AVUSTRALYA – AMERIKA UCUSUMUZ

Bizi karsilayan da, ugurlayan da iste bu guzel dostumuz, Ozgur.

Simdi baslayalim yolculuktan itibaren neler olduguna…

Perth Abu-Dhabi ucusumuzu Etihad ile yaptik. Bekledigimin aksine hem hava alani hem de ucak kalabalikti. Ucakta Christmas special olarak hindi vardi, cocuklara her zamanki gibi cocuk menusu istemistik ve makarna geldi. Yolculuk ucak ici eglence sistemi ile cok kolay gecti. Ucaga 3 kucuk valiz, bir el cantasi, bir keman ve Kemal`in sazi ile bindik. Kemal`in sazina yer bulamadik, Business Class`ta bir yere koydular. Ipek ‘AAA babanin sazi business`da ucuyor, cok sansli!!!` dedi. Kizim ben ucaga ancak evlendikten sonra bindim, ondan once her yola otobusle giderdik, dedim ama koltuguna kurulmakla mesguldu beni dinlemedi:) Abu-Dhabi Paris ucusumuz yine Etihad ile idi. Iki katli dev bir ucakti bindigimiz. Modelini hatirlamiyorum ama hayatimin en guzel yolculugunu yaptim. Cunku Ucagin %70`i bostu. Ipek soldaki 3`lu koltuga (bizim orjinal yerimize) yayildi. Ben ortadaki dortluye uzandim, Defne de benim onumdeki dortluyu kapti. Kapti demeyeyim cunku zaten ucak bostu. Cok rahat bir yolculuk yaptik. Paris`e sabahin 4’ u  gibi indik. Orda biraz gerildim cunku American Airlines ile devam edecektik ve ucus kartlarimizi bir onceki ucuslardan vermemislerdi. Ucaktan inip transit bolumune gidince de check-in deskleri disarida kaliyordu dolayisiyla o bolume erisemiyordum. Biraz dolanip, sorup sorusturup ogrendik ki ucagin kalkacagi Gate`de beklememiz yeterliymis. Hani sizi ucaga almadan once son kontroleri yapan, biletleri taratan arkadaslar var ya, onlar biletimizi keseceklermis meger. Orda bekledik, bir gorevli gelip bize bazi sorular sordu, pasaportumuza kirmizi bir etiket yapistirip bunun guvenlik taramasindan (sorgusundan) gectigimiz anlamina geldigini, bu etiketi pasaportumuzdan cikartmamiz gerektigini soyledi. Paris – Chicago ucusumuzda artik yavastan yavastan enerjimiz tukenmeye baslamisti. Biraz uyur biraz uyanik , yorgun bitkin, nasil geldik pek hatirlamiyorum ama sonucta cok sukur sag salim yolculugumuz tamamlandi ve Chicago’ya oglen saat 2 gibi indik. Hava disarida -12 derece idi. Polis kontrolunden gecmek icin siraya girdik. Green Card sahipleri ATM gibi bir cihaza yonlendiriliyor. Cihazda gumruk beyaninda bulunuyorsunuz, sonra kartiniz taraniyor ve bir fotografiniz cekiliyor. Makina size 2 turlu cikti veriyor. Birisi normal, birisinin uzerinde ise kocaman bir carpi isareti var. Makinanin bize verdigi kagitta carpi vardi, o yuzden polise yonlendirildik. Polis Rus asilli genc birisiydi, parmak izimizi aldi, biraz gicik gicik, yan gozle bakti bize ama sonra tamam gecebilirsiniz, dedi. 6 bavulumuzu almak icin donen bantlara gittik. Kizlar bana araba getirdi, yukledik arbalari kapiya dogru yoneldik, hoop bir de ne gorelim. Kapida da zebellah gibi iki polis, elimizdeki kagitara bakiyor X-Ray cihazlarina veya cikisa yonlendiriyorlar bizi. Ben Ebru malzemeleri getirdim ve birsey cikmayacagini biliyorum ama toz deniz kadayifinin cok supheli bir goruntusu var, o yuzden taramadan gecersem bu ucus yorgunlugunun uzerine uzun uzun dil dokmem gerekecek diye uzuluyordum. Cok sukur, polis bize kapiyi gosterdi. Cikista Kemal bizi bekliyordu! Cocuklar arabalari yolun ortasinda birakip babalarina kostular. Cok guzeldi yeniden Kemal`i gormek. En guzeli de Defne’nin koca koca acilan gozlerini, Ipek ile babaya resmen bir agac gibi tirmanmaya calismalarini izlemekti. Ben o anda kendimi resmen bir bayrak yarisindaki yariscinin elindeki bayragi diger arkadasina teslim ettigi andaki gibi hissettim. Artik babalari ordaydi ve sirtlari yere gelmezdi kizlarimin…

Kavusmadan sonra disariya arabaya dogru yola koyulduk. Guya Avustralya’dan getirdigimiz kisliklari giymistik. Disari cikar cikmaz buz gibi acimasiz bir soguk yuzumuze carpti. Kemal 6 bavulu tasiyabilmek icin bir arkadasinin minivanini odunc almisti. Biz durdugumuz yerde titremeye basladik, benim dislerim takir takir birbirine vuruyordu. Kemal bizi arabaya bindirdi, kendi bagaji acip esyalari yuklemeye basladi. Iceriye bir battaniye koymus, arabanin isitmasini da sonuna kadar acmis ama motor isinmadigi icin hic bir ise yaramiyordu. Neyse esyalari yukleyip Milwaukee` ye dogru (2 saatlik) yola koyulduk. Yaklasik 15 dakika sonra cocuklar uyumustu, Milwaukee’ye aksam uzeri vardik.

Yolda giderken sagda solda her seyi merakla izliyordum. Agaclar kupkuru, calilar karla kapli, hava puslu, goruntu biraz urkutucuydu. Yol bembeyazdi. Ilk basta yoldaki beyazligi buz zannettim ama sonradan anladim ki karlari eritmek icin yola dokulen tuz her yerde oyle iz birakip her tarafi beyazlatiyormus.

Noel gecesi Milwaukee`ye geldik. artik hava iyice kararmisti. Whitefish Bay Area da Kemal’in kaldigi evin civarinda yemek yiyecek bir yer aradik. Normalde cok hareketli olan bir sokaga girdik, her yer kapaliydi. Acik bir Japon restorani bulduk, Sushi ve deniz mahsulleri corbasi icin yaklasik 40 dakika bekledikten sonra yemegimizi yiyip eve dogru yola koyulduk. Kemal Erika isimli Meksika’li bir bayanin evinde bir oda kiralamisti. Bu kadin social worker ve iki universite cagindaki oglu ve iki kopegi ile bir evde yasiyordu. Bir odasini ve bir banyoyu Kemal’e kiralamisti. Diger odayi da biz gelecegiz diye bize hazirlamis. Kizlarla orda kaldik 5 gece boyunca.

Cok garip bir duygu baskasinin evinde kalmak. Cocuklara surekli aman ona ellemeyin, aman ses yapmayin filan deyip durdum. Cok seker ve cok anlayisli bir kadin Erika. Cogunlukla calisiyor ve evde hic zaman gecirmiyordu ama yine de ben diken ustundeydim, insan evindeki gibi davranamiyor baskasinin yaninda kalinca. Kemal iki gun izin almisti. O iki gunde ev aramaya basladik. Zaten bizden once gezmis ve yaklasik 10 eve indirmisti tutma ihimalimiz olan evler listesini. Hepsini gezmeye basladik. Izlenimlerimi yarin yazacagim zira aksam otobusu cocuklari getirdi bile, yemek yapmam lazim: Karnabahar corbasi ve firinda balik var menude.

Sevgiler hepinize:)

One comment

  1. Devrim says:

    Haberlerini almaya başlamak çok güzel. Sağ salim oraya vardığınıza ve artık kendine ait bolca vaktin olduğuna çok sevindim. Perth’ deki görüşmelerimizde bana verdiğin bilgiler, samimiyetin ve nezaketin için tekrar teşekkür ediyorum. Sanırım burada tanıştığım/tanışacağım insanlar içinde en halden anlayanı sensin. Ailecek hepinize sevgiler ve eminim orada da çok mutlu olacaksınız.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.