Archive for March 25, 2020

Haberler

Cocuklarimizin bagli bulundugu egitim mudurlugu bu COVID19 yuzunden her cocuga (hic bir sart aranmaksizin) bedava oglen yemegi hizmeti veriyor. Isteyenler sisteme giris yapiyor ve belirlenen 2 okuldan birisine gidip cocuklari icin paketlenmis lunch’lardan aliyor. Sanirim arabadan inmeye gerek kalmadan paketi size getiriyorlar.

Trump bir relief odemesinden bahsediyor. 4 kisilik bir aile icin $3000 a kadar cikabilen bir miktar soz konusu. Ailelere cek olarak gonderilecekmis bu miktar diyorlar ama dogru olamayacak kadar iyi geliyor kulaga. Ne kadar gercekci bilemiyorum. Bir de sadece vatandaslara mi yoksa herkese mi odeme yapacak orasini da bilmiyorum.

Avustralya’da evimizi satmak icin emlakciya bir miktar para gonderdik. Adam dun bizi aradi, home open’lar bile yasaklandi, bosuna paranizi harcamayin, evi simdi satiliga cikarmayin dedi. Merak edenler icin, yilda ortalama $10.000 AUD kiracinin verdiginin uzerine koyuyoruz ama evin fiyati 5 sene once aldigimiz noktadan bir kurus yukselmedi.

Burada iletisimde oldugumuz neredeyse her sirketten bir COVID emaili geliyor. Kimisi isleri durduruyoruz, odemelerinizi de donduruyoruz diyorlar. Mesela spor merkezi, cocuklarin etud merkezi, vs.

Benzinin Galonu 1 dolar 29 cente dustu. Bankalar Mortgage oranlarini dusurduler, biz de evimizi refinance edip 4.50 olan oranimizi dusurmeye calisiyoruz. Ancak asiri yogunluktan kimse bizimle ilgilenmiyor, surec cok uzun suruyor.

Bugun itibari ile onemli veya acil bir isi olmayan sokaga cikamayacak. Bazi supermarketler sabahin ilk saatlerinde yaslilara hizmet veriyor. Marketler evlere servis de yapiyorlar ama bazen 3-5 gun beklemek gerekiyor.

Simdilik boyle,

annem simdilik iyi. Cok sukur!

Mektup

Ipek ile 3 gundur konusmuyorum. Okul Virtual Learning’e gectiginde odevlerini yapmasi ile ilgili surekli ona hatirlatmalarda bulundum. Okulun cocuklarin Chromebook’una yukledigi Securly denilen bir uygulama ile internette nasil zaman harcadigini takip ettim ve dile getirdim. Buna cok bozulmus ve 3 gun once aksam oturup bana bir mektup yazmis. Ben de psikolojik olarak en tutarsiz, dokunsalar aglayacak durumdayim. Kafami dagitmak icin Netflix’te 6 ay sonra ilk defa bir film acmis izlemeye baslamisim. Filmin 10. dakikasinda bana bu mektubu verdi ve gitti.

Mektubun kiricilik tonu 10 uzerinden 15’ti. Uc sayfalik mektubun her satiri nefret, ofke, tiksinti ve bir insani daha cok nasil uzebilirim diye uzerinde uzunca bir vakit dusunulup cok basarili bir sekilde harmanlanmis ornekler ve ustaca benzetmeler ile doluydu. Sadece son sayfanin son cumlesinde “Bu mektupta yazdiklarimin hepsi 100% dogru olmayabilir, yazdikca sana olan kizginligim azaldi ama yine de bana hic guvenmedigin ve her adimimi takip ettigin icin sana cok kizginim.” diyordu.

Mektubu okumayi bitirir bitirmez gozlerimden yaslar akmaya basladi. Filmlerde oldugu gibi mideme aniden bir bulanti girdi ve ellerim titremeye basladi. Saat 7:45 olmasina ragmen, ben yatmaya gidiyorum, dedim ve yatak odasina gidip yastigima kapanip aglamaya basladim. O gece uykuya dalincaya kadar oldukca gergin, kimisi sacma, kimisi manyak, kimisi sakin binlerce senaryo oynayip durdu kafamda. Sabah kalkinca ben bu kizla nasil konusayim, ona nasil bir ders vereyim diye dusunup durdum.

Benim cocuklugum, kardeslerim, annem ile olan catismalarimiz geldi aklima. Annem oglen uykusuna yattiginda parmak uclarimizda dolasir, uyanmasin diye elimizden geleni yapardik. Derslerim kotu gittiginde bana karsi oldukca despot bir tavir sergilemekten cekinmezdi. Annemin bir bakisindan korkar cekinir, bilerek onu uzecek veya kizdiracak bir seyi asla yapmazdik. Simdiyse benim cocuklarima bakiyorum. Ipek malesef dunyaya baskasinin lensinden bakmayi pek beceremiyor. Kendisi uzuldugu zaman dunya yansin diyor, baska bir sey umrunda olmuyor. Kalp kirmaktan cekinmiyor. Gel gor ki benim de bosver, ergendir, normaldir, gelip gecer diyecek takatim , halim kalmadi. Annemin yaptigi , belki de cok saglikli olmayan bir sey yapmaya karar verdim. Onunla konusmuyorum. Kendi akil sagligimi korumak icin, beni bir daha bu kadar incitmeni engellemek icin seninle arama mesafe koyuyorum, dedim.

