Archive for July 29, 2015

Uçakta şarjım bitti, yazdıklarım oyle kut diye kesildi. Gümrük kağıdında her şeyi belirttim: Bal, tarhana corbasi, Ebru malzemeleri, fıstık, çekirdek, kurutulmuş Patlıcan, biber, reçel, lokum, firik bulguru, turk kahvesi, cay, lokum vs. Tabi ki herkesi kapıya buyur ederken beni ellerinde mavi eldiven olan ablaların (karantina) olduğu tarafa gönderdiler. Abla bavulları açmadan bana soru sordu, bunlar yemek icin mı? Yetistirmek icin mı,  diye. Hepsi yemeklik, dedim. Uçaktan peynirli sandviç filan var mı? -Yok! Et ve süt ürünleri var mı? sebze, meyve tropikal değişik bir cins meyve var mı? – Yok. Tamam o zaman gec, dediler:) hic bir şeyi açmadan gectik. Bunları yazıyorum çünkü biz korkumuzdan ilk girişte hic bir sey getirmemiştik, baklavanın bile yasak olduğunu düşünmüştük. Yok oyle bir sey. Gelecek olanlar et sut hariç ambalajli gıda ürünleri getirebilirler ama kendinizi güvenceye almak icin bunları mutlaka bildirin, Üzerinizde yakalamasınlar. 

Havalar soğuk, is güç hic bitmiyor. Ettiğimiz rahatın acısı çıkıyor. Geldik, 5 gun sonra ancak uykumuz düzene girdi. Isler yogun, her zamanki gibi. Boyle durumlarda aklıma gelen bir soz var : “En dibe batmadan suyun yüzüne sicrayamazsin!”. Bakalım en dip nerede? 

Iyi geceler hepinize