Özlem üzerine…

Vesile’nin aşağıdaki yazısından sonra, günlerdir içimde biriken özlem duygusunun gözlerimden sel olup akmasına artık daha fazla engel olamadım. Haftalardır da bu konuda kendimi baskılayıp duruyordum. Özlemek, özlem duymak, eksik hissettmek ve bunun için gözyaşı dökmek… Ağlamayı nedense bize çocukluğumuzdan beridir, zayıflık veya acizlik gibi öğretiler Türkiye’de!
Bilakis, aşağıdaki yazıyı okudukça özlediğimi daha çok hissettim, ağladıkça şakaklarımdaki ağırlığa ve gözkapaklarımın ağırlaşmasına rağmen zihnimi biraz daha boşalmış hissettim. Hatta evdeki kavganın/bağırmaların sesi kulaklarımda çınladı! Onca gürültüden sonra, odalarına çekilip kendilerine zaman ayıran kızlarımın yataklarına kapaklanıp ağlamalarını hissettim. Ve en güzeli de bütün olan biteni her zaman olduğu gibi mutlu sonuçlandıran Vesile’nin koltuklarındaki kızların kahkahalarını yaşadım zihnimin içinde.

Vesile, o kadar güzel yazmış ve anlatmışsın ki diyecek kelime bulmakta zorlanıyorum. Keşke şu an duygularımı ve yaşadıklarımı senin kadar güçlü anlatabilseydim. Her konuşmamızda ve her mesajımda size hep söylediğim kelimelerden başka bir cümle gelmiyor aklıma, hele ki bu yoğun duygu akımının içerisinde; “Sizi çok seviyorum” ve “Ben de sizi çok özledim”.

Televizyon kumandası dahil, evde istediğin zamanda istediğini yapıyor olmana ve özellikle de “hafiflemiş” hisetmene sevindim doğrusu. Ben burada halen “geçici” olarak bir yerlerde yaşıyor olduğum için kendimi “ait” hissedemiyorum. Sanırım, iş bulup kendi kiralayacağım yere geçinceye kadar da bu böyle sürecek bir süre. Özlem duygusunun üzerine, bu yalnızlık ve bir başınalık eklediğimde bana olduğundan da ağır geliyor. Bu duygular/düşünceler zihnimi kurcaladıkça, kendime neden burada olduğumu ve bunun ne kadar süreceğini hatırlatıyorum ve önümüzdeki zamanın planını yapmaya çalışıyorum. Olacak olanlar;

– İş bulacağım
– Ev kiralayacağım
– Yerleşmek ve kendimi daha yerleşik hissetmek için ihtiyaçlarımı tedarik edeceğim
– Vesile ve kızlarımız ile ne zaman buraya gelecekleri konusunda plan yapacağız.
beni oldukça motive ediyor. Her ne kadar aklımdan bu basit 4 adımın altında 4.000 tane detay geçse de yine de ilk adımı geçmek için elimden geleni yapmaya çalışıyorum.

Bunun yanında, yalnız başına hareket edebilmemin ve bölünmeden saatlerce başvuru yapıp, ders çalışabilmenin bana faydası olduğunu söylemem gerekiyor. Aylardır yapamadığım sınav hazırlıklarımı 2 haftadan daha az sürede yapabiliyor olmak beni az da olsa mutlu ediyor doğrusu.

Vesoşum, söylediğin gibi; bu bir süreç! Henüz doğru olup olmadığını bilmiyorum. Ama en azından denemek ve görmek istediğimi çok güzel anlatmışsın.

Hepimiz için çok zor olduğunun farkındayım, ama (sanıyorum) Franklin Roosvelt’in sözü bir çok şeyi özetliyor;

 

 

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *