Archive for January 8, 2019

Feyza Hepcilingirler’den Amerika Izlenimleri

Feyza Hocamin oglu Amerika’da yasiyor. Hocam genelde yilda bir gelip torunu ile hasret gideriyor. Izlenimlerini de Facebook’tan paylasiyor. Bu yazisini siteme koymak icin iznini aldim, o da verdi sagolsun. Iyi okumalar…

“AMERİKAN TAKLİTÇİLİĞİ HAKKINDA
Türkiye’deki Amerikan hayranlığına en çok kızanlardan, en çok söylenenlerden biriyim. İngilizce öğrenim görenler kendi aralarında “Plaza Türkçesi” diye bir dili çoktan hayata geçirdiler. Halkın arasına İngilizce, en çok televizyon aracılığıyla sokuluyor. Dizilerdeki birtakım tipler “okey”leri, “bay bay”ları çoktan yerleştirdi. Şimdi bir de ekranlarda birbirilerine “sister” diyen kadınlar, “bro” diye seslenen erkekler türedi. “See you”lar, “good night”lar sıradanlaşma yolunda. Hayranlık, İngilizce özentisiyle sınırlı değil. Görünüşte ABD’ye kızılıyor gerçekte ise kendisini okumuş sayan bir kesim, her alanda Amerika’yı taklit etmeye çalışıyor.

İki buçuk aydır yaşadığım bu küçük Amerikan kasabasında birdenbire nasıl moda olduğuna şaştığım tek boynuzlu atı (unicorn) Türkiye’den gelen fotoğraflarda görünce bu kez izlenimlerimi ve gözlemlerimi Facebook’tan aktarmaya karar verdim. Daha önce bu konuda kocaman bir kitap yazmıştım (Atascadero’nun Sincapları) ama malum, Facebook’a gösterilen ilginin onda biri bile kitaplara gösterilmiyor. Bu kez izlenimlerimi öneriler biçiminde sıralayacağım. Madem taklit ediyoruz, bunları da taklit edelim.

(Ben zaman zaman genellemeye kalkmış olsam da bütün izlenimlerimin Kaliforniya’nın San Luis Obispo adlı kasabasıyla sınırlı olduğu unutulmasın lütfen.)

– Yönetimin her hatası özgürce eleştiriliyor, hele Trumph’ın kimi sözleri ve davranışlarıyla rahatça dalga geçiliyor. Ne kimse hakkında soruşturma açılıyor ne şikâyetçi olunuyor.
– Basın üzerinde hiçbir denetim, sansür söz konusu değil. İktidar partisini destekleyen yayın organları da, eleştiren yayın organları da aynı konumda. 
– Kaliforniya deprem bölgesi olduğu için bütün binaların ana malzemesi ahşap. Böyle olunca da iki kattan yüksek bina yok denecek kadar az. 
– Hemen her mahallede bir ya da iki park var. Parklar yerel yönetim ya da çeşitli kurumlar tarafından yapılıyor. 
– Çok kişinin köpeği, az kişinin kedisi var ama sokakta ne kediye ne köpeğe rastlanıyor. 
– Küçük bir kasaba olmasından dolayı trafik derdi yok. Şoförü de yayası da kurallara uyuyor. Öncelik daima yayada. Korna sesi hiç duyulmuyor.
– Evlerin bir ön, bir arka bahçesi var, ön bahçelerin çoğunu yoldan ayıran çit benzeri herhangi bir şey bulunmuyor. 
– Bizim çoktan geçmişte bıraktığımız kart gönderme âdeti burada bütün hızıyla sürüyor. Büyük marketlerin bir koridoru yalnızca kartlara ayrılmış. Doğum günleri, bayramlar, evlenme yıldönümleri kartlarla kutlanıyor; çeşitli törenlerin, evliliklerin hatırlatması birkaç ay önceden kartlarla yapılıyor.
– Yılda en az iki kez, Şükran Gününde ve Noel’de birinci dereceden akrabalar bir araya geliyor, birlikte yenilip içiliyor.
– Bizim modernliğin gereği sayıp bitirdiğimiz komşuluk ilişkileri yüz göz olmadan belli bir saygı çerçevesinde sürüyor. “Parti” adı verilen davetlerde yenecek içilecek olanların büyükçe bölümü katılanlar tarafından karşılandığı için ev sahibine yük olunmuyor. 
– Çocuklar çok seviliyor, çocuklu ailelerde yaşam çocuklara göre düzenleniyor. En geç akşam 9’da bütün çocuklar yataklarında oluyor. 
– Kasabada çocuklar için kütüphaneler, parklar, oyun alanları var. Aileler haftada bir-iki kez çocuklarıyla birlikte buralarda zaman geçiriyor.
– İkinci sınıfa giden torunumda gözlediğim kadarıyla yalnızca matematik ve okuma ödevi veriliyor. Öğrenci günlük matematik ödevini ve her gün kaç dakika kitap okuduğunu haftalık çizelgede belirtiyor. Velisi bu bilgiyi imzalayarak onaylıyor. 
– Okulda (devlet okulu) yemek çıkıyor, kahvaltı edilebiliyor ama öğrencilerin çoğu öğle yemeğini evden getiriyor. Okulda kantin yok.
– Torunumun gittiği okulda herkes çocuğunu kendisi getirip götürüyor; servis kullanılmıyor.
– Okulda bütün özel günler, bayramlar için şenlikler, kutlamalar yapılıyor. Aileler okulla sürekli iletişim halinde. 
– İnsanlara, özellikle çocuklara eğlence fırsatları yaratılıyor. Her perşembe kurulan gece pazarında çeşitli etkinlikler yapılıyor 
– Hangi mağazadan ne alışverişi yapıyor olursanız olun hatırınız soruluyor, iyi günler dileniyor; ürün iade işlemleri herhangi bir tepki gösterilmeden ve zamanla sınırlı olmaksızın yapılıyor.
– Kapı önlerine bırakılan posta, kargo paketlerine, günlerce orada kalsa bile, kimse dokunmuyor.
– Göz göze gelen herkes birbirine gülümsüyor, selam veriyor. Her karşılaşmada birbirilerine giysi, kemer, toka, küpe, yüzük, saç baş, herhangi bir şeyi üzerinden iltifatlar ediliyor.
– Bütün bunlara kendi dilinde yaşamanın mutluluğunu da eklemeliyim. Amerikalı okuduğunun yazdığının ne anlama geldiğini biliyor”