Yazıya başlık bulamadım, iyi mi …

5 tane başlık değiştirdim ama ne yazacağımı henüz planlamadığım için yazdım-yazdım sildim tüm başlıkları.

Neyse, ne diyorduk; en son özlem üzerine sadece hissettiklerimi ve içimden geçenleri paylaşmıştım. Yazıyı yazarken, her zamanki yazım şeklimin dışına çıktım ve Vesile’nin paylaştığı gibi, istediklerimi içimden geçtiği gibi yazıp gönderdim.

Yazarken bir ara, “Avustralya’ya gelmek isteyen okuyuculara nasıl bir faydası var, bunların?” diye de düşündüm. Aslında eğer bir aile ile geliyorsanız (ki çoğunlukla öyle oluyor zaten) veya evli bile değilseniz, en azından Türkiye’de anne-babanızı, kardeşlerinizi veya sevdiğiniz birkaç kişiyi bırakıyorsunuz doğal olarak. Belki de zaten geldiniz ve yerleştiniz, ve hatta benimle (bizimle) benzer hisleri paylaşıyorsunuz.

Avustralya’nın en yaşanabilir ülkelerden (birkaç şehrinin birden bu listede olması zaten bunu gösteriyor) olmasının yanında, işin duygusal yanını da gözönünde bulundurun demek istiyorum.

Bu kadar duygusallık yeter.

Biraz da burada (Amerika’dan) bahsedeyim. Bildiğiniz üzere (daha önce söylemediysem şimdi paylaşayım) Florida’da Jacksonville  şehrindeyim. Burası Amerika’nın (toprak büyüklüğü açısından) 5. büyük şehri . Şehir içi trafik işe gidiş/geliş zamanlarında yoğun oluyor ve ulaşım zamanı normalde gittiğiniz sürenin 2 veya 3 katına çıkabiliyor. Şu anda kaldığım yer, St. Marco denilen bir bölgede. Burası şehir merkezine yakın ve çok sıcak kafe ve restaurantlar var.

Geçen Pazar sabahı cep telefonumda haritayı açmadan, öylesine kaybolarak, yaşadığım semtte rastgele sürdüm arabayı. Sabah 11:30 civarı idi, yollar genellikle boş ancak güneşli havanın etkisiyle kafeler dışarı taşacak kadar insan dolu idi. Ayrıca kiliselerin önünde son derece şık giyimli insanlar sohbetler ediyorlardı (sanırım ayin bitimine denk geldim) Doğal olarak, yollar nispeten daha boştu.

 

Ben geldikten birkaç gün sonra genellikle gündüz olmak üzere, başlayan bir yağmurlu hava var. Henüz bitmiş değil. Öğle saatleri veya öğleden sonra başlayıp 2-3 saat kadar yağıyor. Ancak yağış miktarına bakarak buna sadece “yağmur” demek oldukça hafif kalıyor. Dün ikindi vakti, binanın hemen önünde (gerçekten sadece 3 adım mesafede) arabama yağmur altında koşup binmek istedim ve o üç adım içerisinde tamamen ıslandım!  Şehrin doğusuna doğru 13 dakikalık bir mesafe, yağmur yüzünden 25 dakikaya çıktı. Yolları sel almıştı ve insanlar aşırı yavaş gidiyorlardı. yolun sağı ve kaldırım(lar) olduğu gibi göl oldu bir anda. Florida’nın tropik iklimi olduğunu öğrendim daha sonra. Özellikle yaz ayları en çok yağmur aldığı dönem. Jacksonville için yağmur sezonu yeni başlıyor denebilir aslında. Wikipedia’daki bilgiye göre, Ağustos ayı en çok yağış aldığı dönem. Hatta ilginçtir, yine aynı kaynağa göre Aralık ayı en az yağış aldığı ay! Evden çıkarken, “Perth’te kış aylarından geldim orada bile şemsiye (satın) almayı düşünmemiştim ama şimdi Florida yazında almam gerekecek galiba” dedim kendi kendime 🙂

Artık işimi bitirip dönerken, yağmur durdu denilecek kadar az idi ve yollardaki o seller (nereye gitti bilmiyorum) ama kayboldu. Bunun aynısını Avustralya’da da defalarca gördüm. Yollardaki mazgallar o kadar güzel düzenlenmiş ve planlanmış ki, sel diyebileceğiniz sular birden bire ortadan yok oluyor. Avustralya’da (Perth’te) etrafta genellikle sarı kum vardır ve toprak pek fazla görmezsiniz. Yağmur yağdığında bunun faydası çok oluyor ve toprağa göre yağmur sularını çok daha hızlı çekiyor. Aynı duruma burada da tanık oldum.

Yollar demişken, Perth’te yolların kalitesi buradakinden çok daha iyi. Burada arada sırada yollardaki bozukluklara ve çukurlara denk gelebiliyorsunuz. Hatta bazı yolların yer yer asfalt yerine betondan yapıldığını da gördüm. Aradaki fark ise, beton yolda giderken lastikler çok daha fazla yol gürültüsü yapıyor. Ayrıca nedendir bilmiyorum, bu aralar epey bir yol çalışması var. Sanırım yaz tatili ve okulların tatil olmasını burada da değerlendiriyorlar.

Trafik kurallarına uyum yüksek. Ancak söylemem gerekir ki, hız limitlerini en düşük hız gibi anlıyorlar sanırım. Çünkü hangi yolsa çıksam, hız limitinin altında kalan genellikle sadece ben oluyorum. Bunun yanında, otoyollarda gerçekten de en düşük hız uygulaması var. Genellikle yolda “Minimum” ve “Maximum” diye hız limitlerini görürsünüz.

Gerçi Florida’da (Jacksonville’de) henüz ödemedim ama otoyolların ücretli olduğunu daha önceki gelişimizde görmüştük. Perth’te tüm yollar (otoyollar da dahil) ücretsiz.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *