Archive for April 23, 2019

Paskalya tatili sonrasi

Gectigimiz hafta Paskalya tatili idi. Okul 1 hafta Spring Break’e girdi. Kemal de isten izin aldi ve uzun zamandir aklimizda olan islere girismeye karar verdik.

Ilk projemiz yemek odasinin yerlerini yapmakti. Yerler eski bir parkeydi. Profesyonel bir parkeciden fiyat almistik, 700 dolara yaparim demisti. Rakam bize cok gorundu. Youtube videolari da izleyince , ne var canim, biz kendimiz yapariz(!!!) dedik. Home Depot’dan zimpara makinasi kiraladik. Bizim kiraladigimiz, uc tane doner basligi olan oradakilerin icinde kullanimi en kolay olan makinaydi. Boyle makinalar (zimpara, hali yikama, sprey boyama, cim bicme, vs) isterseniz gunluk veya saatlik kiralanabiliyor. Biz bir gunde bitiririz dedik, 1 gunluk kiraladik ($64). Sonra sealer, vernik ve polyurethen gibi birseyler de aldik. Neyin ne ise yaradigini hic bilmiyorum, sadece satici adamin tavsiyelerini dinleyerek ne alacagimiza karar verdik.

Eve gelip ise koyulduk, ilk once kalin kumlu kagitla eski parkeyi temizledik, yavas yavas kumlu kagidin derecesini yukselterek ince ayarla parkeleri temizlemeye calistik. Her taraf odun tozu oldu, kapilari naylonla kapatmistik ama yine de toz her yere uctu. Bayagi yorulduk mukemmel olmasa da biraz daha iyi oldu, sonra cila vernik filan koyduk, iki saatte kurur diyor kutuda ama bu 3 gun oldu hala kurumadi. Acaba birseyleri yanlis mi yaptik diye dusunuyoruz. Bu aksam da kurumamissa, elime bezi alip girecegim, yeri silip kurutacagim baska caresi yok.

Sonra yemek odasi sandalyelerinin yuzunu soktuk. Sungerler erimis bitmis, onlari degistirelim dedik, sandalye yuzlerini makinaya atinca hepsi sokuldu, yirtildi. Sonra gidip onlara yuz yapmak icin kumas aldik. Bu cumartesi misafirim gelecek, onlar gelmeden her seyi bitirmeye calisacagiz. Doseme isi ile Kemal ilgileniyor, bakalim nasil olacak. Bir de bahcedeki basket potasini yeniden boyadi Kemal. Adam guya izin almisti dinlenmek icin, yorgunluktan tatil nasil gecti anlamadi.

Bahce ile ugrastik, bolca yaprak topladik, zehirli ve invasive bir tur olan garlic mustard otlarini sokmeye calistik.

Bir gun New Glarus denilen Isvecli gocmenlerin kurdugu bir sehri ziyarete gittik. Bir gun doga merkezinin yuruyus parkurunda yuruyus yaptik, bir gun de Milwaukee ‘yi gezdik arabayla. Easter gunu Facebook Event bakarken bir etkinlik bulduk, helicopter candy drop, bir de oraya gittik. Bir kilisenin arkasindaki genis yesillik alana bir helikopter geliyor, seker dokuyor, isaret verilince de cocuklar o alana girip Easter cantalarina sekerleri toplayip koyuyorlar. Kizlar bize ev islerinde yardim ettiler bolca da bilgisayar oyunlari oynadilar. Oyle gecti iste bir haftalik tatil.

Ogretmenlerden birisi saymis, 33 is gunu kalmis okulun kapanmasina. Ben de bugun okula geldim iste, calistim. Herkes birbirine tatilde ne yaptin diye soruyor. Ogrenciler resmen birbirleri ile yaris halindeler. Ben Florida’ya gittim, ben Cruise’e gittim, vs. Bir yere gidemeyen ogrenciler mahzun mahzun dinliyor. Biz de ogretmenler olarak ortami yumusatip bir yere gidemeyen ogrencilerin de kendilerini iyi hissetmelerini saglayacak seyler soyluyoruz. Ben de evdeydim , dinlendim, yapmak istedigim seyleri yapmaya firsatim oldu, vs. vs.

Oyle iste, havalar nihayet guzellesti, keyfim yerinde! Siz de mutlu olun…

Spring Break

Hastalik ailemizde herkesi soyle bir yokladi. Gecen hafta 2 gun okula gidemedim. Kemal de neredeyse butun hafta evden calisti. 10 Nisan’da cok fena bir kar yagdi. Sicakliklarin artacagini umut ediyoruz. Bugun okulun son gunu, Spring Break basliyor. 1 hafta tatilden sonra son doneme girecegiz.

Tatil icin herhangi bir planimiz yok. Burada herkes birbirine “Do you have any plans for the break” diye soruyor. Biz evde takilacagiz.

Kedimiz midesini bozmustu, o yuzden 1 haftadir evde yoktu. Bugun geri geliyor. Pazar gunu de halk oyunlari calismalarina yeniden basliyoruz.

Ebru isi ile ilgili adimlar atiyorum. Birkac merkeze yazdim, workshop proposal’da bulunuyorum. Her ay bir kutuphanede bir workshop yapmayi planliyorum. Boyle boyle network’u genisletip daha cok insana ulasmayi hedefliyorum.

Cocuklar yaz okulu icin kuraya girmislerdi. Kura cikmis onlara, 16 Haziran – 19 Temmuz arasi yaz okulunda olacaklar. Insallah o tarihten sonra hemen Turkiye’ye gideriz. Kardesimin bugun nokahi oldu, dugunleri de Agustos’ta olacak. Ailecek onlara katiliriz insallah.

Belki yazmisimdir, artik her seyi unutuyorum. Babam spiral makinesi ile elini kesmisti, cok sukur yarasi iyilesiyor. Parmaklarini da hafiften oynatabiliyor. Fizik tedaviye baslamis.

Bir gun eve gelince kapinin onunde mahalleye hosgeldiniz diye bir paket gordum. Glen Kerry Homeowners Association yani mahalle yonetimi gibi bir sey, bize welcome pack gondermis. Block leader , Kim adli bir bayan bir cok brosur, bulten ve kitapcik getirmis. Birkac formu doldurdum, o formlari almak icin ugradiginda da onu  caya davet ettim. Mahallede bayagi aktivite duzenlendigini ogrendim. Book club yapiliyormus. Kutuphanede book club cantalari var, ayni kitaptan 30 ar tane filan bulunuyor bir cantanin icinde. Insanlar bu cantayi oldugu gibi alip kitap kulubu baslatiyorlar. Her ay birisinin evinde bulusulup okuduklari o kitap uzerine konusuyorlar. Ben de insanlarla tanismak icin iyi bir yontem olacagini dusunup bu gruba katildim. MAyis ortasi gibi bir komsunun evinde bulusacagiz, Seattle’da bir fuarda 1900 lu yillarin basinda acik artirma ile satilan 12 yasinda Cinli bir cocugun gercek hikayesinden esinlenilerek yazilmis bir romani tartisacagiz.

Oyle iste, bakalim gelen gunler neler getirecek…

Sevgiler

Flu

Pazartesi gununden beri bir bas agrisi ve halsizlik musallat oldu bana. Yataktan cikamiyorum. Sanki 10 kisi degenekle evire cevire dovmusler beni… Her gittigim yerin kendine ozel zalim virusleri ile ilk karsilasmamda hep boyle oluyorum. Eklem agrisi en fenasi. Bir saniye bile dinmiyor, kivranip duruyorum. Grip midir, soguk alginligi midir bilmiyorum ama fena bitkinim.

Iki haber:

Ogretmenlik basvurum onaylanmis, artik registered teacher’im burada.

Ikinci haber de ablamlar Hollanda’ya tasiniyor, oturum izinleri gelmis.