Destination Imagination

DI yani Destination Imagination daha once hayatimda hic duymadigim bir seydi. Okuldan gelen bir email ile ogrenciler icin yaraticilik, problem cozme ve esnek dusunme becerisini gelistirecek, takim calismasina dayali bir kulup kurulacagini onun icin de gonulluler arandigini okudum. Bir aksam toplantiya gittim. Okuldaki kutuphaneci de gonullu olmusu, bizi team manager yapip ayni takima koydular. Sonra egitimler filan basladi. Kasim ayindan baslayarak Mart ortasina kadar her persembe 2:45’ten 5’e kadar 7 kisilik ogrenci grubumuzla bulustuk, calismalar yapip DI turnuvasina hazirlandik. Eger siz de ilgileniyorsaniz Destination Imagination’i biraz arastirin. Meger bu dunya capinda duzenlenen cok buyuk bir organizasyonmus. Cocuklar bir kategori secip o alanda sunumlarini hazirliyorlar. Engineering, Fine arts, improvisation, service learning filan diye farkli kategoriler var. Biz service learning projesindeydik.  Hic bir yetiskin mudahalesi olmadan bir sunum hazirlamasi gerekiyor ogrencilerin. Yuruttukleri kampanyayi anlatan ama ayni zamanda suspense ve heyecan uyandiran 8 dakikalik bir tiyatral gosteri yapmalari gerekiyor. Bizim cocuklar bu sunumdan oldukca yuksek puan aldilar, ama sizin eyalet secmelerine gidebilmeniz icin bir de instant challenge denilen ,turnuva gunu orada o anda sunulan bir calismayi da basarili bir sekilde tamamlamaniz gerekiyor. Bizim cocuklar instant challenge de basarili olamadilar cunku kendilerinden ne istendigini tam olarak anlayamadilar. Zaten cok karisik bir etkinlikti, ben de bir sey anlamadim. Cocuklara hak vermemek elde degil. O yuzden biz elendik ve eyalet secmelerine gidemedik. Cok hayal kirikligi yasadik ama yine de kulup suresince cocuklar degisik oyunlar oynadilar, baskalari ile uyum icinda calismayi ogrendiler ve ellerinden gelen en iyi sekilde sunumlarini hazirladilar. O yuzden bir kayip olarak gormuyorum ama bir seyi biliyorum. Seneye gonullu olmayacagim. Son haftalarda neredeyse haftanin her gunu bulusur olmustuk, haydi ben bilmedim tongaya dustum de boyle her seye gonullu olan anneler nasil islerini bitirebiliyor, hayatlarini nasil surdurebiliyorlar vallahi hayret ediyorum.

Bizim ofis kutuphanenin icinde ve kutuphaneye gonullu gelen anneleri goruyorum, bazilari her gun burada. Vallahi takdir ediyorum onlari. Bu yasima geldim hala hayatimi bir rutine bir duzene oturtamadim. Ev temizligi desen misafirden misafire (Kemal cok gicik oluyor buna) yemek desen, cabuk, pratik olan bir tek cesit yemek, cocuklar desen her turlu sorumlulugu onlarin uzerine attim, bazen saclari baslari (Defne’nin sadece) darmadagin, odalarinda obek obek kiyafet yerde… Spor zaten yok, keyif dedigimiz sey bir fincan turk kahvesi, o da haftada bir iki kere. Hem de 10 dakikada bitiyor minicik fincanlar! Okulda yine biraz derli topluyum ve her seye yetisiyorum ama genel olarak hayatin islerine yetismek, gailesi ile ugrasmak konusunda cok basarili degilim. Degil gonullu olup baskalarinin islerine kosmak, ben kendi hayatimi bile bir hal yoluna koyamadim…

Bazen diyorum, ben yasamayi bilmiyorum. Yani hayati planlayarak duzenli degil de gelisine yasiyorum. Her gece basimi yastiga koydugumda omrun sonuna bir gun daha yaklastigimi, bir gunu daha tukettigimi ama cok da basarili bir eser ortaya cikarmadigimi dusunuyorum. Bir duvari insa eder gibi itina ile yerlestirmek yerine taslari; gelisiguzel yamuk yumuk insa ediyorum duvarimi. Bazi gunler gozume cok guzel gorunse de genelde dermecatma ve cok da saglam olmayan bir duvara benziyor benim hayatim yani.

Sonra bu videoyu izledim ve ogrendim, aslinda herkes boyle hissediyor…

Destination imagination yani, oyle bir hayat hic bir yerde yok…

Nerden nereye geldik ya?!!?

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.