İlk Haftanın Ardından

Dün detaylı bir temizlik yaptım, “medeni memleketin herseyi kolay canım” dermisim:) Şaka şaka sonradan görme olmamaya kararliyim ama zaman bizi ne yapar bilemiyorum.
Burada is bulma sürecinde yol gösteren birkaç kurum var, orada Kemal’in onlarla görüşmesi vardi, gitti. İs bulman iki üç ayını alabilir, cok iyi becerilere sahipsin ama bu bölgede IT isleri cogunlukta değil filan demişler. CV ile ilgili bazı değişiklikler önermişler. Aksiyon planı çizmişler filan. Kurumlar insanların kendi islerini kendilerinin bulmalarını istiyor, sadece danışmanlık veriyorlar. Biz yavaş yavaş Bati Avustralya’nin Perth disindaki bolgelerindeki eleman arayan sirketlere CV göndermeye başlıyoruz, nerede iş olursa oraya yerleşeceğiz. Burada herhangi bir yerden belge almak icin basvururken ( kütüphane, savcılık, öğretmenlik denkliği,ehliyet, vs) sürekli 100 puan degerinde kimlik görmek istiyorlar. Pasaport 70 puan ediyor, bunun üzerine 30 puan getiren bir belgeye daha ihtiyac duyuluyor mesela banka ekstresi. O yok ki ona başvurayım seklinde bir kısırdonguye girebiliyor insan. Bu yüzden bu aralar kimlik kartı biriktirmeye çalışıyoruz. Herseyin bir sırası var, birine sahip olamadan digerini alamıyorsun. Dün Kemal geldikten sonra semtleri tanıma gezisine çıktık, arkadasımıza uğrayıp kahve ictik. Uzun lafın kısası,burada hayat güzel ama halledilmesi gereken isler de var sırada. Kızları arabaya atıyor yola düşüyoruz, arkada birbirlerini yemesinler diye snack box’a meyve, çerez, börek ne bulursam atıyorum. Normalde peşlerinden koşarım, yolculukta ne olursa yiyorlar, kutuyu hep boşaltıyorlar. Cok komikler. Hele bugun yuzme dersinden çıktıklarında öyle açıkmislar ki deniz ürünleri sepeti diye birsey aldım, icinde garip ne var ne yok yuttular, birbirlerinin tabağından kaciriyorlardi:) havası yaradı buranın. Yuzme dersleri harika gecti, öğretmenleri Shasa İngilizce komut veriyor, ipek anlıyor defne de onu taklit ediyordu:) sandalyede oturup onlari izledim, kendimi o kadar mutlu hissettim ki anlatamam. Canım kızlarım…
Sehri gezmeye devam ediyoruz, bugun kiralık bir ev baktık, cok plansizdi, ona başvurmayacağız. Yarın 3-4 ev daha gezeceğiz ve cocukları oyuncak kütüphanesine götüreceğim. Hafta sonu Ozgurlerle iki gunlugune güneye ineceğiz, ortaçağ festivali varmış. Günler dolu dolu, yorucu ama güzel geçiyor. Bugun kuru fasulye- pilav yaptım. Yapacak cok is var, sadece 8. gunümüz ama haftalardır buradaymisim gibi hissediyorum. Cocuklar aksam 7-7:30 gibi uyuyorlar.super:) sabah da aynı saatte uyanıyorlar ama. Sydney’deki tatli mi tatli arkadasım aradı, mutlaka gelin dedi, is bulduktan sonra bir hafta sonu mutlaka kaçmaya karar verdik:) daldan dala atlıyorum, farkındayım ama saat 10’a geliyor ve cok uykum var. Anneciğim babacigim sizi cok öpüyorum, iyi geceler, sevgiler:)

One comment

  1. melike aydemir says:

    merhaba vesile öğretmenim 🙂
    az önce nihan (bulduk) öğretmen ile sizden bahsederken website adresinizi o söyledi. bende hemen yazmak istedim size. mutlu olmanıza cok sevindim. halledilmesi gereken işlerinizi de umarım kolaylıkla halledersiniz.
    buarada ben açı da başladım (sayenizde :)) 2. sınıflarla çalışacağım. geçen yıldan tanıdıgım öğretmenler de var. herşey cok güzel gidiyo yani 🙂
    neyse uzattım, sadece bir merhaba demek ve tekrar teşekkür etmek istedim.
    kendinize iyi bakın..

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *