Archive for July 28, 2016

7 Eylulde yine fitik ameliyati oluyorum. 3 Eylulde annem geliyor. Internetten onun adina vize basvurusunda bulunduk. Okullar acildi, ilk 3 hafta veli ogretmen gorusmeleri var. Okulda da onemli bir resim sergisinin acilisi var, butun yil hazirlandik, bayagi is var. Gecen sali gunu veli egitimi gecesiydi, yine top bende kaldi! Nasil oluyor bilmiyorum ama okulun butun isini benim omzuma yikiyorlar! Hani derler ya iyi bir hizmetkar bir sure sonra gorunmez olur aynen oyle. Zumre baskani her seyi bana soruyor, her dokumani ben hazirliyorum butun velilere gonderiyoruz. Onun okuyacagi dokumani bile ben hazirlayip eline veriyorum. Neyse velilere executive function konulu bir sunum yapmak zorunda kaldim, yine oldu bittiye getirdiler cunku , onlar 10 ar dakika ben bu dandik ingilizcem ile 45 dakika konustum. allahtan herkes cok sevdi memnun kaldi. Bu arada arka bahce citlerini degistirmemiz gerekiyor, bu isi yapanlari cagirdik fiyat aldik yarin basliyoruz. Ortak cit oldugu icin yarisini komsu odeyecek. Diger komsu katilmak istemedi, biz yine de yaptiracagiz cunku yamali gorunmesini istemiyoruz citin. Nanelerim maydanoz ve dereotum var umarim uzerine basip cignemezler adamlar citi yaparken. Bugun Ipek`in okulunda assembly vardi ona gittik, sonra da open morning vardi, sabah benim ilk ders muzik oldugu icin izin almam kolay oluyor, ben de Ipekin okuluna gittim. Coding ogreniyorlar Ipek en cok onu seviyor. Bu gunelrde EPIC diye bir app buldum, kizlar durmadan kitap okuyorlar ordan. en guzeli elinde tutabilecegin bir kitap tabi ama bazen istedikleri kitaplari bulamiyorum onlar da ordan okuyorlar. Misafir odamizdaki koltuklari pek sevmiyorldum, onlari gumtree den aldigimdan 50 dolar daha fazlaya sattim:) Simdi oda cami gibi bombos yanki yapiyor, annem gelmeden ve ameliyat olmadan bir koltuk seti almam lazim. Bu arada pazar gunu kucuk grup ebru kursum var. Cumartesi ceviriler icin Hulya Kayhan ablamizi gormemiz gerekiyor. Vatandaslik basvurumuz yaklasti, adli sicil kaydi aldik onun icin falan filan. PAzar gunu kurstan sonra da Yesim bizi yemege cagirdi. Cuma gecesi ve cumartesi gunu okulun resim sergisi acilisi nedeyile okula gidecgim bu hafta ne uzun geldi Allahim!!!

Bu yazinin Avusturalya ile alakasi yok. Kizlarim buyudukerinde okurlar diye yaziyorum.

Canim kizlarim benim, sekerlerim, meleklerim… Simdi sizi uyuttum, yillar sonraki halinize bir mektup yaziyorum.
Ipek sen bugun bir odev yapiyordun, ogretmenin sormus, Avusturalya`ya gelme nedeniniz nedir, anlatin diye. Sen ilk olarak Turkiye`de cok grafiti var insanlar cok kufur ediyorlar (There is a lot of graffiti and swearing in Turkey) diye yazmak istedin. Once sana kizdim, hic oyle yazilir mi diye. Sonra da buraya neden geldigimizi sana duzgun anlatamadigim icin kendime kizdim. Buraya sizin guvenli, temiz, huzurlu bir yerde iyi egitim alip Ingilizceyi iyi ogrenmeniz icin geldik. Korkarim ki buyuyup bu satirlari okurken bayagi zorluk cekeceksin cunku Ingilizcen iyilesti ama Turkcen elden gidiyor. Neyse sizinle bir gun iyi, bir gun kotuyuz. En cok catisma I-pad time dan cikiyor. Sizin icin istedigimiz sey ekran karsisindan cok disarida zaman gecirmeniz. bisiklete binip evin onunde gezmeniz kapinin onunde yaratici oyunlar oynamaniz. Komsu kizlari ile araniz iyi. Bazi gunler saatlerce oynuyorsunuz ama bazi gunler kucugu biraz bossy oldugu icin seni kusturuyor. Ipek sen lider olmayi cok seviyorsun, insanlarin senin dediklerini yapmalarini cok istiyorsun, attention of focus olmayi da her zaman istiyorsun ama bil ki liderlik aslinda insanlara zorla bir seyi yaptirmaktan cok onlarla uzlasmakla olur. Umarim buyudugunde uzlasmanin (to negotiate) ne oldugunu daha iyi anlarsin ve orta yolu bulmayi yenilmek olarak degil bir basari ve ilerleme olarak gorursun. Bugun Lego club`a geldigimde Ava bana seni sikayet etti. Ava`dan ozur dilemeni istedigimde hayir dedin. Lutfen kizim, ozur dilemekten korkanlardan olma. /yanlis yaptiysan, hata yaptiysan bununla yuzlesmekten kacma, utanma. Sadece cesur insanlar ozur dileyebilirler. Bu konuyu daha fazla konusmak istemedin ve anlatmak istediklerim icimde kaldi. Dirdirci bir anne olmak istemiyorum ama bu dunyadaki tek istegim sizleri iyi bir insan olarak yetistirebilmek. Bu memlekette gelecegimiz nasil olacak, size hangi degerleri ogretebilecegim, hangileri yok olup gidecek hic bilmiyorum. Ama ne olur kizim her zaman konus kendinle. Ciliz da olsa icinde bir ses duyarsan onu da dinle, kendini elestir ve gozden gecir. Always examine your actions. Kitap okumayi cok sevmen icimi cok rahatlatiyor, kitaplari seven insanlardan zarar gelmez. Son olarak bu koca dunyada mutlulugu baskasinda veya bir esyada bulmani degil hep kalbinde tasimani diliyorum, seni cok seviyorum…

 

 

Buraya goc etmek isteyen cocuklu arkadaslar icin, Avustralya okullarinda cokkulturluluge bakis acisi nasil, anlatan bir yazi.

 

http://www.earlychildhoodaustralia.org.au/our-publications/australasian-journal-early-childhood/index-abstracts/ajec-vol-40-no-1-february-2015/diversity-in-teaching-and-learning-practitioners-perspectives-in-a-multicultural-early-childhood-setting-in-australia-full-free-text-available/

 

Asagida da benim graduate diploma programim icin yazmak zorunda oldugum odevden bir bolum

 

TREES IN A FOREST

 

Statistics show that in Australia there are almost 300 different languages spoken including 50 indigenous languages (as cited in Burridge, 2009). According to the 2011 Census data, with a figure of 40.8% of the metropolitan population were born outside Australia, Perth is listed more multicultural than Melbourne and Sydney (Maginn, 2012). However, talking about multiculturalism in Australia is like opening a can of worms. On the surface, we are all proud of being a part of this mosaic which is beautiful and diverse. We seem to celebrate our colorful and cohesive society and consider is as a strength to have so many cultural, religious and linguistic backgrounds. On the other hand, research shows that Australians had only `practical tolerance` to the value of multiculturalism for Australia. It is also a long-standing dilemma for educators to immerse a young child into Australian culture while encouraging them to keep their cultural and linguistic background (As cited in Buchori and Dobinson, 2015).

Let`s look at the key issues faced by students from diverse or different cultures. One of the most important challenges for a migrant family is financial. Schoorman shares a real-life example of a teacher student interaction (2011). This 3-year old child who was from a Guatemalan Maya immigrant family refused to take her doll to the doctors in the pretend play because they did not have Medicaid. This made the teacher look at the situation from a different perspective and later they agreed to prepare a home remedy for the doll. Educators need to be sensitive to the financial challenges that a family might be going through and must seek ways to make students feel comfortable with what they have as compared to what the majority of students have.

Another cultural difference that teachers need to be aware of is about the way of living. An American study of minorities showed that Latino students have close ties amongst themselves and they are more collectivist and group-oriented. This reflects to the classroom in many ways. For example, those children might prefer to work as a group rather than individuals. Similarly, praising one individual student`s work might make him feel uncomfortable as modesty is an important value in collectivist cultures. They might want to share their pencils, books, hats or even food (Franklin, 2001). When we look at Australian communities, we see similar tendencies. For example, Traditional Chinese society has a collectivist orientation, too. Hence, assertiveness, independence and individualism taught at school may not be compatible with teachings at home, such as conformity, humility and obedience (Australia. Australian Institute of Family Studies, 1995). What a teacher can do at this point is to adopt an open and respectful way of thinking in order to interpret some certain behavior patterns of children from different backgrounds.

Aboriginal and Torres Strait Islander (ATSI) students also face a lot of problems in their education due to lack of proper understanding of their cultural values. For example, if a teacher does not know how to interpret the cultural behaviours of ATSI children, she might demand eye-contact even though it is considered rude in Aboriginal culture. Similarly, the way of learning for them has been observation and experience. Therefore, it is important to know that they are less likely to put their hands up in a question- answer session. Real life questions for an Aboriginal child is “who am I? “ and “ where do I fit in?“ rather than “what do I want to be?“ (Korff, 2016).  Relatedly, the focus for young children is learning about their `country`, the land to which they belonged. Their relationship with their land, how to nurture and seek sustenance from it and how to interpret it constitutes the most important part of their early education life (Australia. Australian Institute of Family Studies, 1995). When we try to restrain all this information under a standard “All About Me!“ unit, we clearly ignore the wisdom and richness of this culture and deceive ourselves.

Korff states that successful programs relate content to real life and work around Aboriginal parents` limitations (2016). He suggests simple but effective methods in order to close the cultural gap and increase the effectiveness of their education. Some of these are: teaching not by the book, setting high expectations for them, being aware of a greater sense of autonomy, including community spirit, remembering that English is not their native language, considering broken homes, offering homework classes, ensuring hesitant parents that your approach is not solely based on western culture but you work to prepare students for walking in two worlds.

Focus Areas 1.4 and 2.4 of the Australian Professional Standards for Teachers specify what teachers should know and be able to do in order to teach Aboriginal and Torres Strait Islander students and to teach all students about Aboriginal and Torres Strait Islander languages, history and culture. There are many resources on AITSL web-site available for educators (Australia. Australian Institute for Teaching and School Leadership, 2016). Also, 8 Way Framework, which is a NSW Department of Education initiative offers educators a pedagogical framework that allows teachers to include Aboriginal perspectives by using Aboriginal learning techniques. The framework warns teachers about the destructive effects of tourist approach to teach Aboriginal content in a tokenistic way. Instead, it encourages teachers to use Aboriginal processes and protocols (Australia. NSW Education Dept, 2012).

Let`s look at those 8 ways to develop Indigenous Cultural Competence. Story telling is the main tradition in Aboriginal culture, so educators must approach learning through narrative. (This reminds me of the Great Stories of Montessori Education.) Use of learning maps allows students to navigate visually through the process of becoming self-directed learners. When instruction is not given verbally (non-verbal) but with self-reflective and hands on method, it enhances learning. This also resonates with Montessori Method`s brief lesson presentations and didactic materials. Symbols and images and metaphors must be used abundantly as Aboriginals have a long history and culture based on these. Whatever taught must be linked with the land and local environment and be place-responsive as Aboriginals have profound ancestral and personal relationships with place. Teachers must use indirect, innovative and interdisciplinary approaches. They must guide students on complementary ways of learning. Another way of learning is deconstruct / reconstruct which is similar to Montessori`s cosmic education and moving from wholes to parts, watching and then doing. Finally it is important to connect learning to local values, needs and knowledge. Community links ensure the learning is applied for community benefit. This final way also has a place in Montessori education with erd-kinder roles. When we look at this framework, we can see that Montessori education has common values and it should not be a big problem for a Montessori teacher to address the diverse needs of ATSI students.

It is suggested by recent studies that embracing knowledge, languages, traditions and practices from students’ homes, communities and heritage make significant difference in learning (Long, Volk, Baines and Tisdale 2013). UNICEF advocated that children shall be given the opportunity to express their views, thoughts and ideas; to actively participate, associate freely and be comfortable within themselves (2013). The Early Years Learning Framework for Australia (EYLF) provides a strong foundation for early childhood educators to shape their practice with its 5 principles. The fourth principle is `Respect for diversity` and it recommends the educators to reflect upon the quantity, quality and genuineness of their interaction with the families of children in order to acknowledge how they can make use of those strengths (DEEWR, 2009). Also, in 2011, Australian government presided a new multiculturalism policy “to ensure that government programs and services are responsive to the needs of Australia’s culturally and linguistically diverse communities“ (DIAC, 2011, p. 5). Such policies have influenced the early childhood education in Australia but still respect for diversity has deep connections to a teacher`s belief system.

Buchori and Dobinson`s findings from this small ethnographic study shed some light on the fact that teachers` conceptions of cultural diversity vary significantly in terms of depth (2015). Additionally, it is widely shaped by family, friends, the media and interaction with people from other cultures. They also noted that perceptions about cultural or ethno-linguistic groups were generalised. Teachers admitted being unaware of their own prejudices and cultural biases and adopted a teaching style designed to meet the expectations of significant others. Teachers also believed that it is their duty to help the children develop the skills, values and attitudes necessary for survival in the dominant culture. The teachers in the research group felt students and families were ignorant of how to integrate into Australian society. I believe this drive for conformity and maintenance of the status quo is the biggest barrier between us and a culturally responsive education. For me, teachers main duty is to make students feel comfortable with who they are. Once they feel confident and welcomed, they will be able to reveal their inner powers to educate themselves to be a good citizen for this country, keeping their own colours.

……

Maybe in Buchori and Dobinson`s description, she would feel her `cultural baggage` was a `safety net` which prevented her from falling into insecurity rather than as a `burden` (2015). My daughter is now in year 4 and I am sorry to say that as a parent I have never felt coming from a different background was a richness or advantage. Most of the time, there is a gap that we are made aware of and already doing our best to jump over but sadly, there is no one to reach out to us.

I might be taking this issue personally and maybe it is a good idea to look at the subject from an educator`s point of view in terms of what needs to be done. One of the 3 components of EYLF is Belonging (Australia. DEEWR.,2009). Teachers should view every student as a new door to a different world and keep in mind their needs to be included, loved and respected. For this, accurate knowledge about the diversity of families in our school community is essential. We must connect and understand individual families, their needs and expectations from us. This can be done via a “meet the teacher“ session prior to a student`s start.  Parents could also be invited to the classroom beforehand to make a lesson observation so that they have a general idea of how things work (It is especially important for Montessori classrooms). An introductory booklet or a hand-out can be prepared for the new parents with Parent Liaison details, behavior control system, healthy eating and school uniform policy, etc. A student survey, an interest inventory or a brief question-answer sheet can be filled regarding the interests, hobbies and strengths of the students. Also a discussion about sleeping habits, religious dietary requirements, level of independence, how behavior problems are handled at home can be useful in order to have a better understanding of the family dynamics. Teachers need to have good communication skills and be approachable: classroom communication books, e-mails or notice boards must be used effectively. Displays and activities (e.g. festivals) must be inclusive and supportive of the diverse cultural backgrounds.

Parent engagement is also vital for multicultural classrooms. According to Dr. Maria Montessori the child is not an isolated individual but is a member of a family, therefore its education is not only the responsibility of the school or the teachers but also the family (2012:145). Parent involvement and participation have different meanings. Parents can be involved in various activities throughout the year such as craft, cooking and art sessions or excursions. However, in order to create partnership, we must be open to parents` priorities and requests. Both sides must genuinely value each other`s knowledge of the child. Teachers must be willing to share the control and power and involve parents in decision making process about the child`s experience. Where it is not possible to fulfil the parents` request, this must be explained respectfully. Therefore, ongoing open and respectful communication and mutual trust are vital for parent- teacher relationship (Stonehouse, 2012).

Family-School Partnerships Framework, prepared by DEEWR (2005) is a really good resource for educators. It explains “Whys“ and “Hows“ of working collaboratively with parents. Case studies at the end of the framework, exemplify the healing effect of partnership projects. The case studies stated in the framework are mostly about connecting with the new migrant parent groups, fixing the poor relationships between the school and community and empowering the parents. For me, what needs to be done is to be proactive in working with families and not wait until a serious communication problem rises. In short, maintaining and sustaining strong relationships with the parents must be the priority of the practices and services in order to prevent snowball effect of weak communication and partnership. As Stonehouse stated, “forming partnerships is not always easy, but always worth the effort.“ (2012).

In conclusion, views about diversity and partnership with parents are two sensitive issues for educators. We know why they are important but often fail to address the issues properly in practice.  Being open minded and reflecting upon ourselves are the keys to overcome this problem. We should be brave enough to challenge our assumptions and let go of our ego. We should embrace principals of Montessori Method, where there is love and respect for every living thing, let alone people from `outside`. We should see the beauty and strength in diversity and collaboration.  Just like Turkish poet, Nazim Hikmet wrote : “To live! Like a tree alone and free.
Like a forest in brotherhood. “, we should plant trees in our forest.

 

Dün İran’li arkadaşlar geldiler. Kemal bize sütlü nuriye tatlisi yapti. Tatil geçip gidiyor. Geçtiğimiz hafta kızlarla hayvanat bahçesine gittik, Vegan olan bir öğrencimden sonra hayvanlara bakış açım daha da değişti. Her ne kadar çok profesyonel düzenlenmiş yerlerde ve diğer hayvanat  bahçelerine oranla iyi koşullarda yaşasalar da hayvanlara acidim. Bir tek bir kanguru ayaklarını havaya dikmiş, güneşin tadını çıkarıyor ve mutlu görünüyordu. Ona acimadim çünkü gerçekten mutlu görünüyordu. Hayvanları izlemek, öyle tembel tembel yattıklarını görmek, zaman kavramına başka bir bakış açisi getirdi gözümde. Urfa’ya gittiğimde de aynı hissi yaşiyorum. Telaşsız, rahat, yavaş akan bir zaman…

Geçen hafta çok yağmur yağdı, çatımız aktı. Evin bir odası garajın içeri alınması ile oluşturulmuş bir oda. Biz de orayı Kemal ve benim işlerimiz için çalışma odası türünde bir oda olması için düzenledik. Sabah uyandığımızda masanın üstü, halı vs. bayağı islaktı. Eşyaları taşıdık, hemen bir çatıcı çağırıp probleme baktırdık. Free quotes dedikleri şey gelip tamir için ne yapacaklarını ve kaç para istediklerini söylemeleri. Birisi gelip çatının bağlantı yerlerini özel kauçuk bir malzeme ile kaplamak için 880 dolar istedi bir diğeri 1800 dolar istedi. Sonra Kemal’in olmuşken tam olsun felsefesi sonucunda çatıyı tamamen yenilemeye karar verdik. Şimdi birileri çatıda . önce çatı tazyikli su ile yosunlar ve kuş pislikleri yıkanıyor, arkasından bağlantı yerleri kaplanıyor. Sonra bütün kiremitler gözden geçiriliyor, çatlaklar değiştiriliyor ve çatı boyanıyor, en son da üzerine bir şey sıkılarak koruma sağlanıyor. Yaklaşık 4 bin dolara mal olacak bu işlemlerden sonra evin değerinin 20 bin dolar filan artacagi soyleniyor! Ben pek inanmıyorum ama biz bu konularda pek şanslı değiliz.

Sans demişken evvel gün suriyeli arkadaşlara gittik. Her gittiğimizde gülmekten karnımız ağriyor. Onlar mobilya tasarım yaptıkları için green waste collection dönemlerinde sürekli arabaya binip sokakları geziyorlar, kesilmiş ağaç kütüklerini topluyorlar. Tabi sokaklarda garip şeylere de rastlıyorlar. Geçen gün kesilmiş ağaçlarla birlikte sokağa atılmış bir kasa dolusu yaklaşık 10-12 şişe şampanya bulmuşlar!! İnternete girmiş, araştırmış, İspanya dan gelmiş son derece kaliteli bir marka. Almiş eve getirmiş, hatta içmiş, bayat filan değil! Gayet güzel! Şampanyaların sırrı! acaba neden atmışlar diye düşünüp duruyoruz şimdi hepimiz:) Geçen gün de yine arabayla dolaşırken, üzerindeki portakallarla birlikte kesilmiş dev bir portakal ağacı görmüşler. 3 kasa portakal toplamışlar dallarından. Gidince bize portakal suyu ikram etti, hikayesini de anlattı. Bedava olunca cok daha tatlı oluyor dedi:) Sonra da Perth’e geldiklerinden beri hiç portakal veya limon almadıklarını hep böyle sokakta bedava rastladıklarını söyledi. Bize böyle şeyler çok denk geliyor dedi:) Allah şanslarını hep böyle açık etsin!

bugün kızları kar kaydıragına götürüyoruz. Arkadaş bize rezervasyon yaptırmış, Perth’e hiç kar yağmadığı için yapay kardan oluşan dev bir sistem kuruyorlar çocuklar için. Orada bizimkilerin en kafa dengi arkadaslar Alkım ve Aran ile buluşuyoruz.

Başka ne havadis var? Çocukları geçen gün yüzme havuzuna götürdüm. Havuz bomboştu. Okula tatilinde herkes bir yerlere kaçmış, Perth boşalmış. Komşunun kızları ile konuşurken biz waterfall (şelalelere) gidip orda yürüyüş yapıyoruz dedi. Kış tatilinde aktiviteleri buymuş, biz hala ilkel zihniyetle aman hava soğudu, kış oldu, eve kapan, sobayı yak diye düşünüyoruz.

Üzücü bir haber, arkadaşım Banu’nun babası vefat etti. Kendisi önümüzdeki ay Türkiye’ye gidecekti. Başsağlığı dilemek için ona giderken kizlara aklımca adet öğretiyorum. Saygılı olun, sessiz olun filan diyorum. Defne sordu Funeral nedir diye. İpek de açikladı, it is a party but a sad one! Defne sordu, is there a DJ?

Banu ile konuştuk, babamın öldüğüne hala inanamiyorum dedi. Başka bir arkadaş da ordaydı, o da kendisi Avustralya’da iken kaybettiği anneannesi ile ilgili hislerini anlattı. Gurbette iken kaybettiğiniz insanlar aslında sizin gözünüzde hiç ölmüyor. Çünkü onları uzaktan sevmeye aslında öylesine alışıyoruz ki, sanki o uzaklıkta hep varlarmış gibi geliyor bize.

Şimdi çikmamız gerekiyor. Sevgili Zeynep, seni çok öpüyorum, mesajın için teşekkürler:)

Sonunda tatile erişebildik. Son haftanın stresi ile boynum öyle bir tutulmuş ki iki gündür küçük Emrah gibi boynum bükük herşeye sağdan sağdan bakıyorum. Bugün sağlık sigortamı araştırdım, remedial masaj limitim varmış, hemen onu kullanayım bari dedim.Çinli bir teyze 1 saat ovaladı boynumu biber omzumu, şimdi kramp hissi geçti gibi ama sanki dayak yemişim gibi sızlıyor sırtım!!! Dün taaa Mandurah’tan tanıdığımız ilk İranlı arkadaşların evine davetliydik. Meryem ve Siyavaş 4 yıl önce bize 190 numaralı vize aklını veren arkadaşlar idi. Onlar da aynı yollardan, zorluklardan geçtiler. Siyavaş bir inşaat firmasında işe girmiş, bu arada aynı firmaya kendi evlerini yaptırmışlar. Şehire 30km uzakta ama harika bir ev. Meryem üniversiteye yazılmış, okul öncesi ve ilkokul öğretmenliği okuyor 1 senesi kalmış. Bu arada da yedek TA (öğretmen yardımcılığı) yapıyor. Son 4 aydır sürekli arıyorlar neredeyse her gün işe gidiyorum diyordu. Dün gece bir de Meryem’in abisi ve onun eşi ve çocuğu ile taniştik. 5 ay önce Business vizesi ile Perth’e gelmişler, şimdi part time bir işte çalişiyprlar ve Tafe’te İngilizce kursuna gidiyorlar. 9 yaşındaki oğulları Fremantle’da intensive english programı olan bir okula gidiyor. 5 ay içindegayet güzel İngilizce konuşmaya başlamış.  

Dün akşam davetten eve dönerken içim umutla doldu, 4 yıl önce uğraşıp McDonald’s da işe girip sevinsin mi üzülsün mü bilemeyen arkadaş şimdi kendi mesleğini yaptığı bir işe girmiş ( inşaat müh.) evini yaptırmış, güzel döşemiş, işerini yoluna koymuş, mutlu son çizgisinde hayatına devam ediyor, Allah düzenlerini bozmasın, daha da iyi şeyler nasip etsin. Buraya gelenlerin hikayesi hep böyle olsun!

Yarın bir paten merkezinde İpek’in doğum gününü kutlayacağız ama hediyeler ve sürprizler 1 haftadır sürüyor. İpek memnun etmesi zor bir çocuk, büyüdüğünde onun için yaptıklarımızı hatırlar mı bilmiyorum ama böylesi hediyeli partili doğum günlerine daha kaç yıl devam edebileceğimiz şüpheli. Babası ona 3 tekerlekli değişik paten ile scooter arası bir şey aldı, parti bag’ler hazırlandı, pasta alındı, yarın da sınıf arkadaşları ile kutlama yapacak. Bir de bana Türk arkadaşları eve çağır bir parti de evde yap diyor. Şu anda tek düşündüğüm boynumun ağrısını nasil dindireceğim. Parti yapabilir miyim bilmiyorum. 

Siz hiç dinliyor musunuz, NTV radyo Masal Bu Ya programını? Tiryakisi oldum, bayılıyorum !

Uyumadan önce dinlediğim masalları kizlarima anlatıyorum , bana da çok iyi geliyor. Hem de Türkçe anlatım dinliyorlar. Henuz duymadıysanız tavsiye ederim. 

İyi geceler, tatlı rüyalar:)