Bizim buralar:)

Size biraz daha bizim buralardan bilgi vereyim. Dikkat edin bizim buralar diyorum, yavaş yavaş aramızdaki buzlar eriyor yani:)

Büyük bir sinema kompleksi var. Vizyon filmerinin oynatıldığı çok sayıda büyük salonu var. All tickets sadece 3 dolar. Salı günü ise 1 bucuk dolar. Adı Marcus Value Cinemas. Ailecek Emoji filmine gittik. Çok uzun zamandır ailece bir filme gitmemiştik. Çok keyif aldık, en iyi tarafı da hepimiz için sadece 12 dolar ödemiş olmamız. (Perth te en indirimli (Optus abonelerine) bilet 9 dolar. Ortalama sinema bileti de 15 dolar.)

Bu hafta sonu Kemal ile birlikte çok iş hallettik. Ona bir oda kiraladık. Whitefish Bay denilen bir semmte. Çocuklu aile olduğumuz için nereye yerleşeceğimizi tıpkı Perth’te yaptığımız gibi okullara bakarak seçiyoruz. O mahallenin okulları iyiymiş. Kemal geçici olarak (biz gelene kadar) kendine ait banyosu tuvaleti olan bir yerde kalacak. Ev sahibi odasını kiraya veriyormuş ve kendisi sık sık seyahat ediyor ve evin diğer katında yaşıyor o yüzden umuyoruz Kemal rahat edecek.

Hayvanat bahçesine gittik. Yaprak döken ağaçlar bu mevsimde çok güzel bir renge bürünüyor. Doğası çok güzeldi. Hayvanlar Perth’tekilerden daha kara yazılıydı (Urfa deyimi yine). Yerleri dardı ve Perth’teki gibi eğitici showlar filan yoktu. Kafeslerin arkasında sanki sahipsiz kimsesiz duruyorlardı. Perth’te bakıcılar ve gönüllüler öyle iyi bakıyorlar ki hayvanlara, etkinlikler yapılıyor, gösteriler yapılıyor, hele orangutanların yerleri dünyadaki en büyük özenle yapılmış muhteşem bir yapı. Orda bir community ruhu hissediliyor. Burda ise sanki bir tane bile görevli yoktu ortalıkta. Hayvanat bahçesinin içindeki kiosklar bağımsız 3. şahıslar tarafından kiralanıyor.Mini tren, Pony binme, yüz boyama, karikatür, dondurma, teleferik  vs. hep dışarıdan gelen alakasız kişiler tarafından işletiliyor. Öyle olunca da Perth teki hayvanat bahçesinin ruhunu güzelliğini burda bulamadık.

Bugün yine bilim müzesine gittik ailecek. Kızlar Design Lab denilen bir aktivitede saatler geçirdiler. Biz de Kemal ile taşınmanın detaylarını konuştuk. Çocuklar için tam da Mr. Maker usulu bir duvar boyunca 40-50 tane çekmecenin içinde craft yapma malzemesi vardı. Masalarda masking tape, hot glue gun, zımba, makas ne ararsan var. Çocuklar bir restoran menusu gibi duzenlenmiş menüden istediklerini yapıyorlar veya tamamen yaratıcı davranıp kendi istediklerini yapabiliyorlar. İpek kendine çok süslü bir üçgen bir yastık yaptı (sonra da bana 30 dolara satmaya çalıştı) Defne ise popsticklerden bir ev yaptı. Hot glue gun ile harikalar yarattı.Geri dönüştürülebilen malzemeler ne kadar güzel bir şekilde kullanıma sunulmuş, çok beğendim. Orada çoğunluğu Hintli aileler vardı. Çocuklu, normal, birlikte aktivite yapan normal (bak yine normal dedim!) aileler görmek güzeldi.

Ordan çıkıp berbere gittik. Kemal saçını kestirdi. Sonra aldığım bir saç ürününü iade etmeye gittik. Bir saç kremi alıp kullandım, başka yerde çok daha ucuz fiyata gördüm o yüzden iade etmek istedim. Utana sıkıla kasaya yaklaştım, fiş olduktan sonra sana sordukları tek soru kredi kartına mı iade edelim nakit mi istersin? Çabucak ve sorunsuz (no fuss diyorlar burda) iademi aldım, çıktım.

Buranın en güzel yanı gece yarısına kadar veya bazen 24 saat açık dev süpermarketlerin olması. Saat 4’te veya 5’te her yer kapanacak diye telaşa girmeye gerek yok. Non-stop alışveriş, her saat her zaman her bütçeye uygun şeyler var. Yeter ki sen iste. Kapitalizmi yuvasında yaşayarak görüyoruz.

Yarın da Domes denilen bir yere gideceğiz. Botanik parkı gibi bir yermiş. Ha bu arada her ayın ilk perşembesi şehir müzesi bedava. Her ay bir gün hayvanat bahçesi bedava. Pazartesi günleri de bu botanik parkı Milwaukee residents için öğlene kadar bedava. Bazı akşamlarda sanat müzesi filan da ücretsiz. Böylece herkesin önemli yerleri bir kere görmesi en azından böyle bir imkana sahip olması hedefleniyor. İyiymiş, o da hoşuma gitti.

Buranın aktivitelerini gördükçe daha ısınıyorum buraya. Öyle ahım şahım değil ama birkaç yıl yaşanılabilir. Yaşam giderleri çok yok. Restoranlar açık, insanlar sokakta, alışveriş hep var. Perth’teki gibi insanlar kabuğuna çekilince ıssızlaşan sokaklar pek yok ama Perth’teki muhteşem plajları, elit görünümlü insanları, çocuk oyun alanlarını, yeşil konforlu parkları, açık hava barbeküsünü, piknik masalarını filan çok arıyor gözlerimiz.

 

2 comments

  1. Emel Allan says:

    Merhaba Vesile,
    Severek okudum ama biraz da uzuldum :(( Sen Perth’den gideceksin diye. Tanismayi umuyordum. Bol sanslar diliyorum. Takipteyim.

  2. Kemal says:

    Selam Emel, hiç merak etme bir çok şeker arkadaş var orda. Hiç yabancılık çekmezsin, öyle iyiler ki seni hiç yalnız bırakmazlar:)- Bu arada ben Vesile, Kemal’in bilgisayarından yazıyorum:)

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *