Dostlar

Bugun Christmas Day, her yer kapali ve resmi tatil. Bu gun genc arkadas grubuyla takildik. Hakanlarin evinde son derece guzel bir gece gecirip calip soyledik. Bir suru yeni arkadas ile tanistik, her birinin enerjisi bizi tazeledi. Buraya cogu okumaya gelmis ama simdi geri donmek istemiyorlar, her birinin hikayesi ayri. Kemal sazi eline alinca bu genclerdeki repertuar bizi sasirtti, cunku burada hic ummadigimiz insanlar turku dostu cikiyor. Sanirim hepimizin beyninin bir yerine kazinmis, genlerimizdeki melodiler artik turkuler. Bahceye masa kurulmus, ay isigi ve yildizlarin altinda raki kokusu mangalda pisen lezzetli yemeklerin kokusuna karismis. Saz ile inisli cikisli, kimi zaman hararetli kimi zaman uzgun sarkilar turkuler soyledik. Sonra nargilenin kokusu da karisti geceye. Cok keyif aldik, cok gulduk.

Ipek simdi tutturmus Christmas partisi yapalim diye, kizim dedim parti yapinca ne olacak? “Guzel yemeker yapacagiz ve baba da sazini calacak“ dedi. Aklima kendi cocuklugum geldi. Bizim evde kultablalari sigara izmaritleri ile dolar, raki kokusu, sigara dumani, kavunun tadi esliginde nice guzel turku ahenkle birbiri arkasina baglanirdi. Cocuklar da boyle gecelerde hep findik fistik yer, normalde biraz da gozden uzak kaldiklarindan istediklerini yaparlardi. Ipek ile Defne de kitaplarini okudular, rainbow loomband ile bileklik yapip televizyonda bolca Barbie izlediler. Arada sirada yanimiza gelip masadaki cerezlerden otlandilar, sarkilarimizi dinlediler. Umarim ileride onlar da boylesi guzel dostlar ile geleneksel bir sazli sozlu sofrayi paylasmanin keyfini yasarlar.

Bu gece bir arkadasla konusurken bir sey farkettim. Turkiye`nin gidisatinin ne kadar berbat oldugunu konusuyorduk. “Bazen kalip orada mucadele etmek yerine kolay yolu secip yurt disinda yasamayi sectigim icin sucluluk duyuyorum.“ dedim. O da bana, aslinda bu hic de kolay yolu secmek degil, dedi. Tek basina gelip, yepyeni sifirdan hayata tutunmaya calismak, buyuk mucadele gerektiriyor, insanlar sevdiklerini, annelerini babalarini geride birakmak zorunda kaliyorlar diye ekledi. Hakikaten Comfort Zone denilen konforlu oldugumuz cemberi birakip yeniden baslamak aslinda buyuk mucadele gerektiriyor. Sanirim idealist dusuncelerin beni daha fazla kemirmesine ve gelisimiz konusunda surekli sucluluk duymaya artik bir son vermeliyim. Belki Turkiye`de kalsaydim oturup bu iki satiri yazacak, bir birey oldugumu ve soz hakkimin oldugunu hatirlamami saglayacak ne enerjiyi ne de zamani bulamayacaktim. Bugun iste buradayim, iyisi ile kotusu ile hayatta olmam gereken yerde, solumam gereken havayi soluyorum, Allah`in hepimize hayirli kaderler yazmasini diliyorum, cok dusunmeyin, mutlu olun yeter:)

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *