Archive for November 25, 2016

https://goo.gl/images/3Ozkm9https://goo.gl/images/3Ozkm9

Bu akşam Suzan ile İbrahim, Suriyeli arkadaşlar geldiler bize mangal başinda akşam yemeği yedik. Konuşmalardan annemin morali bozuldu, ibrahim Türkiye’de şu anda olanlar Suriye’de savaş öncesi olanlarla aynıydi falan filan diye anlattı. Türkiye’nin geleceği de bizimki gibi olacak filan dedi. Annem öyle sabirsiz ki ona tercüme yapmak çok zor. Zaten sonra internete gidip odasına çekildi. Uzun zamandır görüşmüyorduk bu arkadaşlarla hemen daldik sohbete. Bildiğiniz gibi kesilip sokağa atılan ağaçlardan mobilya tasarımı yapıyorlar. Son 3 aydir hiç satış yapamadık, moralimiz bozuk dediler. Avustralya’da özel yapım mobilyaya para veren kimse olup olmadığını tartıştık. Öyle bir kitle var ama biz onlara nasil ulaşacağımızı bir türlü bulamadığımızdan hiç bir başarı sağlayamadik dediler. Yine de 3 yıldır hayatta kalmayı başardık çok mutluyuz dediler. Suzan geçen gün  AppleCross’ta sokağa atılmış bir thermomix bulmuş. 2500 dolar değerinde olan çok muhteşem bir mutfak aleti. Burada güzel yaşamak için çok para kazanmana gerek yok, evini bile sokaktan bulduklarınla çok güzel döşeyebilirsin yeter ki zevk , stil sahibi ol diyor. Suzan, sefil hissedeceğim bir işte çalişmak, para için sevmediğim bir şey yapmak istemiyorum diyor. İbrahim ise önümüzdeki seneden itibaren Heritage alanında ne iş varsa her yere gidip her işe başvurmayı, kontaklar oluşturmayı planladığını söyledi. Annem diyor ilk başta bunların durumuna üzüldüm ama şimdi iş için bu kadar seçici olduğunu duyunca artık içim acımamaya başladı diyor. Annemle bu durum üzerine biraz konuştuk, acaba kimin yaptığı doğru vs vs düşündük. Sonunda asla bir tek doğru veya haklı veya mantıklı bir şey olmadığı kanaatine vardık. Annem, bu yaştan sonra düşüncelerimde böyle bir esneklik, değişiklik olacağını hiç düşünmemiştim dedi. Nasrettin hoca misali evet sen de haklısın, belki de öyle yapmak gerekli bu hayatta, hayat sevmediğin bir işi yapmak için çok kısa diye düşünmeye başladı. 

Neyse, yarın okul var, şimdi sevdiğim yazma işini birakip uyumam lazım diye düşünüyorum ve baş ucumdaki takvime gözüm ilişiyor.  Şöyle diyor: love the life you live, live the life you love. 

Turkıye’de olan bitenler beni artık öylesine rahatsız ediyor ki beynim kendini korumak için olanları yok sayıyor. Çocuk istismari, küçük gelinler, tecavüzcüler… Tam bir rezalet. Burada bir havuz yapacaklar, bir spor salonuna isim verecekler hemen evlere mektup geliyor: have Your say! Konu ne olursa olsun sürekli halka danişiliyo; halka, senin görüşlerin bizim için değerlidir fikri ve duygusu aşılanıyor. Bizimkiler ise hep alelacele, aman kimse görmesin duymasın diye gece yarısı operasyonları ile koca bir yanlişi doğru yapmaya uğraşiyorlar. Artık tahammül edemiyorum bunlara, yok diyorum böyle bir yer dünyada, yok böyle kalpsiz, yalana yanlişa batmış hiç bir işe yaramaz siyasetçiler. İpini üstüne attım Türkiye, git ne halin varsa gör…

Sabah radyoda dinledim, bayildim. Basa sarip sarip dinliyorum. Belki siz de seversiniz…

Okulun son haftasi izin almak icin mudur yardimcisi ile konustum. Adam oldukca makul birisi. Tabi, olur, dedi. 3 Aralikta Istanbula ucuyoruz.

Orada bir gece kalip ertesi sabah erkenden Amerika`ya gidiyoruz. Bu Green Kart hakkimizda hayirli mi hayirsiz mi hala anlayamadim. Green Kart hakkimizi kaybetmemek icin 5 yil boyunca her yil Amerika`ya giris yapmak zorundayiz. 5. yilin sonunda da ya temelli kalirsin ya da hakkin yanar diyorlar. biz simdilik hala giris-cikis asamasindayiz. Daha onceden de yazmistim. Bana kalsa halimden cok memnunum, kalirim burada yeni bir maceraya atilmaya ne nutkum ne halim var ne de gerekli goruyorum. Ote yandan Kemal firsatlarini cogaltmak istiyor. Bakalim ne olacak…

Bu sefer Miami – Orlando – Jacksonville taraflarini ziyaret edecegiz. 16 sinda Istanbula geri donecegiz. Kemal direk Perthe biz de Urfa`ya gececegiz.

Biz 15 Agustosta Avustralya vatandasligi icin suremizi doldurup vatandasliga hak kazandik. Sinava girdik,gectik, belgeleri sunduk vs derken sonunda bize 11 Ocakta yemin etmek icin gun vermisler. Oysa ben 26-27 OCaka kadar Turkiye de kalmayi planliyordum. Oralarda hava soguk, kis, kiyamet ama isten, odevlerden, derslerden uzaklasmayi, sacma sapan seylere gulup hayatin dertsiz tasasiz yanini yasamayi oyle cok ozledim ki Amerika`dan cok Urfa`ya gitmeyi iple cekiyorum.

Okul ile ilgili olan seyleri buraya cok yazmak istemiyorum, malum bir ogretmen gozunden yasanan zor seyler duyulursa ogrenci sayisi vs. etkilenebilir. O yuzden agzimi kapali tutmaya calisiyorum ama benim gibi biri icin cok zor.  Belki kagida yazip topraga gomerim, maksat icimde kalmasin:)

Benim kizlar artik guzelce Turkce konusmaya basladilar. Anneannenin 3 aydir burada olmasi cok ise yaradi. Simdi de Gulduy Gulduy programini izliyorlar televizyonda.

Ipek ustun yetenekliler sinavini kazanamadi. 4., 6. 8. siniflarda PEAC denilen bir sinav yapiliyor. Amac ustun yetenekli ogrencileri tespit edip extension programina yollamak. Hani her annenin icinde bir umut vardir ya iste ben de oyle umutlanmistim. Ogretmen her ne kadar oyle pek kolay bir sinav degil,  they get the cream of the milk dediyse de benim kalbimin bir yerinde Ipekin %97 yi geride birakip ilk yuzde uce girecegini dileyen bir umut vardi. Mektup geldi, it is unlikely that your child will attend to this program diyor. Annem ile konuştuk, çok güldü. Bütün anneler böyledir,  Ben de hepinizi üstün zekalı zannetmiştim bir zamanlar hep mal çiktiniz dedi:)  Neyse onumuzdeki maclara bakalim dedim. Kizlarimi bugunlerde cok ihmal ediyorum. Eve gelince 8`den 11`e kadar karne yaziyorum. Anaokulu cocuguna 8 sayfa karne veriyoruz, that is ridiculous. Yavrularim da kendi kendilerine bazen guzelce bazen de birbirlerine dalasa dalasa buyuyup gidiyorlar. Tek umudum tatilde rahatlayip onlara da pozitif enerji verebilmek.

Sonra aklima o soz geliyor:

Instead of wondering when your next vacation is, maybe you should set up a life you don’t need to escape from.’

 

 

 

 

 

Semtler- Okullar

Belki faydali olur diye bir arkadasimin hazirladigi bir tabloyu sizinle paylasmak istedim. 2013 yili verilerine gore okullarin puanlari ve o semtlerdeki ev fiyatlari. Bilgilerin guncel oldugu soylenemez okul puanlari ve ev fiyatlari cok degismis olabilir ama hic olmazsa bir fikir verir.

Ranking School Region Distance to CBD Average House Price
1 Dalkeith Primary School Dalkeith 8km 2,400,000
2 Rosalie Primary School Shenton Park 6km 1,000,000
3 Churchlands Primary School Floreat 8km 1,100,000
4 Kyilla Primary School North Perth 2km 738,750
5 Floreat Park Primary School Floreat
6 Oberthur Primary School Bull Creek 11km 622,500
7 Nedlands Primary School Nedlands 7km 1,535,000
8 Wembley Primary School Wembley 5km 850,000
9 Rossmoyne Primary School Rossmoyne 9km 921,000
10 Swanbourne Primary School Swanbourne 11km 1,375,000
11 City Beach Primary School City Beach 11km 1,700,000
12 Ardross Primary School Ardross 8km 827,500
13 Kapihara Primary School City Beach 11km 1,700,000
14 North Cottesloe Primary School Cottlesloe 12km 1,711,500
15 Woodlands Primary School Woodlands 8km 872,500
16 Subiaco Primary School Subiaco 4km 1,175,000
17 Applecross Primary School Applecross 8km 1,250,000
18 West Leederville Primary School Leederville 5km 747,000
19 Bull Creek Primary School Bull Creek 11km 622,500
20 West Leeming Primary School Leeming 14km 608,000
21 Poynter Primary School Duncraig 16km 620,000

Dün okulda olan bir olay yüzünden o kadar canim sıkıldı ki bayağı bir ağladım. Stresli bir durumda elimin ayağımın birbirine dolanmasından, söyleyeceğim kelimeleri unutmamdan, yanliş şeyler söylemekten, kendimi utandirmaktan bıktım. Gecemi gündüzüme katıp sürekli çalişmaktan, velilere sürekli mailler göndererek gereğinden fazla onları çocuklarının eğitime müdahil etmekten, en iyisini yapmak için deli divane olup kendi ailemi ihmal etmekten, kendime aşiri sorumluluk yükleyip okulu kurtaracak kişi olma rolüne bürünmekten gözlerim kör olmuş. Kemal ile okul çikişi buluştuk, neredeyse 3 saat konuştuk.Bugün biraz daha iyi hissediyorum , sanirim :((