Archive for October 28, 2016

Annem geldi, cocuklarima hic disiplin vermedigimi soyledi. Ne kiziyorsunuz ne bagiriyorsunuz ne cezalandiriyorsunuz! Tamam canim olur, bak bunu boyle yapma diyorsunuz ama sonra cocuklar yine bildigini yapiyor, diyor. Egitim bilimleri acisindan bakarsak annem tam bir davranis bilimcisi yolunu izliyor. Pavlov`un kopegi gibi odul ve ceza ile davranisi sekillendirme dusuncesinde. Ben ise Montessori`nin yolunda gidip cocugun dogustan getirdigi yetkinliklerine guvenip onlara gelisimlerinde kostek degil destek olma dusuncesindeyim. Kemal ise hem anneme hem bana karsi, neyin dogru oldugu konusunda ise pek emin degil. Dogru yapmiyorsunuz, diyor;ne yapilmasi gerekir bilmiyorum, diyor.

Sonucta cocuklari bok ettik gitti sanirim. Ipek ne zaman okuldan gelse Roblocks denilen bir oyuna takmis, bilgisayarin basina oturuyor. Defne youtube`da oyuncak konusturmaca videolari izliyor. Ipek her seferinde bana soz veriyor, anne soz 1000 puan Mathletics yapip sonra Roblocks oynayacagim diyor, ama 200 puandan sonra birakip yine bilgisayar oyununa daliyor. Kemal alistirmasi desen her gece gozyaslari ile yaptiriyoruz. Viyak Viyak gicir gicir cikan seslere zaten tahammul etmek zor bir de bunun icin ona defalarca hatirlatmada, uyarida bulunmak ve en sonunda da onu zorlamamiz gerekiyor.

Artik canima tak etti. Biraz annemin gozumu acmasiyla biraz da havada yuzer gibi kontrolsuz biraktigimiz icin Ipeki her seferinde beni hayal kirikligina ugratmasindan iyice bunaldim.  Bu gece okul diskosu varmis efendim. Okuldan geldim, annem bahcede cicek suluyor. Defne okul kiyafetini bile soymamis. Ipekin odasinin yeri kiyafetlerle kapli, bilgisayarda Roblocks oynuyor. Hemen anne Cadilar bayrami temali okul diskosuna gidiyor muyuz ne olur ne olur yalvarmaya basladilar.

Gayet serinkanli, hayir, dedim. Artik onlarin davranislarini cok daha yakindan takip edip neleri hak edip etmediklerine oyle karar verecegimi anlattim. Onlari okul diskosuna goturmemi hak edecekleri herhangi olumlu bir sey olmadigini anlattim. Ne kadar verirsen o kadar alirsin ama sen hep almayi istiyorsun, vs vs. anlattim. Simdi kisacasi cocuklari ne kadar ekmek o kadar kofte yaklasimi ile buyutmeye karar verdim. Bakalim sonumuz ne olacak.

 

Annem bir alem! Butun arkadaslarim annem burda diye bulusmalar ayarliyor o hic birine katilmak istemiyor. Kafasini dinlemekten, kimseye bagli olmadan gezmekten cok hoslaniyor. En son burada 29 Ekim sebebiyle buyuk bir Turk Toplumu piknigi duzenleniyor, ona gel diyorum. Hayir, bensiz gidin, ben gidince Urfaya yeterince Turk gorecegim diyor:)  Dun Papa Rich`te ona Laksa Corbasi icirdim. O kadar aciydi ki gozlerinden yas geldi. 

Bir Urfali olarak aciya dayanikliliktan sinifta kaldi. Okul son derece stresli! Bir de karneler yazilacak bu donem, sormayin gitsin! Uzerine bizim cocuklarin simarik davranislari da eklenince heyyt yeter artik diye bagirasim geldi ama bir virus bulasmis biz bir aydir butun aile oksurukten kiriliyoruz.

Kemal`cigim Turk Kahvesi yapmis, bahcede icecegiz simdi kaciyorum:)

Cilgin annemi, simarik kizlarimi, muhalefet kocami ve isleri hib bitmeyenokulumu seviyorum!

 

 

Bu sitenin en güzel yanı hiç görmediğin insanlardan bu kadar tanıdık, içten ve sanki tanıyormuşçasına sıcak mesajlar almak:) Değiştirmeden paylaşiyorum, teşekkürler Bruce.

Merhabalar, 
Uzun zamandır bloğunuzu takip ediyorum çok güzel anılar paylaşmışsınız. Yıllardır Australia’ya gelmek istiyorum. Şartlar ancak uygun oldu bu yıl sonu gelmeyi umuyorum. Bu süreçte yazdığınız ve paylaşığınız herşey gerçekten çok güzel rehber oldu. 
Bloğunuzu bana gösteren annem olmuştu. Annem de bir öğretmen, coğrafya öğretmeni. Sanırım bu yüzden bloğunuzda öğretmen olduğunuzu da öğrenince sizi daha da sevdi. 
Aslında ben de bilgisayar öğretmeniyim, ama tabi yeni mezun sayılırım. Bugüne kadar daha çok teknik işlerde, donanım servislerinde, yazılım, grafik ve web tasarım işlerinde çalıştığım için öğretmenim ben diyecek kadar tecrübeli hissetmiyorum henüz. Annemden etkilenip eğitim fakültesine gittim. babamdan etkilenip tasarım reklam işlerinde çalıştım. Ama kendi asıl ilgi alanım bilgisayar ve teknoloji olunca bu konuda uzmanlaştım galiba. 🙂
Bu arada geçmiş olsun demek istiyorum. Biliyorum biraz zaman geçti üzerinden belki, ama uzun zamandır aklımdaydı. Eşiniz, kızlarınız ve işiniz ile ilgili yazdığınız herşeyi merakla, severek okuduk. Ameliyat olacağınızda bahsettiğinizde ise artık sizi bizzat tanıyormuşçasına üzüldük. Umarım çok daha iyi olmuşsunuztur. Tekrar tekrar geçmiş olsun. 
Dediğim gibi yıllardır Australia’ya gelme orada yaşama hayalim vardı ama hiç orada yaşayan biri bana rehber olmamıştı. Her yazınızda orayı daha çok tanıyorum daha çok seviyorum. Sadece Australia’yı değil orada öğretmenlik fikrini de sevdirdi anlattıklarınız. Öğrencilerinizin yaptıklarından çok iyi, çok sevilen bir öğretmen olduğunuzu anlayabiliyor insan.
Unutmadan bahsedeyim, sizden esinlenip biz de bir blog oluşturduk henüz yeni elbette ama belki ileride bizim gibi Australia’yı sevip bu konuda araştırma yapanlara biz de sizin gibi yardımcı olabiliriz. Fırsat buldukça yazmaya çalışıyoruz. Bu süreçte yaşadıklarımızı anlatacağız. Bir yazıda ailemi ve kendimi de kısaca tanıttım. Merak ederseniz sitenin adresi “peaceinaustralia.com”. Umarım zamanla sizin gibi zevkle takip edilebilir bir hale gelir. 
Neyse çok uzattım sanırım. Tanışmak, teşekkür etmek ve geçmiş olsun dileğimizi iletmek istedim. Bizim sizi zaten tanıyormuş gibi hissettiğimiz düşünülürse, kendimizi size tanıtmak istedim de diyebiliriz sanırım. 🙂 Arkadaşlık isteği atıyorum, neden eklediğimi kim olduğumu bilmenizin daha iyi olacağını düşünüp öncesinde yazmak istedim. Fırsat olur ve isterseniz geldiğim zaman siz ve ailenizle bizzat tanışmak da isterim. 
Güzel günler diliyorum.

Catisma

Margaret River gezimizi bugun sonlandirdik. Zeytinyagi, cikolata, peynir ciftlikleri, magaralar, wineries derken zaman gecip gidiverdi. Burada hepsini anlatmaya Urfa deyimi ile Hulkum yok.

Birisini iyi tanimak istiyorsan ya onunla tatile cik ya da onun evine misafir ol, derlermis. Annem de bu gezide bizi iyice tanima firsati buldu. Sonuc tahmin edersiniz, kultur, jenerasyon ve yasam tarzi catismasi. Bugun Perth`e gelirken arabada biraz iki arada derede kaldim. Benim dusuncem cocuklarin kendilerini guclu hissetmelerine olanak tanimak, onlara cesaret ve guc asilamak. Annem ise cocuklar bilmez, buyuklerinizi dinlemelisiniz ci. Ayrica benim sectigim kelimeler son derece olumlu, incitmeyen. Annemin en ufak bir filtresi yok, aklina ne gelirse oyle konusuyor. Cocuklara sonradan acikliyor, ben sizi cok sevdigim ve size deger verdigim icin boyle konusuyorum yoksa ne halleri varsa gorsunler derim, vs. Cocuklar annemi anliyorlar neyse ki. Once aglayip, kavga edip sonra daha da baglanmis olarak yollarina devam ediyorlar. Annemin soyledigi, cocuklar sizi hesaba almiyor, dinlemiyor. Bizim zamanimiza sizlerin odunuz patlardi, gozunuz yuzumuzde olurdu, diyor. Ipek de beni baskalari ile karsilastirma diyor. Olaya disiplin skalasindan bakarsak, annem en sert, Kemal en yumusak ve ben tabi ki–:) en ortadayim! Dolayisiyla her ikisine de hak vermedigim cok an oldu. Neyse ki buyuk bir olay cikmadan geziyi atlattik. Haftaya okul aciliyor 2 ay boyunca cok yogun bir calisma rutinine girecegiz. Ne cocuklarin ne de bizim catisma yasamaya halimiz kalmaz diye dusunuyorum. Annem diyor ki gercekten cok merak ediyorum, acaba siz mi dogru yapiyorsunuz yoksa biz mi? Senin cocuklarin gelecekte nasil bireyler olacaklarini gercekten cok ama cok merak ediyorum, hayretle izliyorum. Kizlarinin en ufak bir nasihata tahammulleri yok, diyor. Isin kotusu ben de bilmiyorum! En kotusu de anne ile babanin farkli tellerden calmasi! Umarim cocuk yetistirmeye olan bu yaklasimimiz bizi ileride mahcup etmez.