Ipek’in okulu erken basladigi icin sabahin korunde kalkmayi huy edindim. 5:45 dedi mi yataktan zipliyorum. Bu sabah daha bir kosarak kactim yataktan cunku cok kotu ruyalar gordum. Sanirim gunumuzde herkesin kabusu bir seylere yetisememek. Ben de ruyamda cocuklari okula kaydettirmek icin son gunu kacirmistim. Hem okul, niye bize onceden haber vermiyorsunuz diye bana kiziyordu hem de depozito (!) icin yatirdigimiz para yaniyordu. – Ne paraymis arkadas her yerde karsima cikiyor. – Ruyamda stres icinde oraya buraya kostururken, karsi apartmanda bir ailenin sokaga bakan balkonlarinda neseyle kahvalti ettiklerini gordum. Pijamalarinin uzerine sicak, yumusak roptosambirlarini (hayatimda ilk defa bu kelimeyi yaziyorum) giymisler, evdeki anneannenin hazirladigi dumani tuten cayi keyifle iciyorlardi balkonda. Onlarin yerinde olabilmeyi o kadar istedim ki. Hani hayat bazen agir gelir ya, yorulursun. Bazen de tuy gibi hafifsindir, you whizz through things. Gecen gun, bir anda, dunyanin hava ile kapli olan kisminin sanki gorunmez bir jel oldugu hissine kapildim. Jole gibi seffaf ama yogun… Hareket etmek icin icine saplandigim siviyi yararak yurumem gereken bir yerdeymisim gibi hissettim.

Bugun okulun son gunu, umarim onumuzdeki 10 gunluk tatilde biraz daha kendime gelirim.

2 comments

  1. Fatih Öztürk says:

    Gecen gun, bir anda, dunyanin hava ile kapli olan kisminin sanki gorunmez bir jel oldugu hissine kapildim. Jole gibi seffaf ama yogun…

    Çok hoşuma gitti bu tasvir. Bir kitap yazmayı düşünmelisiniz artık…. Sevgiler.

  2. Vesile says:

    🙂 Cok tesekkurler!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.