Bu virtual learning, internetten odev yapma, sudur budur, hepsinden sitkim siyrildi. Kemal bana uysa cocuklarin internetini oldugu gibi kapatirim. Haydi buraya kadar okudunuz, size bir sir vereyim. Bazen keske Istanbul’da kalsaydik da bu cocuklar boyle humanist bir egitim sistemiyle hic tanismamis olsalardi diyorum. Turkiye’deki mucadelenin cocuklari guzel bir sekilde hizaya getirecegini, onlari guzelce pisirip kizartacagini, ders calismaktan baska bir seye zaman bulamayacaklarini dusunuyorum. Cumle dusuk oldu ama anlayin iste, keske kalsaydik da bunlarin burnu cok guzel bir sekilde yere surseydi iste!

Ben gidiyorum, suratsiz bir sekilde evde dolasmaya, tatli birseyler yemeye gidiyorum.

Annem simdilik iyi. Aneannem de misafir kabul etmeye devam ediyor.

Evde

Annem inhaler kullanmaya ve antibiyotige baslamis, oksurugu hic iyilesmiyormus. Kardesim sadece yurt disi oykusu olanlarin test edildigini ve annemi bu asamada test edemeyeceklerini soyledi. Sesi kisik ve catalli, atesi yok ama oksuruk var. Diger butun semptomlarin ne oldugu ile ilgili hic bir bilgim yok. Cunku ne zaman sorsam , ben iyiyim , hic bir seyim yok, turp gibiyim, cocuklarinizin universite mezuniyetlerini gormeden olmem, falan filan diyor. Diger taraftan da, sakayla karisik, bu dunyada gorecegimi gordum, oteki tarafi cok merak ediyorum, acaba nasil bir hayat bizi bekliyor,gidip biraz da orayi goreyim diyor.

Kizlar ile evde olmak cok sinir bozucu. Okul’dan gelen odevleri birkac saat icinde yapip bitirebilecekken, ne oluyor bilmiyorum ama bizimkiler sabahtan aksama kadar ekran karisinda oturuyorlar. Benim de okul bilgisayarina baglanip birseyler yapmam gerekiyor, bir yandan da yemek ve temizlik yapiyorum. Daha 2. gun ama benim butun enerjim, motivasyonum, takatim, sabrim, sevincim , direncim bitti tukendi.

Salgın

Uzaktan seçiliyor karanlık gölgesi. Yaklaşıyor bize doğru yavaş ama emin adımlarla … Mahçup mu, üzgün mü, acımasız mı, bilmiyorum; siyahlar içindeki yüzü seçilmiyor.
Bildiğim tek şey giderken yalnız olmayacağı. Ciğerinden yaralı annemi ve bir yudum nefesle yaşayan astım hastası anneannemi kendisiyle götürecek ölüm. Ne doktor oğlu araya girebilir, ne de başka birisi. 

Kıtalarca uzaktayım! Onları en son gördüğüm anı bütün gücümle hatırlamaya çalışıyorum. Elimden gelse bütün hatıralarımı takas ederim. Ninemin elindeki çizgileri, annemin gözündeki ışıltıyı, beni son kez öperkenki kokusunu ömrümün sonuna kadar benimle tutmak için. Birisi hayattayken onun yasını tutmak ne garip şeymiş. Bir yandan ne olur bir şey olmasın diye yalvarırken buluyorum kendimi, öte yandan gümbür gümbür gelen sarsıntının yeri salladığını hissediyorum öylece donup kalıyorum

Ölümle pazarlık yapılsa , gel beni al derdim. Yer ayaklarımın altından kaydığında tekrar kalkacak gücüm hiç yok çünkü. 

Dilerim seneler sonra bu yazıyı okuduğumda kendime güler, ne kadar da korkmuşum, boşuna telaş etmişim, derim. Öteki türlüsünü düşünmekten ödüm kopuyor





Satilik Ev

Avustralya’daki evimizi satiyoruz. Uzaktan kiraci ile ugrasmak bizi cok yoruyor. Bir de evin masraflari ve Bati Avustralya ekonomisinde gittikce deger kaybeden emlak pazarini dusundugumuzde birakin kar etmeyi zararin neresinden donersek kardir diye dusunmeye basladik. Keske 2 sene once bu karari verseymisiz. Isin duygusal yani bazen bogazima bir dugum atmiyor degil. Bahcemizi, masmavi gokyuzunu ve taptaze ciceklerin kokusunu dusundukce gozlerim doluyor ama hayatta bazen bazi seyleri geride birakabilmeyi bilmek lazim.

Emlakci ile iletisime gectik ve hazirliklara basladik. Onumuzdeki 2-3 ay bizim icin calkantili bir ay olacak. Aslinda hayata bakarsak, hangi ay oyle degil ki. Hayatin tumu calkanti. Mesela gecen gun okulda uzerine ciktigim tabura calkalandi (!) tabureden dusup ayagimi burktum. Oyle bir burkulma ki , kirigi mumla aradim. Doktor 2 hafta boyunca surekli giymem icin bana walking boots verdi. Kaza okulda oldugu icin masraflari okul odeyecekmis, hayatimda ilk defa workers compensation’a basvurdum, bir suru kagit isi var.

Okula gidip gelmeye devam ediyorum. Kemal de calisiyor. Kizlar da okul ile ugrasiyorlar, kulupler falan filan derken gunlerimiz cok dolu geciyor. Umarim sizde de her sey yolundadir.

Sevgiler