Archive for October 31, 2014

Perth’un garip bir hali var. Ne olursa olsun, sakin. Su anda basımdan geçenleri başka bir sehirde yaşasaydım kimbilir ne kadar yaygara koparirdim. Burda sanki “her sey olacağına varır, sakin ol” diye bir yasa var. Sakin olamıyorum ama ne bileyim anlatamıyorum, o kadar da büyük olay olmuyor su ya da bu. Her sey smooth! Puruzsuz oluyor veya olmuyor. Haftaya konuyu açıklığa kavuşturacağım!
Bu aksam Mehmet hocalarda saz keyfi yaptık. Gecen sene bu zamanlarki halim geldi aklıma. Yine Mehmet hocalarda, ama buradaki hayata daha misafir, daha tedirgin, daha acemi. Bu sene ise sanki filizden fidana doner gibi biraz daha dik, güvenli ve tanıdık topraklara hafiften kök salmış, daha rahat. Allah kimsenin kökünü koparmasın. Umarım herkes icin her sey boyle yıl yıl daha iyiye gider.

Uyuyan güzellerim benim

Bu aralar yine biraz stresliyim, kizlarimla konuşurken bedenim orda ama aklım ve ruhum başka yerde gibi. Monoton, ruhsuz bir ses tonu ile üstlerini değiştiriyorum, dişlerini fircalamalarina yardım ediyorum, banyolarını yaptırıp saclarını filan kurutuyorum. Tek amacım o ısı bir an once bitirmek! Bazen bunun farkına varıyorum ve gözümün önündeki perdeyi aralıyorum, kızlarımın gözünün icine bakıyorum, söylediklerini gercek anlamda dinliyorum ve bunu neden daha sık yapmadığımı soruyorum kendime. Bu hafta her gun okul çıkışı bir sey vardı ve nihayet cuma gunu gelince her tarafı silip supurmek icin biraz zaman bulduk. Kızlar da o arada yok şunu yap yok bunu yap, cekil, gel-git komutları alıp durdular. Onları yatırdım, bir duş alıp kendime geldim, onlarsiz hayat ne kadar bos ve anlamsız geliyor. Gidip uyandırasim var, onları koklayip en önemlisi canı gönülden dinleyip ve onlarla o anda var olasım var.

Yoga

Bugun okul çıkışı Yoga kursuna başladım, cok iyi geldi. Bitişiğinde de Caperio’mu nedir, onun kursu vardı. Avustralya haklının bu kadar cok kursa, zimbirtiya meraklı olmasına bayılıyorum. Her an her alanda kurs bulabiliyorsun, hem ogrenci hem de öğretmen acısından cok iyi. Usenmeyip her seye dahil oluyorlar. Elimde olmadan bizim halkımızla kıyaslıyorum. Gunu kurtarmaktan, sag salim, kavgaya strese bulaşmadan eve ulaşmanın öncelik olduğu istanbul gibi bir sehirde maalesef kişisel gelişim cok sonradan gelen bir meşgale. Park sorunu, trafik vb. saymıyorum bile. O kadar zor olmamalı insanca yasam. Bizi bu hale getirenlere yazıklar olsun…

7 yas notları

Ipek uzun zamandır uğraştığı cartwheel’i yapabiliyor, yani ellerini yere koyup ayakları havada takla atıyor, amuda kalkıyor, köprü yapıyor. Ayrıca pofuduk oyuncaklara yatağının kenarında yuva yapıp gece onlarla uyumaya bayılıyor. Artık kendi basına uyuyabiliyor ve Defne’ye kitaplar okuyor. Negatif seyler bakımından ise çikolata kaçırıp odasında gizlice yiyordu, hayır i bir cevap olarak kabul etmiyor ve kendi bildigini okuyor ve maalesef zor durumda kalmamak icin yalan söylemekten pek de çekinmiyor. Bunların hepsi 7 Yasin tipik özellikleri sanırım. Bir de odasında yalnız kalmak istiyor zaman zaman. Zombie lerden korkmaya başladı, Defne gidip odasının ışığını acıyor ipek gitmeden once:) Aklıma geldikçe yazacağım daha:)

Su borusu

Su anda Show radyo’da kendilerine gelen asfalt parasından yakınan vatandaşları dinliyorum, basımıza gelen bir olayı aktarayim.

Bahçemizi sulamak icin dışarıda bir vanamız var. Biz Türkiye’ye gittik (1 aylığına). Döndüğümüze dışarıda bulunan vanamiza bağlı su borusu patlamisti. Ne kadar süredir su akıyordu bilmiyoruz ama bahçe ve garaj göl olmuştu.
Durumu emlakçıya ilettik, su idaresine başvurup durumu bildirin dediler. Su idaresine bir e-mail attık. Turkiyeye gittiğimiz tarihten itibaren su faturamızı sildiler. Borcu zaten ödemiştik, ileriye yönelik faturalarımızdan düştüler. Her vatandaşın boyle bir hakkı varmış.
Ilginç olan sadece beyanımıza bakıp faturayı silmeleri.

Sadece paylaşmak istedim…
Iyi geceler

Ozet

Farkindaysaniz artık başlık bulmakta zorlanıyorum. Aklımdaki iki satırı yazıya dökmek birincil amacım, edebi olması aslında pek de umrumda degil. Hislerim, yaşananlar ve kızlarımın büyüme süreçleri ile ilgili notlar benim icin cok önemli. Umarım onlar da büyüdüklerinde bu satırları okumaktan zevk alırlar.
Bugun de sehire gittik, city playground pass çerçevesinde aktivitelere katıldık, müzeye gittik. Bir Cafe’de oturup gelen gideni izlerken hayatımda yaptıgım rekor seviyesindeki bu uzun atlama icin kendimi tebrik ettim. Burada yaşadığım icin cok sansliyim! Gözle görülmeyen o kadar ufak seyler aslında oyle büyük fark yaratıyor ki, toplum bir anda şekilleniyor; en modern, en medeni, duyarlı, demokratik, insan merkezli bir çizgiye dogru evriliyor. Bu sehir cok guzel ve burada yaşadığım icin ( her ne kadar ailemi özlesem de ) cok cok sansliyim.

Bugun kızlara uyumadan once dua etmenin öneminden bahsettim, ihlas’i benden sonra tekrar ettirdim ve dileklerimizi dillendirdik. Ipek yarı yolda “Allah’ım bizi sevdiklerimizden ayırma” dediğimiz yerde ağlamaya başladı. Endonezya’ya giden yakın arkadaşı Yagmur’u cok özlediğini söyledi. “Bizi iyi insanlarla karşılaştır” bölümünde ise hayatımıza Yagmur gibi nice guzel arkadas girsin diye dua ettik. Defne ise cok film bir kız! Hiç anlatamam, her mimigi her hareketi cok farklı. Dua ettikten sonra cok konuşmaya başladı bir türlü uyumayacaktı. Duadan sonra hemen uyumalısın dedim. Neden diye sorunca peri tozu gibi bir Nur’un yüzüne geldigini ve konuşursa dokulecegini uydurdum. Yüzünde bir maske varmış gibi ihtiyatla hareket ederek yastığa koydu basını. 10 saniye icinde uykuya daldı. Keske bir yolu olsa da bazı anları her detayiyla hafızaya kaziyabilsek ve hiç unutmasak. Ne zaman bir nefese, biraz güneşe ihtiyac duysak o ana geri donebilsek… Canım kızlarım benim, iyi ki varsınız…

Perth teki keşiflerim devam ediyor. Bugun dalı ile (Yunanistan’dan) gelmis adacayi gördüm Kakulas Brothers’da. Ayrıca çemen tozu da varmış. Bir de kus burnu reçeli. Bu dükkan zaten aşmış durumda, icinde ne ararsan var.
Simdi Omid Djalili’nin Hopeful isimli kitabını bitirmeye çalışacağım. Benim cok hoşuma gitti, tavsiye ederim.
Hepinize iyi geceler…

Bugun

Defne’min yanaklarinin kokusu, İpek’ imin ‘Anne sen yorulma diye…’ ile baslayan cumleleri, Kemal’in ‘cay ister misin’ diye soran sesi, sofradaki iştahımız, yuzumuzdeki her tebessüm, balıklarımız, kuşlarımız, bahçede açan çiçeklerimiz, yeni filizlenen acı biber tohumumuz, dostlarımızda attığımız kahkahalar, tarsusi, bebek kokusu, cay, benimle eve gelen bir tabak baklava, az once kızlarımın uyuduğu yatağa girince onların sıcaklığı, Facebook’ta ailemin mutlu, sağlıklı resimleri… Binlerce şükür, milyonlarca kez teşekkürler Allah’ım, hayat, dünya…
7 Ekim ’14

Iletisim

Avustralya`daki gocmenlere bir haberim var. Internet paketimizi IiNET`ten TPG`ye aktardik ve yaklasik aylik 89 dolara Turkiye`deki tum ev ve cep telefonlari ile ucretsiz ve limitsiz telefon gorusmesi yapabiliyoruz. Baslangicta yok hat dusmez, yok ses kotu gelir veya sadece belli saatler arasi gorusebiliriz diye dusunmustum ama test ettik, denedik, sasirtici olcude sorunsuz calisiyor her sey. Aradiklarim sesimi duyunca sasiriyor sonra biraz da supheleniyorlar yurt disindan ariyor, bana yazmaz degil mi diye:)) Neyse onlara yazmiyor. Sinirsiz internet de var ama televizyon kanallari yok, ilgilenen olursa ayrintilar icin TPG`ye bir baksin derim.

Kabus

Ögrenciyken rüyamda hep servisi kaçırıp okula gec kaldığımı gorurdum. Nasıl bir panik, nasıl bir korku anlatamam. Sanki Oxford’da mezuniyet törenimi kaçırıyorum!!! Dandik lise iste, gitsem de gitmesem de kimsenin umrunda olmayacak. Simdi ise bu kabus yerini, Türkiye’ye gideceğim uçağı kaçırdığım rüyalara bıraktı. Meğer saati yanlış görmüşüm ve uçağım kalkmak uzereymis. Nasıl çırpınıyorum, nasıl koşturuyorum… Güne boyle bir rüyanın arkasından başlamak hiç iç açıcı degil, ama bir kaç saate eski halime donerim herhalde:)

Bu arada uçak biletlerimizi Atlas yurt dışı eğitim, danışmanlık’tan Murat Baskoylu’den alıyoruz. Cok ilgili, cok iyi birisi. En uygun fiyatları veriyor, ancak ist-perth-ist alıyoruz çünkü oyle olunca fiyat daha iyi oluyor. Dolayısıyla her yıl Tr.’ye dönmek zorunda kalıyoruz ama bu cok hoşuma giden bir zorunluluk:))

Keşifler

Gecen gun beni hayret icinde bırakan bir sey keşfettim. State library of WA e-resources!
Kütüphane üyeleri binlerce e-book, yüzlerce film ve bütün güncel Avustralya magazinlerine ücretsiz ulasabiliyor. Ister bilimsel konularda makaleler arayın, ister kişisel gelişim isterseniz roman vs. son derece geniş bir arşivleri var. Ayrıca cocuklar icin online hikaye kitapları da var. Ama asıl bomba, universal courses denen bir program. Kütüphane üzerinden yasam boyu öğrenme programlarına katılıp, sınavlara girip, ödevler yazıp sertifikalar alıyorsunuz. Feng sui’den otizm’e yüzlerce kurs bedava! Sadece
zaman ve emek vermek gerekiyor. Hemen cocuklar icin hikaye yazma kursuna yazıldım. 12 dersten olusan bir program. Bakalım ise yarayip en büyük hayalimi gerçekleştirmeme yardımcı olacak mı?

Keske suc olmasa ve kütüphane şifremi hepinizle paylaşsam. Boyle faydalı seylerin ve bilgiye erişimin her yerde, bütün insanlara kolaylıkla sunulması dileklerimle, iyi geceler…