Diyette ikinci gün!

windowKaratay’a uyduk, zeytinyağlı fasulye, peynir, fasulye pilaki, balık ızgara, bol salata derken kendimizi fasıl sofrasına bulduk. Fonda da dünyaca ünlü bir ud sanatçısının insanın içine işleyen ezgileri eşliğinde kızlar balık ve çikolatalı süt (igh!!) içtiler, Kemal’e bir duble rakı koydum, ben de heves ettim ama sadece yarım bardak bira içebildim (gitti diyet!). Arada bir iyi oluyor böyle.
Dün gece Defne ateşlendi, ilaç verdim, yanında uyudum. Sabah da 6 da uyandık ailecek. Kemal’in dışarıda halletmesi gereken işler vardı, ben kızlarla evde kaldım. Sabah Defnem yine ateşlendi, başım ağrıyor, kolum ağrıyor, karnım ağrıyor deyip durdu, sonra kahvaltıda yediklerini çıkardı. Avustralya’ya geldiğimizden beri Defne 3. kez aynı seyirde giden bu hastalığa yakalanıyor. Allah’tan her seferinde daha çabuk atlatıyor. Bugün yediklerini çıkarttıktan sonra biraz uzandı, televizyon izledi sonra yavaş yavaş kendiliğinden iyileşti. Öğlen gibi bir şeyi kalmamıştı. Sonra yine birlikte oyunlar oynadık, kitap filan okudum onlara. Oglenden sonra saat 4 bucukta denize gitmeye karar verdik, hava çok sıcaktı çünkü. Deniz çok iyi geldi, eve gelip duş alınca yemek sofrasında mest oldular, çabucak da uyudular.
birds
Dışarıda bir şey farkettim. Her yer çöp dolu. Bildiğimiz çöp değil de eski ev eşyaları diyelim. Meğer Ocak ayı son haftası belediye “Verge side collection” yapıyormuş. Yani büyük ıvır zıvırları dışarı atmak bu ara serbest. Normalde her eve ait “wheelie” denilen tekerlekli çöp kutusu var. O çöp kutusuna sığmayan bir atık varsa, (büyük plastik kutu, ağaç dalları, bisiklet, eski buzdolabı falan filan) onu dışarı atamıyorsun, atsan bekçiler gelip sana ceza yazıyorlar. Belli dönemlerde büyük atık toplanıyormuş ve bu yüzden bugünlerde herkes eski mobilyasını, fırınını filan yollara atmış. Burdaki insanların ıvır zıvır biriktirmeye ne kadar meraklı olduğuna böylece bir kez daha şahit olduk.
Mobilyaların hepsi aynı tip, bizim oymalı, taşlı, süslü asortik mobilyalarımızı bulmak imkansız. Buraya gelmeyi planlayanlar “Pine Discount”, “Fantastic Furniture” mağazalarının online kataloğuna bakabilir. Jarrah denilen bir malzeme var, Avustralya Okaliptus Ağacı, en makbul mobilya Jarrah’dan yapılanı. MDF kaplama filan pek yok buralarda. Bugün pek bir haber yok, malum Pazar. Yarın da resmi tatil,sonrasında bakalım bizi neler bekliyor. Ne olursa olsun, gelen, yaşanmayı bekleyen yepyeni bir gün!
Heyoo bu arada 200. postmuş bu, başta farketseydim daha özel birşeyler yazardım. jarrah marrah gitti 200. post:)
new-day

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *