Bebeğimi beklerken!

9 Ay 10 günlük yolculuğun sonuna geliyoruz. Sevgili doktorum Herman İşçi’nin verdiği tahmini doğum tarihi 15 Mayıs. Ama ikinci çocuklar, eğer de kız çocuksa biraz daha erken doğabiliyormuş. Hamileliğin bu dönemi çok garip. Bebeğimin hemen doğmasını istiyorum ama bir yandan da en az 3.5 kiloyu tamamlasın istiyorum. Karnıma kocaman bir basket topu bağlı gibi öne eğilince kaburgalarım batıyor, arkaya yatınca nefesim kesiliyor, en rahat pozisyon soluma yatmak o zaman da bir süre sonra sol kolum, omzum, bacağım vs. uyuşuyor ve sızlıyor. Bu günlerimin son rahat günlerim olduğunu ve bebeğimin eninde sonunda zaten doğacağını biliyorum ama çok sabırsız bir insanım ve zor- kolay ne olacaksa hemen olsun istiyorum. Başka hiç bir işe konsantre olamıyorum aklımda sürekli “acaba bebek ne zaman gelecek?” sorusu var. Uykusuzluk bu dönemdeki ayrı bir sıkıntı. Gece gündüz hiç uyuyamıyorum, bir türlü o tatlı rüyalar alemine dalamıyorum, her zaman huzursuz ve tetikteyim. İpek kızım bu aralar biraz hasta gece sürekli kalkıp öksürüyor, bazen kusuyor belki de uykusuzluğum biraz da ondandır. Bu aralar İpek’i doya doya öpüyorum, kokluyorum, ona sarılıyorum, kitap okuyorum, bebek doğunca ona yeterince ilgi gösteremeyeceğimden korkuyorum. İnşallah korktuğum gibi olmaz. Bebek şekerlerimiz, giysilerimiz, yataklarımız vs. hazır. İpek’te edindiğim tecrübeler hissettiklerimi (ve inşallah da yaşayacaklarımı) inanılmaz etkiliyor. Abartacak bir durum olmadığını, çaresiz olmadığımı ve herşeyin gün geçtikçe kolaylaşacağını bilmek çok rahatlatıcı. Duygusal değişiklikler şimdiden kendini gösteriyor. Herşeye ağlayasım var, üzücü bir olayı kafamdan silip atamıyorum ama şöyle dışarıdan bir gözle baktığımda annemin yanımda olması, eve her gün bir yardımcının gelmesi, kocamın beni hep sevdiğini ve bana hep destek olacağını bilmek, kızlarımın önemli bir sağlık probleminin olmaması vs. bunların her biri tek başına mutlu olmaya yetecek büyük nimetler. Şükredip mutlu olmam gerektiğini kendime telkin ediyorum. Billur kızımı da kucağıma alıp o mis gibi bebek kokusunu içime çekmeyi, İpek’le birlikte elele tutuşup parklarda üçümüzün oynayacağı o güzel günleri sabırsızlıkla bekliyorum. İnşallah her şey dilediğimiz gibi olur:) Uzun süre yazamayabilirim, İnşallah doğum ve sonrasını kolay atlatınca tekrar düzenli ve sık sık yazarım. Hepinize sevgiler.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *