes bu kadar güler yüzlü olunca kim sahte kim içten anlaman zorlaşıyor. Görünüşte oldukça samimi ama bir o kadar da mesafeliler. Süpermarkette, bankada, herhangi bir sırada araya en az 3 adım koyuyorlar. Bu kişisel alan dedikleri çember bayağı geniş anlayacağınız. (Tayyip’in yaptıgı gibi otekilestirerek konuşmak hoşuma gitmiyor ama nedense başka türlüsünü de henüz yazamiyorum, kusura bakmayın) Yabancılar boyle iken Türkler arasında da garip tipler var. Son derece unpredictable( tahmin edilemez) , dost desen degil, düşman desen degil. Bir gun cok iyi ;bir gun duvar gibi! Vallahi Türkiye’de arkadas bolluğu icinde falsolulari elemis, kendimize aynı dili konuştuğumuz, aynı seye güldüğümüz bir grup arkadas edinmiştik. Burda bütün süreç yeniden başlıyor. Herkesin dediğine gore de Perth Turkish Community acısından maalesef insana cok seçenek sunmuyormus. Neyse, yine de biz halimizden memnunuz. Birbirimizi sevdiğimiz arada sırada aradığımız, sorduğumuz, soğuk havadaki bir grup kirpi gibi ideal mesafeyi bulduğumuz bir grup dostumuz var.
Bu kadar şeyi neden anlattım? Insanoğlu sürprizlerle dolu ve kalbinde ne var anlamak bilmek zor! En iyisi fazla beklentiye girmemek, üzüntülerin kaynağı beklentiler. He he – yok yok, bitti gitti, yormayan dostluklar lazım adama…

Life is too short for fake butter, cheese and people!