Archive for December 28, 2014

Bizim kızlar

Neymis efendim, blog yazayım da kizlarim buyuduklerinde guzel anilarimizi okuyabilsinlermis! Artik burama kadar geldi, guzel muzel degil, bazi gunler berbat otesi geciyor ve buraya yazarak rahatlamayi umuyorum. Cocuklar okul tatiline girdiler, artik butun gun evde birlikteyiz. Christmas tatili ile Kemal de bize katildi, adam yarin ise gitmeyi iple cekiyor. Bugun kuzeye yolumuz dustu, bilmedigimiz gormedigimiz yerleri gorelim diye neseyle arabaya bindik. Yolda okumasi icin Ipek`e kitap Defne`ye de aktivite kitabi aldim. Yolculugun 12. kilometresinde bunlar birbirleri ile konusamaya basladilar. Aktivite kitabi uzerinde Ipek hak iddia ediyor, Defne`nin bazi sayfalari yapmasini istemiyordu. Defne de bu aralar iyice saldirgan, vahsi, gecimsiz bir yaratiga dondu, her firsatta gucunu test etmek icin kavgaya girisiyor, ciglik cigliga bagiriyor.

Kemal ile birlikte cocuklar arasindaki kavgalara, surtusmelere karismama karari aldik,  biz karisinca cocuklar bu sefer bizi yanlarina cekip hakli gorunebilmek icin daha da siddetli tartismaya basliyorlar. Giderken Defne Ipek`e dil cikariyor, Ipek de yapma diyor ama Defne inatla devam ediyor, Ipek`in sinirlerini bozuyordu. Ipek biraz daha buyuk oldugu icin cok bagirmadan bu sacmaliga son verdi, Defne`yi gormezden geldi, baska bir seyler ile ilgilendi ve Defne bu davranistan kendiliginden vazgecti. Bu arada ben arkami her donup konusmamda Kemal de basini yoldan ceviriyor, o da beni son derece rahatsiz ediyor, odumu kopartiyor, iyice sinirleniyorum. Neyse yolda giderken kendimizi tuttuk, kavgalari duymazdan geldik, ne olur bizi karistirmayin, biz buna dahil olmak istemiyoruz dedik.

Perth`un kuzeyinde Yanchep plajina ve sonra da Two Rocks denilen bolgeye gittik. Yanchep Lagoon plaja paralel uzanan bir dizi kayalik ile gayet korunakli bir yer haline gelmis. Denizin icinde bir sira halinde gozle de gorulebilen kayaliklar hem dalgalari kiriyor hem de kopek baliklarini sahilden uzak tutuyor. Hem de cankurtaran var, bayraklar asilmis, burda insanlar keyifle denize giriyor. Bu aralar Kemal`in hakli UVA endisesi (takintisi) yuzunden biz denize girmedik cunku vardigimizda saat 12 idi. Manzaraya bakip Cafe`de birseyler ictik. Ordan ciktiktan sonra kuzeye devam ettik. Two Rocks denilen bolgeye geldik. Bir zamanlar orada turizm patlamasi beklendiginden Japon bir is adami tarafindan dev bir su parki kurulmus.Patlama matlama olmamis, park hic is yapmayinca kapatilmis. Uzerinden yillar gecinde bu terk edilmis park tam Filmlerdeki gizemli kayip sehirler gibi olmus. Dev heykeller, sarmasik, agac ve taa uzaklardan getirilen egzotik bitkilerin icinde kaybolmus. Etrafi citlerle cevrili bu parka giris yasak tabelalari konulmus ama eski demir teller yirtilmis ve kapi acik, insanlar giriyor. Kemal`i ve cocuklari ikna etmek cok zor oldu – cunku kurallara uymaya cok alismislar- ama sonunda pesime takilip girdiler iceri. Biraz urkutucu olsa da heybetli heykellerle resimler cektirdik, patikalari takip edip gezip dolastik. Yuruken, gezerken, anne yavas yuru, yoruldum susadim, beni bekle ve sikayetler esliginde yine de arabadakine nazaran guzel zaman gecirdik. Ordan plaja gittik, muhtesem bir mavilik, beyaz incecik kumlar ama tabela`da her turlu uyari vardi: yilan var, akinti var, cankurtaran yok, kumda batik seyler olabilir, vs vs. yani pek yuzmeye elverisli bir plaj degil! Neyse zaten yuzme gibi bir niyetimiz yoktu, orada da birkac resim cektirip arabaya bindik.

Biner binmez Ipek basladi. Bu aralar sinir bozmak icin yeni bir yontem bulmus. Ayni kelimeyi defalarca tekrar ediyor. Gecen gun window deyip duruyor, her window dediginde Defne ciglik atiyor. Aslina bakarsan komik cunku sanki igne batmis gibi Defne her defasinda tepki verince Ipek cok egleniyor, buna cok guluyor. Arabada Ipek sacma bir kelime uydurmus yine, bunlar basladi bagrismalara. Dur diyor Defne yapma diyor, Ipek suratinda bir siritma, guluyor ve devam ediyor. Her seferinde Defne daha cok bagiriyor, artik insanin kulaklarini tirmalayan igrenc otesi bir ciglik cikariyor. Kemal ile ben dislerimizi sIKIyoruz kendimize hakim olabilmek icin. Muzik actik, onlar her bagirdiginda sesi daha da yukseltiyoruz artik son ses Vanessa Mea kemal caliyor ve arkada cocuklar bagiriyor, ne gectigimiz yollarin guzelliginden bir sey anladik ne gezimizin keyfini aldik.

Ipek ile adam gibi konusalim dedik. Okulda biri sana boyle yapsa ne yaparsin, kendini nasil hissedersin, vs. ? Yine siritiyor, her seye bir cevabi var. Ogretmene soylerim, vs. Soyledigimiz hic bir sey vermek istedigimiz hic bir mesaj yerine ulasmiyor.

Yuregimiz sisti!!! Artik bizim de sabrimiz tasti, actim agzimi yumdum gozumu. Eve gidince iyice bir doveyim seni bana baska yol birakmadin, dedim. Soylemem gereken ne varsa soyledim, bir daha bir yere goturmeyecegiz sizi, burnumuzdan getirdiniz, vs. baskalarinin cocuklari soyle soyle\ biz cocukken boyle boyle / bizim annemiz boyle yapsaydik soyle yapardi… Aksama da sizi gezmeye goturmeyecegiz zaten vs aklimiza ne gelirse soyledim Kemal de bana katildi. Sonunda oyle berbat, oyle tatsiz bir hava oldu ki herkes kendini berbat hissetmeye basladi.

Eve geldik, ozur dilemeler, sarilmalar, kibarlasmalar. Bizim hala suratimiz asik. Cocuklar sut dokmus kedi gibi. Aradan biraz zaman gecti. Gobeklitepe belgeseli izledik, dinlendik, sinirimiz yatisti. Bahceye ciktik, dunku buyuk lahmacun davetinden kalan sandaleyeleri toplamaya basladik. Cocuklar da trampoline gidebilir miyiz diye sordular, evet dedim. Kemal ile icecelerimizi aldik, serinde oturduk konustuk, zar zor uzerimizden attik o arabadaki ruh halini. 2 saat gec kalsak da davetli oldugumuz eve gidelim dedik. Cocuklar duyunca cok sevindiler, hazirlandilar ve Mehmet abilere gittik. Yolda yine arabada once gulme oynama arkasindan yapmaaaaaaa diye nagmeli nagmeli bagrismalar basladi.

Aksamdan beri dusunup duruyorum, neden insan oglu iyilikten anlamiyor? Azarlamak, asagilamak, rencide etmek, rezil etmek, korkutmak neden daha cabuk ve etkili yontemler olarak cikiyor karsimiza? Cocuklar kan kokusu alan kopek baligi gibi, mutlu oldugun anlari sezip ne kadar gelebilirlerse o kadar geliyorlar uzerine. Sonunda parlayinca geri cekiliyorlar. Boylesi bir durumda yapabilecegim sey ya bizim oralarin deyimi ile “aznavur it“ gibi olup surekli onlari korkutmak. – Bunu yapmak benim icin cok yipratici- ya da yine bizim oralarin peygamberi Hz. Eyup`un sabrindan ornek alip usenmeden , yorulmadan ayni soruya binlerce kez “hayir“ diyebilecek kadar genis olmak.
Ipek ile Defne, 28 Aralik 2014 tarihinde bok gibiydiniz! Umarim 2015`te adam olursunuz!!! Birbirinizi sinir etmeden eglenmenin yolunu bulursunuz, benim hayir deigim seyleri babaya sormaya gitmezsiniz (or vice versa), ayni gun icinde yaklasik 30 tane sey talep etmezsiniz (x-box, 2. dondurma, uzaktan kumadali araba,cocuk filmi,  Mc Donalds, kekin pastanin 3. porsiyonu, 3. sakiz, hayvanat bahcesi ziyareti,  cok katli bir ev (apartmanda yasamak istiyorlar), computer time, Ipad time, kedi, playdate, trampolin, ranza, oyun odasi, mobilyalarin yerini degistirmek, havuzlu bir ev)  bir yere gidecegimiz zaman kendim secemiyorum deyip bana kiyafet sectirmezsiniz (cunku sonrasinda yine begenmediginizden 6 kere degistiriyoruz kiyafetinizi),  uyku zamaninizin geldiginiz kendiniz hissedersiniz, kendi basiniza “cis-dis-yatak“ yaparsiniz. Umarim 2015`te odanizi toplatmak deveye hendek atlatmak olmaz, bir aktiviteyi bitimeden otekini dokup sacmazsiniz, fotograf cekildikten hemen sonra gulumsemeniz aninda silip yerini asik bir surat almaz, aciktiginiz ve susadiginiz zaman ilk is bana gelmek yerine buzdolabini acmayi veya disari cikarken yaniniza su sisesi almayi akil edersiniz, gunes kremi surmeyi hep hatirlarsiniz.

Yazarken butun sinirim gecti…

Ben adam olmam!!!

Sizi cok seviyorum, umarim 2015`te sizi daha cok operim, koklarim, size daha cok sarilirim.

 

Bana bugun trampolinde ogrettiginiz numara icin tesekkurler:)

Canim kizlarim…