Archive for Vesile

http://www.sosyalguvenlikmusaviri.net/haber/1445-yurt-disi-emeklilik-danismanligi-gurbetcilerin-istege-bagli-sigorta-macerasi.html

GURBETÇİLERİN İSTEĞE BAĞLI SİGORTA MACERASI

 

Değerli Okurlarım,
Yazımın başlığından da anlaşılacağı üzere İsteğe bağlı sigorta ödemek bir maceradır.
Hele hele SSK (4/a) dan emekli olmak isteyen özellikle gurbetçi yurttaşlarımızın düştüğü tuzağın başında isteğe bağlı sigorta yatırmak gelir.

Büyük Harflerle belirtmek isterim ki İSTEĞE BAĞLI SİGORTA 01/10/2008 TARİHİNDE SONRA BAĞ-KUR DUR … !

İsteğe bağlı sigortalı olmak isteyen kişinin 18 yaşını doldurmuş olması gerekmektedir. 18 yaşından önce isteğe bağlı sigortalı olmak mümkün değildir.

Diğer yandan isteğe bağlı sigortalılık için Türkiye’de ikamet etme şartı bulunmaktadır. Dolayısıyla gelir testi yaptırıp genel sağlık sigortasına prim ödememek için ikametini Türkiye’den aldırmış kişiler isteğe bağlı sigortalı olamamaktadır.

ÜLKEMİZME imzalanmış ikili sosyal güvenlik sözleşmelerine göre Fransa, İngiltere, İsveç ve İsviçre’de bulunanlar Türkiye’de ikamet etme şartı aranmaksızın isteğe bağlı sigortalı olma şartlarını yerine getirenlerin ülkemizde isteğe bağlı sigortaya prim ödemeleri mümkündür.

Sadece İsveç’te sigortalı çalışanlar aynı anda ülkemizde ikamet şartı aranmadan isteğe bağlı prim ödeyebilir.

Fransa, İsviçre ve İngiltere’de yaşayan vatandaşlarımız ise yine ülkemizde ikamet etme şartı aranmaz Ancak o ülkelerde çalışıyor iken ülkemizde isteğe bağlı prim ödeyemezler.

İSTEĞE bağlı sigortalı olmanın en önemli koşulu ise zorunlu sigortalı olmayı gerektirecek şekilde bir işte çalışmıyor olmak veya SSK (4-a) kapsamında ay içinde 30 günden az çalışmak ya da tam gün çalışmamaktır.

Yani bir işte çalışan kişi aynı zamanda isteğe bağlı sigortalı olamaz.

Bu konunun istisnası ay içinde 30 günden az çalışan kişilerin durumudur. Bu kişiler çalışıyor olmalarına rağmen isteğe bağlı sigorta sayesinde eksik kalan günleri için isteğe bağlı sigortalı olarak ay içindeki sigortalılıklarını 30 güne tamamlamakta.

Ticari taksi ve dolmuş şoförlerinden ay içerisindeki çalışma süreleri toplamı 10 günden az olanlar isteğe bağlı sigortalı olarak çalışmalarını SSK yönüyle 30 güne tamamlayabilir. Bu kişiler için istisnai hüküm söz konusudur.

İSTEĞE bağlı prim ödeyenler çalışmadan sigortalı oldukları için yalnızca uzun vadeli sigorta kollarıyla genel sağlık sigortasından yararlanır.

Yani bu kişiler malullük, yaşlılık ve ölüm risklerine karşı ilerde (4-b) BAG-KUR statüsünde emekli olurlar.

Hastalık, analık, iş kazası ve meslek hastalığı sigorta kolları isteğe bağlı sigortalılara uygulanmamaktadır.

01.10.2008 günü öncesi yurtdışında bulunup isteğe bağlı prim ödeyenlerle ilgili istisnai bir uygulama söz konusudur.

Aralıksız olarak isteğe bağlı prim ödemeye devam edildiği sürece ülkemizde ikamet ediyormuş gibi isteğe bağlı prim ödenmesi mümkündür.

Sosyal güvenlik sözleşmesi bulunan ülkede zorunlu sigortalı iken (İsveç hariç) ülkemizde isteğe bağlı prim ödenmesi mümkün değildir.

TÜRKİYE’DE yerleşik olma hali bir yılı doldurmayan yabancı uyruklu sigortalılar genel sağlık sigortalısı sayılmadığından, bunlardan bir yıldan daha az bir süre oturan ve isteğe bağlı sigortalı olanlardan genel sağlık sigortası primi alınmaz.

Ancak, oturma süresi bir yıldan fazla olanlardan oturma süresinin birinci yılının dolduğu tarihten itibaren sigortalının talepte bulunup bulunmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortası primi alınır.

İyilikle ve Sosyal Güvenlikle Kalın

Fuat TÜTÜNCÜOĞLU
Yurtdışı Emeklilik ve Sosyal Güvenlik Uzmanı

Turkiye`den Emekli olmak

Yaklasik 10 yil Turkiye`de calistim, pirim odedim. Yurt disina cikinca emekliligim yaniyor mu, disaridan pirim odeyerek Turkiye`de istege bagli emekli olabiliyor muyum, diye arastirmak istedim. Gocmen annelerde yazan bilgilere gore yurt disinda ikamet ederken Turkiye`de sigorta pirimi odeyemezmisim. Eger ortaya cikarsa eskiden odedigim pirimler de yanarmis. Iyicene kafam karisti, arastirma yaparken bir seye rastladim, faydali buldum. Sitede paylasmak istedim. Asagidaki bilgiler http://www3.csgb.gov.tr/csgbPortal/diyih.portal?page=3201_sss sitesinden alinti.

Soru 1: Avustralya’dan emekli olma konusunda bilgi verir misiniz?

Cevap 1:  Avustralya’da temel devlet yaşlılık aylığı yoktur. 65 yaşına gelen kişiler gelir ve mal varlığı testine tabi tutulmakta olup, belirlenen miktarların altında geliri ve malı bulunanlara yaşlılık aylığı bağlanmaktadır.

Avustralya yaşlılık aylığına hak kazanabilmek için, yaşlılık aylığı hak etme yaşına gelmeden önce, son iki yıl Avustralya’da ikamet ediyor olmak ve yaşlılık aylığına Avustralya’da ikamet ederken başvurmak gerekmektedir.

Avustralya vatandaşlığına sahip olunması halinde, 16-65 yaş aralığında 25 yıl Avustralya’da ikamet etmekle tam emekli aylığına, 25 yıldan daha az ikamet etmekle ise orantısal azalma ile hesaplanan emekli aylığına hak kazanılabilir. Avustralya dışında emekli aylığını alabilmek için öncelikle emekli aylığına hak kazanılması, ondan sonra Avustralya dışında ikamet edilmesi gerekmektedir.

Türkiye ile Avustralya arasında Sosyal Güvenlik Anlaşması bulunmadığından, Avustralya vatandaşlığı olmayanların Türkiye’de ikamet ederken Avustralya’daki çalışmalarından dolayı  emekli aylığı talebinde bulunamazlar. Bu durumdaki kişilerin emekli aylığı talebinde bulunabilmek için tekrar Avustralya’ya giriş yaparak en az iki yıl ikamet etmesi gerekmektedir.

Soru 2: Avustralya’da bir firmada çalıştım. İşletme emekli aylığı almak için hangi şartlar aranmaktadır, kısaca bilgi verir misiniz?

Cevap 2: Avustralya’da herhangi bir işletme aylığı uygulaması yoktur. Sadece Super Annuation denilen özel emeklilik kasalarına çalışırken prim yatırılması halinde bu özel kasalardan 62 yaşına gelindikten sonra aylık almak veya birikenleri topluca almak mümkündür. Bu tamamen kişinin kendi tasarrufundadır. Avustralya dışına çıkıldığında ise, yaşa bakılmaksızın birikimlerin toptan ödeme olarak iadesi talep edilebilir.

1992 – 95  yılları arasında zorunlu hale getirilen super annuation sistemi, 1992 yılından önce Avustralya’da çalışması olanlar için geçerli değildir.

Soru 3: Türkiye’de ikamet ediyorum. Avustralya’dan bağlanan emekli aylığım kesildi, ne yapmam gerekir?

Cevap 3: Avustralya’dan bağlanan emekli aylıklarının Avustralya dışına çıkıldıktan sonra ödenmesine ilişkin belirlenmiş süreler vardır. Avustralya vatandaşlığına sahip olmak şarttır. Yurtdışına çıkmadan önce Centrelink Uluslararası Bölümü ile görüşülerek, kişinin kendi durumu hakkında Centrelink’e bilgi vermesi gerekmektedir. 3hafta yurtdışında kaldıktan sonra maaşın kesilmesi veya azalması halinde, bilgi almak için, Türkiye’den Centrelink’i 00 800 6190 5703 nolu telefon numarasından arayabilir, gerekirse telefonda Türkçe konuşan bir yetkiliyi isteyebilirsiniz. Veya gerektiğinde Ataşeliğimizden de yardımcı olunmasını isteyebilirsiniz.

Soru 4: Avustralya’da çalıştıktan sonra Türkiye’ye döndüm. Sigorta primlerimi alabilir miyim?  

Cevap 4: Avustralya’da çalışırken devlete vergi ödenir, genel bütçeye ödeme yapılır, sosyal güvenlik primi ödemesi yoktur, dolayısıyla prim iadesi de yoktur. Sadece 1992 yılından sonra başlatılan Super Annuation özel emeklilik kasalarına ödenen primler talep edilmesi halinde toptan geri alınabilir.

Başa Dön

 

Soru 5: Avustralya’da çalıştıktan sonra Türkiye’ye döndüm, hizmet belgesini nasıl temin edebilirim? 

Cevap 5: Kadın vatandaşlarımızın, nüfus cüzdanı ve Avustralya’da ikamet ettiklerini gösteren Avustralya Göç Dairesinden alacakları ülkeye giriş-çıkışları gösteren belge veya çalıştıklarını gösteren vergi kağıtları-işyeri belgeleri ile, erkek vatandaşlarımızın ise nüfus cüzdanı ve Avustralya’da çalıştıklarını kanıtlayan vergi kağıtları veya işyeri belgeleri ile Melburn Ataşeliğimize başvurmaları veya belgeleri posta ile göndermeleri halinde adlarına Yurtdışı Hizmet Belgesi hazırlanarak posta ile belirttikleri adrese gönderilir.

Melburn Ataşeliği’nin irtibat bilgileri :

 Level  8,  24 Albert Road  ( P.O. Box 323), South Melbourne, VICTORIA

3205 – AUSTRALIA

Tel:  + 61 3 9696 6066 veya   +61 3 9682 2182

Faks: +613 9682 2182

E-posta: melburn@csgb.gov.tr

Soru 6: Türkiye’ye kesin dönüş yaptım. Avustralya’da ev hanımı olarak ikamet ettiğim süreleri gösterir ikamet belgesini nasıl temin ederim?

Cevap 6: İkamet belgesi, aşağıda irtibat bilgileri verilen Avustralya Göç Dairesi’nden veya Türkiye’deki Avustralya Büyükelçiliği’nden temin edilebilir.

Web Sayfası:

http://www.immi.gov.au/contacts/offices.htm

Melburn Göçmen Dairesi:

Casselden Place
2 Lonsdale Street
Melbourne Vic 3000

Sidney Göçmen Dairesi:

Ground Floor
26 Lee Street
Sydney NSW 2000

Avustralya’nın Ankara Büyükelçiliği:

MNG Building
Ugur Mumcu Caddesi 88, 7th Floor
Gaziosmanpasa
ANKARA 06700
Tel: 0090 312 459 9500 (Embassy)
0090 312 459 9550 (DIAC)

E-posta: immigration.ankara@dfat.gov.au

Ev kadını olarak geçen sürelerin borçlanılmasında, ev kadınlarının yurtdışında oturduklarına dair alacakları ikamet belgesi, ayrıca aşağıda belirtilen belgelerden biri ile teyit edilecektir.

1) İkamet belgesinin Türkiye’de yeminli tercüme bürolarınca veya yurtdışında bulunan Türk temsilciliklerince akredite edilmiş tercümanlarca yapılmış ve ilgili temsilcilikçe onaylanmış tercümesi.

2) Çalışma ve sosyal güvenlik müşavirlik veya ataşeliğinin bulunduğu Türk temsilciliklerince ikamet belgesine istinaden düzenlenecek belge.

3) Yukarıdaki 1 ve 2 nci maddelerde belirtilen belgeler temin edilemiyorsa yurtdışına çıkış ve yurda giriş tarihlerinin, fotoğraf ve künye bilgilerinin bulunduğu pasaport sayfalarının fotokopisi ya da emniyet müdürlüklerinden alınacak yurda giriş-çıkış çizelgesi.

Kanuna göre yurtdışında ev kadını olarak geçen sürelerin pasaport fotokopisi veya emniyet müdürlüklerinden alınacak yurda giriş-çıkış çizelgesi ile borçlanılması halinde, sadece yurtdışında bulunulan süreler borçlandırılacak, pasaport fotokopisi veya yurda giriş-çıkış çizelgesinden ülkemizde bulunulduğu tespit edilen süreler hiçbir şekilde borçlandırılmayacaktır.

 

Soru 7: Avustralya’dan Türkiye’ye kesin dönüş yapmak istiyorum. Sosyal haklarım nelerdir ve bunları nasıl kullanabilirim?

Cevap 7: Kişi Avustralya vatandaşlığına sahip değilse, sadece super annuation’a (özel emeklilik kasasına) ödemiş olduğu primlerinin iadesini isteyebilir, ama Avustralya’ya ödediği vergilerin iadesini istemesi mümkün değildir. Herhangi bir aylık talebinde de bulunamaz.

Avustralya vatandaşlığına da sahip kişiler, Avustralya’da aldıkları bir ödenek (maluliyet, yaşlılık, hastalık gibi) varsa, durumunu Türkiye’ye gitmeden önce Centrelink Uluslararası Bölümü ile görüşmeliler ve ne kadar süreyle ödeneklerini alarak Türkiye’de kalabileceklerini öğrenmeliler.

Kesin dönüş halinde ise; Avustralya vatandaşlığına sahip olup, istihdam piyasasına bir daha dönemeyeceği doktor raporu ile belgelenenler, Centrelink’e bildirilen maluller ile yaşlılık aylığına bağlanmış olanlar bu aylıklarını Türkiye’de iken de alabilirler. Herhangi bir sorun halinde ise Centrelink’i 00 800 6190 5703 nolu telefondan arayabilir, gerekirse telefonda Türkçe konuşan bir yetkili isteyebilir veya Ataşeliğimizden de yardımcı olunmasını isteyebilirsiniz.

Gocmen Anneler

Siteyi takip eden sevgili arkadaslar, Facebook`ta Gocmen Anneler diye grup var. Montreal`de yasayan Pinar isimli cok seker bir arkadas kurmus grubu. Dunyanin her yerinden paylasimlar geliyor. Bazen ulkeleri karsilastiriyoruz, bazen okul sistemini bazen de yemek tariflerini. Hepinize tavsiye ederim.

Bildiginiz gibi donem sonu tatiline girdik. Tatilin ilk gunu Perth Rescue Angels bunyesinde Foster Carer olup evsiz bir sokak kedisinin bakimini ustlendik. Fluffy 8 aylik disi bir kedi. Hayatimda ilk defa evde bir kedi bakiyorum. Ufak bir rahatsizligi var ve gaz cikarinca kizlar ve ben helak oluyoruz ama onun disinda kucaga geliyor, mirlamasi ve gozunuzun icine bakmasi harika bir duygu. Ev esyalarini cizer diye endiselenmistim ama hic bir seye zarar vermiyor. Allah izin verirse bundan sonra hep bir kedim olsun istiyorum.

Gecen gunlerde `Soul Searching` diye bir sey duydum. Acaba ben hayatimin geri kalaninda ne yapmak istiyorum, nasil bir is beni mutlu ve memnun eder? Volunteer islere bu gunlere kadar hic bakma firsatim olmamisti. Deyim yerindeyse, kacmaktan vurmak elimize gecmedi. Ekmek kavgasi pesinde enerjimizin son damlasini ve zamanimizin tumunu harcadik. Veli ve ogrencilerden gelen olumlu geri donutler tabi ki beni motive ediyordu ama ben de soul searching yaptigimda ileride eger benim calismama gerek kalmazsa zamanimi gonullulukle degerlendirmek isterim.

Perth Rescue Angels sokakta kalan hayvanlara ev bulmak icin deli gibi calisiyor, bizim gibi foster carer olan aileler de kuruma destek oluyor. Fluffy`yi veterinere goturdum, ilaclarini gunde 3 kere Ipek ile ben kac takla atarak veriyoruz. Bir profil hazirladik, belki birisi onu evlat edinecek ve arkasindan biz baska bir kedi icin gecici bakici olacagiz. Eger biz bakmazsak boyle kediler ilacla uyutuluyor. Hayvanlar bir yana, as evlerinde calisip evsizlere veya yaslilara yemek yapma ve dagitma islerinde de calismak isterim. Veya yardim kuruluslarinin ikinci el magazalarinda calisip fundraising calismalarina katilmak da isterim.

Gecen bizim eve Salvos`tan bir mektup geldi. Kis ayinda havalar soguyor, yardimlariniza ve bagislariniza ihtiyacimiz var diyordu. Acaba siz hic aclik veya usumek arasinda hic secim yaptiniz mi? diye soruyordu. Bir aile azicik parasiyla ya yemek alacak ya da sobayi acacak, diye uzun uzadiya anlatan bir mektup yazmislardi. Defne hemen hic tereddut etmeden elinde olan 5 dolari verdi. Ipek hayatinda ilk defa 40 dolara kadar cikan bir para biriktirdi, o parayi vermek konusunda biraz isteksizdi. cuzdanindan bozuk paralari verdi. Kizlarimin da kucuk yasta kendilerinden daha az sansli olanlara yardimci olmalari ve bunun huzurunu tatmalarinin ne kadar onemli oldugunu yavas yavas farkediyorum.

The Happiest Refugee kitabini bitirdim. Ahn Do, Avustralya`nin en sevilen komedyenlerinden birisi ve kitapta gercek yasam oykusunu anlatiyor. Soul Searching yapmama ve bu dusuncelere dalmama bir sebep de aslinda bu kitap oldu. Bulabilirseniz mutlaka okumanizi tavsiye ederim.

 

Medibank

Dun alerji testine gittim. Ozel saglik sigortam hic bir sey karsilamadi. Skin prick testte hic bir sey cikmadi. Doktor bu contact dermatitis dedi. Simdi neyin sebep oldugunu bulmaya calisiyoruz. Patch test yaptiracagiz 2 hafta sonra. Sanki sikayetlerimi duymus gibi Medibank (ozel saglik sigoratmi aldigim sirket) gonderdigi bultende aciklamis out of pocket expense nerdencikiyor diye. Ben de sisinzle paylasmak istedim.

 

 

Have you ever heard the term ‘out-of-pocket’ cost in relation to your medical treatment and wondered what it meant? We’ve done our best to explain what out-of-pocket costs are, and when and where they arise.

It can be a bit tricky to get your head around, but don’t worry though – you can always give us a call on 132 331 if you need a hand.

What is an out-of-pocket cost?

An ‘out-of-pocket cost’ describes any remaining balance that you may have to pay after accessing a hospital or Extras service, above what is covered by your private health insurance or Medicare.

When do out-of-pocket costs arise with private hospital cover?

Although hospital cover helps reduce the cost of your private hospital visit, you may still have out-of-pocket expenses; for example some specialist fees and hospital charges that aren’t covered in your policy.

When you are treated in hospital as a private patient, the various medical services that you receive may or may not be covered by the Medicare Benefits Schedule (MBS) – a list of all the services Medicare pays benefits for, the maximum amount that will be covered for the service, and the rules that apply to payment of those benefits.

Medicare will pay 75% of the fee for each MBS listed item provided as part of your treatment. Your health insurer will pay the remaining 25% (if you are eligible for benefits for those items under your health insurance policy).

In Australia, doctors are free to decide how much to charge for their services. Fees vary because doctors take into account their costs in delivering services and what represents a reasonable return for their time and skill. Doctors can charge their patients more than the MBS fee if they choose, and many do – this is where a ‘gap’ arises and you may have to pay the gap amount as an out-of-pocket cost.

Also, in the private system, there are often some hospital administrative/office fees that are not covered by Medicare or your private insurer which also equate to an out-of-pocket cost.

GapCover and how does that reduce my out-of-pocket costs?

In a private hospital setting, when a doctor elects to charge above the MBS fee, a gap arises. Medibank has a scheme to cover some or all of the gap for their members. This is called GapCover.

If your doctor agrees to participate, they can charge the amount defined in the GapCover Schedule of Benefits for their service, this charge is higher than the MBS fee set by the government. Provided the doctor’s fee does not exceed the amount set out in the GapCover Schedule, the account will be paid in full by Medibank with nothing extra for members to pay.

The doctor can also agree to participate in Medibank’s ‘Known Gap’ Cover scheme, this is where the doctor is able to charge you up to $500 above the GapCover Schedule of Benefits.  Where this occurs your doctor is required to inform you exactly how much your out-of-pocket cost will be before you agree to be treated.

Many GPs now have direct desktop access to assist them with identifying specialists/providers that participate in GapCover with Medibank. You can read more about that here.

How can I reduce my private hospital out-of-pockets?

Taking the time to choose the level of cover that matches your circumstances will ensure you have adequate support for the services you are likely to need. It’s important that you set up your cover ahead of scheduling any procedures because waiting periods may apply to your policy (particularly for pre-existing conditions) before you are eligible to receive benefits from your insurer.

If possible, you can attend a Medibank Members’ Choice hospital where we have agreements in place to limit what you can be charged for certain services.

If you attend a non-Members’ Choice private hospital, you’re likely to have higher out-of-pocket expenses.

As a general rule of thumb: if a hospital visit is on the cards, give us a call on 132 331 and we’ll help you minimise your out-of-pockets.

How can I reduce the out-of-pocket costs on my Extras?

Extras are health services that are provided outside of the hospital system like physiotherapy, most dental, occupational therapy, podiatry, etc. Extras are a great thing to have to help you get healthy and stay on top of your game.

There is no contribution from Medicare for most Extras, so the cost for treatment is settled between you and your private health insurer.

The amount that Medibank will contribute to your extras treatment depends on the level of extras cover you hold – this contribution can be anywhere up to 100% for selected services.

An out-of-pocket cost can arise if the provider charges you more than the maximum benefit your insurer will pay for that extras service.

By choosing a Medibank Members’ Choice extras provider where we have negotiated agreed prices and/or discounted rates, you’ll generally receive higher benefits and lower out-of-pocket expenses than you would with a non-Members’ Choice provider. Give us a call on 132 331 if you’d like us to help you find a provider that is a member of our Members’ Choice network.

There is often a limit to the amount you can claim for various Extras in a year. If you exceed the limit, you stand to pay for the full treatment as an out-of-pocket cost. Your annual limits reset each year on 1 Jan so you should make use of your Extras before the end of the year.

What is the difference between an out-of-pocket cost and an excess?

When we refer to an out-of-pocket costs, we are referring to any difference between the amount you are charged for a service or treatment and the maximum amount Medicare and/or your private health insurer will cover for that service or treatment.

An excess is the amount that you agree to pay for a treatment initially before your private health cover kicks in to contribute towards the cost. It’s not exactly an ‘out-of-pocket cost’ like we’ve described above, but because the payment of your excess comes out of your pocket these terms are sometimes confused.

By having an excess included as part of your cover, you can reduce the amount you pay as your premium each year.

If you are anticipating a visit to hospital or to an Extras provider, give us a call first on 132 331 and we can give you all the info you need to minimise your out-of-pockets, and maximise your potential for achieving better health.

Gecen yemekte Ipek `ERASER OF TRUTH` dan bahsetti. Okuldaki silginin ust tarafina `Yes`, alt tarafina `No` yan tarafina da  `Maybe ` yazmislar. Bir soru sorup silgiyi atiyorsun, o her seyi biliyor, her seye cevap veriyor. Maybe dediginde bir kez daha atiyorsun silgiyi. Siniftaki bir arkadasinin hangi kiza asik oldugunu bu silgi sayesinde ogrendigini anlatti, cok gulduk.

Keske oyle bir silgi olsaydi elimde. Amerika mi, Avustralya mi? Gitmek mi , kalmak mi?

 

Facebook uzerinden Amerika’da yasayan Turklerle baglantiya gectik. Sagolsunlar telefonla saatlerce konustuk bir kaciyla.

Jacksonville`den is aramaya baslamanin pek de dogru bir karar olmadigini soylediler bize. Orasi emekli sehriymis, tatil yoresi, laid back bir yermis.

Simdi Kemal CV`sini daha genis bir cerveye gondermeye karar verdi. Austin, Houston, California, NJ filan.

 

Ipek`in dogum gununde (30 Haziran) bir arkadasin cocuklarini da alip yemege ciktik. Ertesi gun saat 11`de Girl Guides Australia da Ipek ve Defne hayatlarinin ilk kampina katildilar. 2 gece 3 gun suren Science ve Teknoloji kampinda kizlar kendi yemeklerini yapmislar, Scietech e gitmisler ve uyku tulumuna girip gece yatarken fener isiginda kitaplarini okumuslar. Onlar kampta iken felaket bir yagmur vardi. Burnumu disari cikaramadim. Riverton Leisureplex den 30 gunluk grup fitness paketi aldim ve onlarin yoga, su jimnastigi vs kurslarina gittim. Yuzumdeki kizartilar iyice kotuye gidiyor, cildim soyuluyor. Baktim olmayacak, doktordan randevu aldim. Alerji uzmanina gidecegim pazar gunu.  420 dolar tutacak ilk gorusme 178 dolarini devlet karsiliyor ama ozel saglik sigortam hic bir sey karsilamiyor. Zaten bu Medibank ozel saglik sigortasini degistirmeyi dusunuyoruz HBF in kapsami cok daha genismis onu alalim diyoruz.

Esi madende calisan birkac arkadasim var. Onlarla konusurken zaman zaman acaba nasil bir duygudur boyle evin tek hakimi olabilmek, diye dusunmustum. Kemal`in gitmesini, arada bir biraz uzaklasmayi dusundugum zamanlar olmustu. Ben tek basina kalmaktan hoslanan biriyim. Cok anac bir tarafim olsa da cogu zaman kafama buyruk takilmayi, istedigim seyi kimseye hesap vermeden istedigim zamanda istedigim sekilde yapmayi severim. Kemal ile ben birbirimizin hislerine, dusuncelerine, davranislarina o kadar cok onem veriyoruz ki bazen acaba Kemal ne der, acaba Vesile ne der diye kafamiz, dusuncelerimiz, ruhumuz bir kapanin icindeymis gibi bunaldigimiz olurdu. Sebebini bilmedigimiz bir huzursuzluk icinde oluruz, kendimizi anlamsiz yere hesap verme zorunda hissedip geriliriz.

Kemal gidince ilk once evde super bir temizlik yaptim. Her yeri bir guzel sildim supurdum, duzenledim yerlestirdim. Ne zaman birseyleri toplamamiz gerekse, ben atip rahatlama o ise duzenli bir sekilde baska yere koyma egiliminde oldugundan esyamiz hic azalmaz ama yer degistirirdi. Kemal`in yoklugunu firsat bilerek eski brosurleri, faturalari, gereksiz butun dokumanlari elden gecirdim, attim. Icimde hic bir sucluluk ve huzursuzluk olmadan bu isi yaptigim icin cok mutluydum. Karisan eden yoktu, gel otur yoruldun, illa dinlen diyen yoktu, yarin yapariz, sonra bakariz bosver simdi diyen de yoktu. Basladigim isi istedigim gibi , istedigim zamanda bitirme ozgurlugune sahiptim.  Yorulup tukeninceye kadar calistim.

Sonra yaptigim yemekler konusunda cok da endiselenmiyordum. Kotu de olsa, cocuklarla ben hoppadak yutuyorduk ne olursa. Kemal de yemek konusunda hic secim yapmaz ve bir sey demez ama 3 gun ust uste stirfry yaparken hic tereddut etmememin sebebi onun burada olmayisiydi. Ufak farkiliklar yaparak, (bir gun durum, bir gun noodle, bir gun sade) cocuklarla ben hic sizlanmadan ne varsa masada, istedigimiz saatte yiyorduk yemegimizi.

Televizyonda soz sahibi olmaksa baska bir ayricalikti Kemal gittikten sonra elime gecen. Benim sectigim filmler hep agir ve uyku hapi gibi oldugundan Kemal cogunlukla izlerken koltukta uyuya kalir, ben de yanlis secim yapip uyuz bir film sectigim icin sucluluk duyardim. Simdi berbat da olsa kendim yapiyorum secimimi, izlerken hafifim, begenmezsem kapatiyorum, begenirsem de kalbimi zenginlestiren ve bana ilham veren parcalarini kendime saklayip ruhen zenginlestimi hissediyorum.

Son ses muzik dinliyorum bir de… Bazen cirtlak sesimle bagirarak eslik ediyorum, bazen de dans ediyorum mutfakta kendi kendime.

Bugun sabah uyandik, kizlarla kahvalti hazirladik. Kemal hafta sonlari kahvalti sofrasini doldurur. Cesit cesit , turlu turlu tarifler masaya sigmaz. Hazirlarken cok sey yapmak cok zaman alir,  ben cok acikir, asabilesirim. O yok diye sadece ne yiyeceksem onu koydum masaya. Cocuklar da kendilerine pancake yaptilar. Dengeli olduktan sonra illa bunu yiyin illa sunu yiyin diye israr etmedim onlara.

Arkasindan cocuklara odevlerini yapmalarini soyledim cunku kedi bakmaya disari cikacaktik. Onlar odev yaparken Ayse Kulin`in Handan kitabini bitirdim (hic begenmedim). Disariya cikmamiz oglen vaktine denk geldi ve cocuklarin yavas yavas acikacaklarini bildigimden bir cantaya hemen birkac bir sey attim. Once kedilere bakmaya gittik. Cikinca havanin cok guzel olmasindan yararlanmak istedik ve Kings Park`a goturdum kizlari. Hic gitmedigimiz yerlere dogru araba surup parkin degisik yerlerini gormek istedim. Kizlar acikmaya basliyorlardi. Arabayi park edince, findik fistik, meyve vs. ellerine verip onlarla ufak bir yuruyuse ciktik. Cok keyifliydi. Etrafimiz agaclarla cevrili, dar bir yuruyus yolundan yuruduk. Zaman zaman solumuzda ortaya cikip maviligi ile gozlerimizi kamastiran Swan Nehrine bakmak icin durduk. Kus civiltilari ve Avustralya agaclarinin garip tohumlari yuruyusumuze eslik etti. Yorulunca geri donduk hemen. arabada cocuklara Tuna to Go verdim. Kraker ve ton baligi, kolay yemelik bir sey. Sonra Parkin baska bir alanina gittik. Selaleler, ordekler, cimenler ve gunes. Kizlarla uzandik, oynadik, konustuk. Arkasindan DNA tower denilen bir kuleye ciktik. Birkac resim cektik. Cok yorulmustuk ve Ipek`in yarin gidecegi dogum gunu icin hediye almamiz gerekiyordu. Cabucak arabaya atlayip once kutuphaneye gittik, aldigimiz kitaplari verdik, yenilerini aldik. Sonra BigW`ya gidip Kristy nin hediyesini aldik. Ordan cabucak et alip eve geldik. Cocuklar disarida oynarken ben aksama yine stirfry yaptim (sebze ve et bir arada ve kolay hem de cabuk pisiyor- bu yuzden bu yemegi cok seviyorum).

Eve gelince bir gune bu kadar aktiviteyi sigdirmayi basardigim icin kendimle gurur duyuyordum. Hem cocuklar eglendi hem pratik hem verimli guzel bir gun gecirdik, diye dusunuyordum. Kemal yanimizda olunca yemek fasli uzuyor, nerede yiyelim, ne yiyelim, ne zaman yiyelim telasina dusup gezmelerden cok keyif alamiyoruz diye aklimdan gecirdim.

Simdi bunlari okurken bana kizma, anlatmaya calistigim tek sey bir kisi olunca karar vermenin, plan yapmanin daha kolay olusu. Iki kere dusunmen gereken hic bir sey yok, ozgursun!

Aksama dogru yorgunlugum artiyordu. Cocuklar yemeklerini yedikten sonra onlara ev yapimi slime sozu verdigim icin mutfakta bir saate yakin ugrasip o yapis yapis deneyi yaptik. Oturma odasina gelip cocuklarin yere attiklari esyalar uzerinden hoplayarak yolumu buldum. Kristy`nin hediyesini paketledik, Ipek`e bir kart buldum, onu yazmasini soyledim. Ipek`in eski kemanini Gumtree uzerinden sattim, yarin birisi gelip alacak diye onunla birlikte verecegim eski kitabi aramaya basladim. Defne mutfaga giderken yerdeki esyalara takildi yere kapaklandi. Cani yandi, optum onu, ortaligi toplamaya koyuldum. Ipek ile Defne bilgisayar odasina gittiler. Defne`nin waste ettigi davetiyeler icin kavga etmeye basladilar. Bugun arabada da birbirlerine bagiriyorlardi ve onlari o ses tonunu kullanmamalari icin uyarmistim defalarca. Sonra bagrismalar artti, ben bir yandan ortaligi topluyorum bir yandan da sinirime hakim olmaya calisiyorum. Derken Defne bir ciglik atti arkasindan karnini tutarak ve  cok acili bir sekilde aglayarak odadan cikti. Tepem atti. Ipek bana vurdu, dedi. Iceriye gidip Ipek`in koluna oyle bir vurdum ki parmaklarim sizladi. Bir de guzel kizdim ona, kardesine bir daha asla vurma, ona vurmaya hakkin yok, onun canini acitmaya hakkin yok, diye. Sonra cektim gittim yatak odasina. Ipek bu sefer aglamaya basladi. Biliyordum zaten onu benden cok sevdigini biliyordum, vs. vs. Derin bir nefes alip yanina gittim. Uzun uzun konustuk. Sonra Defne`yi de cagirdik. 10 dakika sonra hepimiz birbirimize sarilmis, salya sumuk agliyorduk.

Onlara sunu soyledim, biz burada sadece 3 kisiyiz, birbirimize iyi bakmamiz, koruyup kollamamiz lazim. Defne hastaliktan daha yeni cikti, az once de cok fena dustu, kendi gozlerinle gordun. Seni kizdirirsa bana soyle ama ona vurma. Ipek de Defne`nin onu hic yalniz birakmadigini, nereye gitse geldigini, her seye nane oldugunu ve bu durumun onun sinirlerini cok bozdugunu soyledi. Defne cogu zaman dusuncesizce davranislarda bulunuyor, sonunu dusunmeden aklina ilk gelen seyi yapiyor. Artik ondan daha olgunca davranmasi bekledigimi, yapacagi seyleri once bir aklinin suzgecinden gecirmesi gerektigini anlattim ona. Pek anlamisa benzemiyordu, bence soylediklerim bir kulagindan girdi, bir kulagindan cikti.

Ipek sonra ben babayi cok ozluyorum, dedi. Defne de ona katildi. Ben de babayi ozluyorum ve eminim o da bizi cok ozluyor dedim ama Amerika`ya gitmesi gerekiyordu dedim. Bu sefer kizlar biz Amerika`ya gitmek istemiyoruz, dediler. Sonra herseyin nasil birden bu asamaya geldigini hatirlamaya calistim. Ne yapiyoruz, neden yapiyoruz, iyi mi yapiyoruz… ? Babanizin denemesi lazim kizlar, dedim. Bu onun yasayarak gormesi gereken, karar vermesi gereken, iskalamamasi gereken bir sey. Bu onun imtihani. Eger denemezse neyin iyi neyin kotu oldugunu, hangi kararin verilmesi gerektigini hic bilemeyecek. Bizim tek amacimiz size simdiki sartlardan daha iyi bir sekilde bir gelecek armagan etmek. Bunun icin calisiyoruz. Bu donem hepimiz icin zor, eminim baba da cok zorlaniyordur ama yapabilecegimiz tek sey birbirimize destek olmak, sevmek ne olursa olsun birbirimizi koruyup kollamak, dedim.

Cocuklari yatagimiza goturdum, yorgunluktan catallasmis sesimle onlara 5 sayfa Charlie and the Chocolate Factory okudum. Uyurken bana sarildilar, her seyi unutmus gozleriyle birbirlerine baktilar, sanki hic bir sey olmamis gibi kitaba gulup keyifle dinlediler. Aksamki kavga ve diger yasananlar bir bulut olup kaybolmustu. Tombul ellerini tuttum kizlarimin, ipek saclarini oksadim.

Kemal` in varligi yumusacik ve kalin bir battaniye gibi. Zaman zaman sicagindan bunalsak da, altinda boguluyor gibi hissetsek de aslinda bizi guvende hissetiren o. Zaten toplasan 4 kisiden olusan bir aileyiz. Ne kadar genis akraba cevremiz olsa da uzakta, burada 4 kisiyiz,ama su anda 3. Battaniye olmadan yatakta zipladik, taklalar attik, ozgurlugun, hafifligin, yaramazligin tadini cikarttik ama sonunda usumeye basladik. Cani gonulden diliyorum, cocuklarim ve biz bu imtihandan guclenerek cikalim. Belki henuz goremedigimiz, anlamadigimiz bir sey var ogrenmemiz gereken. Hayatin bize vermek istedigi mesaj neyse, gonul gozumuz acilsin da dersimizi alalim. Ben yavas yavas anliyorum. Tek basina bir aileyi surdurmeye calismak zor is. Kemal`in hayatimizdaki yeri ve onemi sandigimdan, gordugumden, bildigimden cok daha fazlaymis. Kendimi ne kadar guclu biri olarak gorsem de aslinda bana guc katan Kemal `mis.

Bir hayati paylasmak cok zor zanaat. Kimi zaman korlesiyor kalbimiz, duyularimiz hassasiyetini yitiriyor ve gorusumuz bozuluyor, varligina alisiyoruz ve sevgisini kaniksiyoruz esimizin. O zaman soyle bir ayrilin birbirinizden. (Tatil icin degil ama, o zaman hic anlamiyor insan. Biz Turkiye`de iken Kemal`den ayri 2 ay tatil yaptik hic bu kadar koymadi.) Aynen bizim yaptigimiz gibi, ne yapiyorsaniz bir de esiniz olmadan hayat edin o hayati: okulsa okul, ise is,  evse ev …  Kendimi 4 parcali biz yap boz gibi hissediyorum ve bir parcam kayip. Koltugun ve kumandanin bana kalmasindan, tuvalette istedigim kadar kalmaktan ve evin tek hakimi olmaktan cok hoslaniyorum ama seni cok ozluyoruz Kemal Yilmaz…

Annem ile babam tam zit kisilikteler! Annem bir gun bana dedi ki, kizim evlendigimiz gunden beri ben babani baban da beni degistirmeye calisti. Yillar gecti, simdi o benim gibi oldu, ben de onun gibi oldum ama bu halimizle bile yine birbirinden tamamen farkli insanlariz, orta yolu bulamadik!

Merak ediyorum, Kemal ile ben de mi oyle olduk acaba? Ben iskolik, olesiye calisan, yaptigi is ne olursa olsun hep beklentiden fazlasini vermeye calisan biriyim. Itiraf etmekten cekinsem de isim cogu zaman hayatimi tamamen elimden eliyor, ailemi, cocuklarimi ve en cok da kendimi ihmal etmeme sebep oluyordu. Hayatimin merkezinde isim vardi. Kemal ise, takma kafana, meslegini sev ama calistigin sirekete asik olma cunku onlarin seni sevmeyi ne zaman birakacaklarini bilmezsin, derdi. Onun icin is kendini uzmeye degmeyecek bir seydi. Is yuzunden benim moralimin bozulmasini hic anlamazdi. Is ile ilgili bir konuda kaygilaninca bana hemen gercekte neyin degerli oldugunu hatirlatan konusmalar yapardi.

Gel zaman git zaman Kemal Amerika`ya gitti. Ben de baska bir okulda baska bir ogretmen ile staj yaptim. O stajda gordum ki, benim yaptigim normal calisma degil, delilik! Beynim surekli neyi daha iyi nasil yaparim diye sormaya programlanmis ve boyle oldugum icin bana bu meslekte huzur yok. Kendimi kontrol edemedigim icin normalden on kat daha yipraniyorum. Yaninda staj yaptigim ogretmen 25. yilinda, canli, mutlu, hayat dolu. Meslegini seviyor. Kendini tukenmis hissetmiyor. Bunun sirri da bosvermesi!. Cocuklar mutlu, kendi mutlu. Benim gibi her cocuga bir sonraki adimi atmasi icin baski yapmiyor. Isteyen cocuk resim ciziyor, isteyen boya yapiyor. Yok sen daha iyisini yapabilirsin, gel sana 4 basmakli sayilari toplamayi ogreteyim diye kasmiyor. Ben de yavas yavas anladim ki calismak bana gore degil! Ben sinir koymayi, bir adim geride durup bu yaptigim delilik mi diye dusunmeyi bilmiyorum. Veliler ister gece yarisi mesaj atsinlar, hafta sonu vs. dinlemeden hemen cevap veriyorum. Toplanti oncesi millet hic bir sey yapmazken ben sayfa sayfa not hazirliyorum. Karnede herkes kes yapistir yaparken ben her ogrenciye ozel bilgi ve mesaj yazmak icin gunlerce ugrasiyorum. Bu gunlerde okumaya basladim. Is ve yasam dengesi hakkinda ogrenmem ve uygulamam gereken cok sey var. Artik hafiften bir ses, bos ver Vesile diyor. Olmasa da olur, yapmasan da olur, zorunda degilsin, takma diyor. Bugun yandaki ogretmen Vallum mu aldin, cok leyla gorunuyorsun dedi bana. Yok dedim, bir sey yok!….

Ote yandan Kemal orada henuz 2. pazartesine uyanirken neden is bulamadim hala diye kaygilanmaya basliyor ve kendimi ona rahat olmasini, sabretmesini, bir sey kafaya takmamasini soylerken buluyorum. Keske saatlerimiz uysa, bir fincan kahve keyfini paylasirken uzun uzun konusabilsem onunla. Mutlulugunun, huzurunun, sagliginin her sey onemli oldugunu. Is konusunda hic bir sey dert etmemesini ona anlatabilsem uzun uzun. Is dedigin nedir ki? Benim telefonun oteki ucunda onun neseli sesini duymam her ise bedel…

Work life balance

Buyuk sirketlerden birisinin CEO`su soyle demis:

Hayat bir oyuna benzetilebilir. Elinizde 5 tane top oldugunu varsayin: isiniz, aileniz, sagliginiz, arkadaslariniz ve Spirit (nasil isterseniz oyle yorumlayin) . Hedefiniz bu toplari jonglor gibi havada ayni anda dondurebilmek! Bir sure sonra anlayacaksiniz ki isiniz aslinda kaucuk top gibidir, yere dusurseniz bile tekrar sekerek size geri gelecektir. Ancak diger toplar: aile, saglik, arkadaslar ve spirit kristal toplardir. Onlardan birisi catlayip, kirilip veya tuzla buz oldugunda zarar geri dondurulemez. Hayatta bunu hep aklinizda tutarak adim atin.

Is yerinde verimli calisin ve isten zamaninda ayrilin. Ailenize, arkadaslariniza ve kendinize hak ettiginiz zamani ayirin. Unutmayin : value has a value only if its` value is valued.