http://www.sosyalguvenlikmusaviri.net/haber/1445-yurt-disi-emeklilik-danismanligi-gurbetcilerin-istege-bagli-sigorta-macerasi.html

GURBETÇİLERİN İSTEĞE BAĞLI SİGORTA MACERASI

 

Değerli Okurlarım,
Yazımın başlığından da anlaşılacağı üzere İsteğe bağlı sigorta ödemek bir maceradır.
Hele hele SSK (4/a) dan emekli olmak isteyen özellikle gurbetçi yurttaşlarımızın düştüğü tuzağın başında isteğe bağlı sigorta yatırmak gelir.

Büyük Harflerle belirtmek isterim ki İSTEĞE BAĞLI SİGORTA 01/10/2008 TARİHİNDE SONRA BAĞ-KUR DUR … !

İsteğe bağlı sigortalı olmak isteyen kişinin 18 yaşını doldurmuş olması gerekmektedir. 18 yaşından önce isteğe bağlı sigortalı olmak mümkün değildir.

Diğer yandan isteğe bağlı sigortalılık için Türkiye’de ikamet etme şartı bulunmaktadır. Dolayısıyla gelir testi yaptırıp genel sağlık sigortasına prim ödememek için ikametini Türkiye’den aldırmış kişiler isteğe bağlı sigortalı olamamaktadır.

ÜLKEMİZME imzalanmış ikili sosyal güvenlik sözleşmelerine göre Fransa, İngiltere, İsveç ve İsviçre’de bulunanlar Türkiye’de ikamet etme şartı aranmaksızın isteğe bağlı sigortalı olma şartlarını yerine getirenlerin ülkemizde isteğe bağlı sigortaya prim ödemeleri mümkündür.

Sadece İsveç’te sigortalı çalışanlar aynı anda ülkemizde ikamet şartı aranmadan isteğe bağlı prim ödeyebilir.

Fransa, İsviçre ve İngiltere’de yaşayan vatandaşlarımız ise yine ülkemizde ikamet etme şartı aranmaz Ancak o ülkelerde çalışıyor iken ülkemizde isteğe bağlı prim ödeyemezler.

İSTEĞE bağlı sigortalı olmanın en önemli koşulu ise zorunlu sigortalı olmayı gerektirecek şekilde bir işte çalışmıyor olmak veya SSK (4-a) kapsamında ay içinde 30 günden az çalışmak ya da tam gün çalışmamaktır.

Yani bir işte çalışan kişi aynı zamanda isteğe bağlı sigortalı olamaz.

Bu konunun istisnası ay içinde 30 günden az çalışan kişilerin durumudur. Bu kişiler çalışıyor olmalarına rağmen isteğe bağlı sigorta sayesinde eksik kalan günleri için isteğe bağlı sigortalı olarak ay içindeki sigortalılıklarını 30 güne tamamlamakta.

Ticari taksi ve dolmuş şoförlerinden ay içerisindeki çalışma süreleri toplamı 10 günden az olanlar isteğe bağlı sigortalı olarak çalışmalarını SSK yönüyle 30 güne tamamlayabilir. Bu kişiler için istisnai hüküm söz konusudur.

İSTEĞE bağlı prim ödeyenler çalışmadan sigortalı oldukları için yalnızca uzun vadeli sigorta kollarıyla genel sağlık sigortasından yararlanır.

Yani bu kişiler malullük, yaşlılık ve ölüm risklerine karşı ilerde (4-b) BAG-KUR statüsünde emekli olurlar.

Hastalık, analık, iş kazası ve meslek hastalığı sigorta kolları isteğe bağlı sigortalılara uygulanmamaktadır.

01.10.2008 günü öncesi yurtdışında bulunup isteğe bağlı prim ödeyenlerle ilgili istisnai bir uygulama söz konusudur.

Aralıksız olarak isteğe bağlı prim ödemeye devam edildiği sürece ülkemizde ikamet ediyormuş gibi isteğe bağlı prim ödenmesi mümkündür.

Sosyal güvenlik sözleşmesi bulunan ülkede zorunlu sigortalı iken (İsveç hariç) ülkemizde isteğe bağlı prim ödenmesi mümkün değildir.

TÜRKİYE’DE yerleşik olma hali bir yılı doldurmayan yabancı uyruklu sigortalılar genel sağlık sigortalısı sayılmadığından, bunlardan bir yıldan daha az bir süre oturan ve isteğe bağlı sigortalı olanlardan genel sağlık sigortası primi alınmaz.

Ancak, oturma süresi bir yıldan fazla olanlardan oturma süresinin birinci yılının dolduğu tarihten itibaren sigortalının talepte bulunup bulunmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortası primi alınır.

İyilikle ve Sosyal Güvenlikle Kalın

Fuat TÜTÜNCÜOĞLU
Yurtdışı Emeklilik ve Sosyal Güvenlik Uzmanı

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Turkiye`den Emekli olmak

Yaklasik 10 yil Turkiye`de calistim, pirim odedim. Yurt disina cikinca emekliligim yaniyor mu, disaridan pirim odeyerek Turkiye`de istege bagli emekli olabiliyor muyum, diye arastirmak istedim. Gocmen annelerde yazan bilgilere gore yurt disinda ikamet ederken Turkiye`de sigorta pirimi odeyemezmisim. Eger ortaya cikarsa eskiden odedigim pirimler de yanarmis. Iyicene kafam karisti, arastirma yaparken bir seye rastladim, faydali buldum. Sitede paylasmak istedim. Asagidaki bilgiler http://www3.csgb.gov.tr/csgbPortal/diyih.portal?page=3201_sss sitesinden alinti.

Soru 1: Avustralya’dan emekli olma konusunda bilgi verir misiniz?

Cevap 1:  Avustralya’da temel devlet yaşlılık aylığı yoktur. 65 yaşına gelen kişiler gelir ve mal varlığı testine tabi tutulmakta olup, belirlenen miktarların altında geliri ve malı bulunanlara yaşlılık aylığı bağlanmaktadır.

Avustralya yaşlılık aylığına hak kazanabilmek için, yaşlılık aylığı hak etme yaşına gelmeden önce, son iki yıl Avustralya’da ikamet ediyor olmak ve yaşlılık aylığına Avustralya’da ikamet ederken başvurmak gerekmektedir.

Avustralya vatandaşlığına sahip olunması halinde, 16-65 yaş aralığında 25 yıl Avustralya’da ikamet etmekle tam emekli aylığına, 25 yıldan daha az ikamet etmekle ise orantısal azalma ile hesaplanan emekli aylığına hak kazanılabilir. Avustralya dışında emekli aylığını alabilmek için öncelikle emekli aylığına hak kazanılması, ondan sonra Avustralya dışında ikamet edilmesi gerekmektedir.

Türkiye ile Avustralya arasında Sosyal Güvenlik Anlaşması bulunmadığından, Avustralya vatandaşlığı olmayanların Türkiye’de ikamet ederken Avustralya’daki çalışmalarından dolayı  emekli aylığı talebinde bulunamazlar. Bu durumdaki kişilerin emekli aylığı talebinde bulunabilmek için tekrar Avustralya’ya giriş yaparak en az iki yıl ikamet etmesi gerekmektedir.

Soru 2: Avustralya’da bir firmada çalıştım. İşletme emekli aylığı almak için hangi şartlar aranmaktadır, kısaca bilgi verir misiniz?

Cevap 2: Avustralya’da herhangi bir işletme aylığı uygulaması yoktur. Sadece Super Annuation denilen özel emeklilik kasalarına çalışırken prim yatırılması halinde bu özel kasalardan 62 yaşına gelindikten sonra aylık almak veya birikenleri topluca almak mümkündür. Bu tamamen kişinin kendi tasarrufundadır. Avustralya dışına çıkıldığında ise, yaşa bakılmaksızın birikimlerin toptan ödeme olarak iadesi talep edilebilir.

1992 – 95  yılları arasında zorunlu hale getirilen super annuation sistemi, 1992 yılından önce Avustralya’da çalışması olanlar için geçerli değildir.

Soru 3: Türkiye’de ikamet ediyorum. Avustralya’dan bağlanan emekli aylığım kesildi, ne yapmam gerekir?

Cevap 3: Avustralya’dan bağlanan emekli aylıklarının Avustralya dışına çıkıldıktan sonra ödenmesine ilişkin belirlenmiş süreler vardır. Avustralya vatandaşlığına sahip olmak şarttır. Yurtdışına çıkmadan önce Centrelink Uluslararası Bölümü ile görüşülerek, kişinin kendi durumu hakkında Centrelink’e bilgi vermesi gerekmektedir. 3hafta yurtdışında kaldıktan sonra maaşın kesilmesi veya azalması halinde, bilgi almak için, Türkiye’den Centrelink’i 00 800 6190 5703 nolu telefon numarasından arayabilir, gerekirse telefonda Türkçe konuşan bir yetkiliyi isteyebilirsiniz. Veya gerektiğinde Ataşeliğimizden de yardımcı olunmasını isteyebilirsiniz.

Soru 4: Avustralya’da çalıştıktan sonra Türkiye’ye döndüm. Sigorta primlerimi alabilir miyim?  

Cevap 4: Avustralya’da çalışırken devlete vergi ödenir, genel bütçeye ödeme yapılır, sosyal güvenlik primi ödemesi yoktur, dolayısıyla prim iadesi de yoktur. Sadece 1992 yılından sonra başlatılan Super Annuation özel emeklilik kasalarına ödenen primler talep edilmesi halinde toptan geri alınabilir.

Başa Dön

 

Soru 5: Avustralya’da çalıştıktan sonra Türkiye’ye döndüm, hizmet belgesini nasıl temin edebilirim? 

Cevap 5: Kadın vatandaşlarımızın, nüfus cüzdanı ve Avustralya’da ikamet ettiklerini gösteren Avustralya Göç Dairesinden alacakları ülkeye giriş-çıkışları gösteren belge veya çalıştıklarını gösteren vergi kağıtları-işyeri belgeleri ile, erkek vatandaşlarımızın ise nüfus cüzdanı ve Avustralya’da çalıştıklarını kanıtlayan vergi kağıtları veya işyeri belgeleri ile Melburn Ataşeliğimize başvurmaları veya belgeleri posta ile göndermeleri halinde adlarına Yurtdışı Hizmet Belgesi hazırlanarak posta ile belirttikleri adrese gönderilir.

Melburn Ataşeliği’nin irtibat bilgileri :

 Level  8,  24 Albert Road  ( P.O. Box 323), South Melbourne, VICTORIA

3205 – AUSTRALIA

Tel:  + 61 3 9696 6066 veya   +61 3 9682 2182

Faks: +613 9682 2182

E-posta: melburn@csgb.gov.tr

Soru 6: Türkiye’ye kesin dönüş yaptım. Avustralya’da ev hanımı olarak ikamet ettiğim süreleri gösterir ikamet belgesini nasıl temin ederim?

Cevap 6: İkamet belgesi, aşağıda irtibat bilgileri verilen Avustralya Göç Dairesi’nden veya Türkiye’deki Avustralya Büyükelçiliği’nden temin edilebilir.

Web Sayfası:

http://www.immi.gov.au/contacts/offices.htm

Melburn Göçmen Dairesi:

Casselden Place
2 Lonsdale Street
Melbourne Vic 3000

Sidney Göçmen Dairesi:

Ground Floor
26 Lee Street
Sydney NSW 2000

Avustralya’nın Ankara Büyükelçiliği:

MNG Building
Ugur Mumcu Caddesi 88, 7th Floor
Gaziosmanpasa
ANKARA 06700
Tel: 0090 312 459 9500 (Embassy)
0090 312 459 9550 (DIAC)

E-posta: immigration.ankara@dfat.gov.au

Ev kadını olarak geçen sürelerin borçlanılmasında, ev kadınlarının yurtdışında oturduklarına dair alacakları ikamet belgesi, ayrıca aşağıda belirtilen belgelerden biri ile teyit edilecektir.

1) İkamet belgesinin Türkiye’de yeminli tercüme bürolarınca veya yurtdışında bulunan Türk temsilciliklerince akredite edilmiş tercümanlarca yapılmış ve ilgili temsilcilikçe onaylanmış tercümesi.

2) Çalışma ve sosyal güvenlik müşavirlik veya ataşeliğinin bulunduğu Türk temsilciliklerince ikamet belgesine istinaden düzenlenecek belge.

3) Yukarıdaki 1 ve 2 nci maddelerde belirtilen belgeler temin edilemiyorsa yurtdışına çıkış ve yurda giriş tarihlerinin, fotoğraf ve künye bilgilerinin bulunduğu pasaport sayfalarının fotokopisi ya da emniyet müdürlüklerinden alınacak yurda giriş-çıkış çizelgesi.

Kanuna göre yurtdışında ev kadını olarak geçen sürelerin pasaport fotokopisi veya emniyet müdürlüklerinden alınacak yurda giriş-çıkış çizelgesi ile borçlanılması halinde, sadece yurtdışında bulunulan süreler borçlandırılacak, pasaport fotokopisi veya yurda giriş-çıkış çizelgesinden ülkemizde bulunulduğu tespit edilen süreler hiçbir şekilde borçlandırılmayacaktır.

 

Soru 7: Avustralya’dan Türkiye’ye kesin dönüş yapmak istiyorum. Sosyal haklarım nelerdir ve bunları nasıl kullanabilirim?

Cevap 7: Kişi Avustralya vatandaşlığına sahip değilse, sadece super annuation’a (özel emeklilik kasasına) ödemiş olduğu primlerinin iadesini isteyebilir, ama Avustralya’ya ödediği vergilerin iadesini istemesi mümkün değildir. Herhangi bir aylık talebinde de bulunamaz.

Avustralya vatandaşlığına da sahip kişiler, Avustralya’da aldıkları bir ödenek (maluliyet, yaşlılık, hastalık gibi) varsa, durumunu Türkiye’ye gitmeden önce Centrelink Uluslararası Bölümü ile görüşmeliler ve ne kadar süreyle ödeneklerini alarak Türkiye’de kalabileceklerini öğrenmeliler.

Kesin dönüş halinde ise; Avustralya vatandaşlığına sahip olup, istihdam piyasasına bir daha dönemeyeceği doktor raporu ile belgelenenler, Centrelink’e bildirilen maluller ile yaşlılık aylığına bağlanmış olanlar bu aylıklarını Türkiye’de iken de alabilirler. Herhangi bir sorun halinde ise Centrelink’i 00 800 6190 5703 nolu telefondan arayabilir, gerekirse telefonda Türkçe konuşan bir yetkili isteyebilir veya Ataşeliğimizden de yardımcı olunmasını isteyebilirsiniz.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Gocmen Anneler

Siteyi takip eden sevgili arkadaslar, Facebook`ta Gocmen Anneler diye grup var. Montreal`de yasayan Pinar isimli cok seker bir arkadas kurmus grubu. Dunyanin her yerinden paylasimlar geliyor. Bazen ulkeleri karsilastiriyoruz, bazen okul sistemini bazen de yemek tariflerini. Hepinize tavsiye ederim.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Bildiginiz gibi donem sonu tatiline girdik. Tatilin ilk gunu Perth Rescue Angels bunyesinde Foster Carer olup evsiz bir sokak kedisinin bakimini ustlendik. Fluffy 8 aylik disi bir kedi. Hayatimda ilk defa evde bir kedi bakiyorum. Ufak bir rahatsizligi var ve gaz cikarinca kizlar ve ben helak oluyoruz ama onun disinda kucaga geliyor, mirlamasi ve gozunuzun icine bakmasi harika bir duygu. Ev esyalarini cizer diye endiselenmistim ama hic bir seye zarar vermiyor. Allah izin verirse bundan sonra hep bir kedim olsun istiyorum.

Gecen gunlerde `Soul Searching` diye bir sey duydum. Acaba ben hayatimin geri kalaninda ne yapmak istiyorum, nasil bir is beni mutlu ve memnun eder? Volunteer islere bu gunlere kadar hic bakma firsatim olmamisti. Deyim yerindeyse, kacmaktan vurmak elimize gecmedi. Ekmek kavgasi pesinde enerjimizin son damlasini ve zamanimizin tumunu harcadik. Veli ve ogrencilerden gelen olumlu geri donutler tabi ki beni motive ediyordu ama ben de soul searching yaptigimda ileride eger benim calismama gerek kalmazsa zamanimi gonullulukle degerlendirmek isterim.

Perth Rescue Angels sokakta kalan hayvanlara ev bulmak icin deli gibi calisiyor, bizim gibi foster carer olan aileler de kuruma destek oluyor. Fluffy`yi veterinere goturdum, ilaclarini gunde 3 kere Ipek ile ben kac takla atarak veriyoruz. Bir profil hazirladik, belki birisi onu evlat edinecek ve arkasindan biz baska bir kedi icin gecici bakici olacagiz. Eger biz bakmazsak boyle kediler ilacla uyutuluyor. Hayvanlar bir yana, as evlerinde calisip evsizlere veya yaslilara yemek yapma ve dagitma islerinde de calismak isterim. Veya yardim kuruluslarinin ikinci el magazalarinda calisip fundraising calismalarina katilmak da isterim.

Gecen bizim eve Salvos`tan bir mektup geldi. Kis ayinda havalar soguyor, yardimlariniza ve bagislariniza ihtiyacimiz var diyordu. Acaba siz hic aclik veya usumek arasinda hic secim yaptiniz mi? diye soruyordu. Bir aile azicik parasiyla ya yemek alacak ya da sobayi acacak, diye uzun uzadiya anlatan bir mektup yazmislardi. Defne hemen hic tereddut etmeden elinde olan 5 dolari verdi. Ipek hayatinda ilk defa 40 dolara kadar cikan bir para biriktirdi, o parayi vermek konusunda biraz isteksizdi. cuzdanindan bozuk paralari verdi. Kizlarimin da kucuk yasta kendilerinden daha az sansli olanlara yardimci olmalari ve bunun huzurunu tatmalarinin ne kadar onemli oldugunu yavas yavas farkediyorum.

The Happiest Refugee kitabini bitirdim. Ahn Do, Avustralya`nin en sevilen komedyenlerinden birisi ve kitapta gercek yasam oykusunu anlatiyor. Soul Searching yapmama ve bu dusuncelere dalmama bir sebep de aslinda bu kitap oldu. Bulabilirseniz mutlaka okumanizi tavsiye ederim.

 

One comment

  1. Buket says:

    Avustralya bana nasil israftan kacinilir, geri donusum ve yardim konusunda her gecen gun yeni bir seyler ogretiyor.. Ben de kutuphaneden gecen gun ayni kitabi aldim, guzel tesaduf olmus:) Kitabi bitirmeden Youtube’da Ahn Do videosu izledim aglamakla gulmek arasi gittim geldim. https://www.youtube.com/watch?v=HNI6aRwXFwY

    Sydney’den Sevgiler
    Buket

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Medibank

Dun alerji testine gittim. Ozel saglik sigortam hic bir sey karsilamadi. Skin prick testte hic bir sey cikmadi. Doktor bu contact dermatitis dedi. Simdi neyin sebep oldugunu bulmaya calisiyoruz. Patch test yaptiracagiz 2 hafta sonra. Sanki sikayetlerimi duymus gibi Medibank (ozel saglik sigoratmi aldigim sirket) gonderdigi bultende aciklamis out of pocket expense nerdencikiyor diye. Ben de sisinzle paylasmak istedim.

 

 

Have you ever heard the term ‘out-of-pocket’ cost in relation to your medical treatment and wondered what it meant? We’ve done our best to explain what out-of-pocket costs are, and when and where they arise.

It can be a bit tricky to get your head around, but don’t worry though – you can always give us a call on 132 331 if you need a hand.

What is an out-of-pocket cost?

An ‘out-of-pocket cost’ describes any remaining balance that you may have to pay after accessing a hospital or Extras service, above what is covered by your private health insurance or Medicare.

When do out-of-pocket costs arise with private hospital cover?

Although hospital cover helps reduce the cost of your private hospital visit, you may still have out-of-pocket expenses; for example some specialist fees and hospital charges that aren’t covered in your policy.

When you are treated in hospital as a private patient, the various medical services that you receive may or may not be covered by the Medicare Benefits Schedule (MBS) – a list of all the services Medicare pays benefits for, the maximum amount that will be covered for the service, and the rules that apply to payment of those benefits.

Medicare will pay 75% of the fee for each MBS listed item provided as part of your treatment. Your health insurer will pay the remaining 25% (if you are eligible for benefits for those items under your health insurance policy).

In Australia, doctors are free to decide how much to charge for their services. Fees vary because doctors take into account their costs in delivering services and what represents a reasonable return for their time and skill. Doctors can charge their patients more than the MBS fee if they choose, and many do – this is where a ‘gap’ arises and you may have to pay the gap amount as an out-of-pocket cost.

Also, in the private system, there are often some hospital administrative/office fees that are not covered by Medicare or your private insurer which also equate to an out-of-pocket cost.

GapCover and how does that reduce my out-of-pocket costs?

In a private hospital setting, when a doctor elects to charge above the MBS fee, a gap arises. Medibank has a scheme to cover some or all of the gap for their members. This is called GapCover.

If your doctor agrees to participate, they can charge the amount defined in the GapCover Schedule of Benefits for their service, this charge is higher than the MBS fee set by the government. Provided the doctor’s fee does not exceed the amount set out in the GapCover Schedule, the account will be paid in full by Medibank with nothing extra for members to pay.

The doctor can also agree to participate in Medibank’s ‘Known Gap’ Cover scheme, this is where the doctor is able to charge you up to $500 above the GapCover Schedule of Benefits.  Where this occurs your doctor is required to inform you exactly how much your out-of-pocket cost will be before you agree to be treated.

Many GPs now have direct desktop access to assist them with identifying specialists/providers that participate in GapCover with Medibank. You can read more about that here.

How can I reduce my private hospital out-of-pockets?

Taking the time to choose the level of cover that matches your circumstances will ensure you have adequate support for the services you are likely to need. It’s important that you set up your cover ahead of scheduling any procedures because waiting periods may apply to your policy (particularly for pre-existing conditions) before you are eligible to receive benefits from your insurer.

If possible, you can attend a Medibank Members’ Choice hospital where we have agreements in place to limit what you can be charged for certain services.

If you attend a non-Members’ Choice private hospital, you’re likely to have higher out-of-pocket expenses.

As a general rule of thumb: if a hospital visit is on the cards, give us a call on 132 331 and we’ll help you minimise your out-of-pockets.

How can I reduce the out-of-pocket costs on my Extras?

Extras are health services that are provided outside of the hospital system like physiotherapy, most dental, occupational therapy, podiatry, etc. Extras are a great thing to have to help you get healthy and stay on top of your game.

There is no contribution from Medicare for most Extras, so the cost for treatment is settled between you and your private health insurer.

The amount that Medibank will contribute to your extras treatment depends on the level of extras cover you hold – this contribution can be anywhere up to 100% for selected services.

An out-of-pocket cost can arise if the provider charges you more than the maximum benefit your insurer will pay for that extras service.

By choosing a Medibank Members’ Choice extras provider where we have negotiated agreed prices and/or discounted rates, you’ll generally receive higher benefits and lower out-of-pocket expenses than you would with a non-Members’ Choice provider. Give us a call on 132 331 if you’d like us to help you find a provider that is a member of our Members’ Choice network.

There is often a limit to the amount you can claim for various Extras in a year. If you exceed the limit, you stand to pay for the full treatment as an out-of-pocket cost. Your annual limits reset each year on 1 Jan so you should make use of your Extras before the end of the year.

What is the difference between an out-of-pocket cost and an excess?

When we refer to an out-of-pocket costs, we are referring to any difference between the amount you are charged for a service or treatment and the maximum amount Medicare and/or your private health insurer will cover for that service or treatment.

An excess is the amount that you agree to pay for a treatment initially before your private health cover kicks in to contribute towards the cost. It’s not exactly an ‘out-of-pocket cost’ like we’ve described above, but because the payment of your excess comes out of your pocket these terms are sometimes confused.

By having an excess included as part of your cover, you can reduce the amount you pay as your premium each year.

If you are anticipating a visit to hospital or to an Extras provider, give us a call first on 132 331 and we can give you all the info you need to minimise your out-of-pockets, and maximise your potential for achieving better health.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Gecen yemekte Ipek `ERASER OF TRUTH` dan bahsetti. Okuldaki silginin ust tarafina `Yes`, alt tarafina `No` yan tarafina da  `Maybe ` yazmislar. Bir soru sorup silgiyi atiyorsun, o her seyi biliyor, her seye cevap veriyor. Maybe dediginde bir kez daha atiyorsun silgiyi. Siniftaki bir arkadasinin hangi kiza asik oldugunu bu silgi sayesinde ogrendigini anlatti, cok gulduk.

Keske oyle bir silgi olsaydi elimde. Amerika mi, Avustralya mi? Gitmek mi , kalmak mi?

 

Facebook uzerinden Amerika’da yasayan Turklerle baglantiya gectik. Sagolsunlar telefonla saatlerce konustuk bir kaciyla.

Jacksonville`den is aramaya baslamanin pek de dogru bir karar olmadigini soylediler bize. Orasi emekli sehriymis, tatil yoresi, laid back bir yermis.

Simdi Kemal CV`sini daha genis bir cerveye gondermeye karar verdi. Austin, Houston, California, NJ filan.

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Ipek`in dogum gununde (30 Haziran) bir arkadasin cocuklarini da alip yemege ciktik. Ertesi gun saat 11`de Girl Guides Australia da Ipek ve Defne hayatlarinin ilk kampina katildilar. 2 gece 3 gun suren Science ve Teknoloji kampinda kizlar kendi yemeklerini yapmislar, Scietech e gitmisler ve uyku tulumuna girip gece yatarken fener isiginda kitaplarini okumuslar. Onlar kampta iken felaket bir yagmur vardi. Burnumu disari cikaramadim. Riverton Leisureplex den 30 gunluk grup fitness paketi aldim ve onlarin yoga, su jimnastigi vs kurslarina gittim. Yuzumdeki kizartilar iyice kotuye gidiyor, cildim soyuluyor. Baktim olmayacak, doktordan randevu aldim. Alerji uzmanina gidecegim pazar gunu.  420 dolar tutacak ilk gorusme 178 dolarini devlet karsiliyor ama ozel saglik sigortam hic bir sey karsilamiyor. Zaten bu Medibank ozel saglik sigortasini degistirmeyi dusunuyoruz HBF in kapsami cok daha genismis onu alalim diyoruz.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

1 Temmuz

Avustralya başvurularınız umarım yolunda gidiyordur.

Bugün 1 Temmuz, bu siteye başlamamıza ve bunca yıldır halen yazıyor olmamıza ilham kaynağı ilk kızımız bundan yıllar önce dün, dünyaya gelmişti. Yani bugün itibarı ile yeni yaşına başladı.

Ayrıca “Kabotaj Bayramı” ! Türk Denizciliğinde oldukça önemli bir yeri var bu günün! Bunun detaylarına girmeyeceğim, meraklı olanlar kısa bir Google araştırması yapabilirler.

Bu siteyi takip eden bir çok insan için de aslında (belki biliyorsunuzdur zaten) Avustralya Göçmen Bakanlığının aldığı kararların -genellikle- uygulamaya başlandığı ilk gün! Avustralya’da mali yıl dün itibarı ile sona erdi ve 1 Temmuz itibarı ile yeni (mali) yıl başladı. Avustralya’da yaşayanlar için bunun en önemli anlamı, bugün itibarı ile vergi iadesi bildirimlerini yapıp devletten “fazla” ödediğini düşündüğü vergileri beyan edip iade alımlarının başlangıcı. Evet Avustralya’da ve hatta Amerika’da da vergi iadesi halen yürürlükte ve yıl sonunda devlete bildirim yapıyorsunuz. Gerçi, iade talep etmeseniz de bildirim yapmanız zorunlu. O kadar zorunlu ki, bizim Avustralya’ya geldiğimiz 2012 yılı Ağustos ayından sonraki ilk bildirimimizi 2013 Temmuz ayında yaptıktan sonra bize 2011 bildirimimizi neden yapmadığımızı sordular 🙂 Eh!.. tabii ki basit bir insan hatası idi, kolayca düzelttik. Vergi iadesi bildiriminizi Ekim ayı sonuna kadar yapmanız ve talepte bulunmanız gerekiyor. Bildirim yapmazsanız, Ekim ayı sonrasında bir kaç ay daha vaktiniz var ama detaylarını ve ne kadar sürede yapmanız gerektiğini pek bilmiyorum. Yapmadığınızda, ATO (Australian Taxation Office) Avustralya Vergi Ofisi-yani kısaca Maliye- bildirim yapıyor ve geçmişe dönük olarak, yapılmayan bildirimler için ceza uygulayabiliyor. Ve hatta, devletten fazlaca sosyal yardım aldıysanız ve devlete borcunuz varsa faiz de isteyebiliyorlar ve hatta istiyorlar 🙂

Vergi iadesi kısaca şöyle işliyor; Yıl boyunca sizden ortalama bir vergi kesiliyor (maaşlı çalışıyorsanız, işveren zaten otomatik hesaplayıp bu parayı kesiyor). Centerlink’ten yıl boyunca bir ödeme aldıysanız, bu ödemeleri zaten onlar biliyorlar. Yıl boyunca yapılan bu ödemelerde genellikle size 15% civarında eksik ödüyorlar. Vergi iade bildiriminde; maaşınız, ödediğiniz vergi, özel sağlık sigortanız (ödemeleriniz), bankalardan kazandığınız faiz tutarları vs. ATO sistemine otomatik aktarılıyor. Siz bildirime başladığınızda zaten bu rakamları güncellenmiş olarak görüyorsunuz. Bilinmeyen ise, sizin devlete belirli başlıklar altında (genellikle, eğitim, çocuk için yapılan okul harcamaları ve belirli sağlık harcamaları gibi) yaptığınız harcamalarınızı bildirmeniz ve bunların belli oranlarını geri ödemesini talep etmeniz. Bu bilgileri doğru ve hatasız olarak doldurup talebinizi gönderdikten sonra inceleyip 2-3 hafta içerisinde size geri dönüyorlar. Yıl boyunca Centerlink’ten fazla para aldıysanız, geri ödemenizi istiyorlar. Eksik aldıysanız da size ödemesini yapıyorlar.

İlk yıl hiçbir vergi ödememiştim, çünkü ilk yıl kazandığım para vergilendirmenin başladığı eşik değerin de altında kalmıştı 🙂 Ardından Temmuz ayında devletten hiçbir alacak talep etmediğimi ilettim. (Vergi ödemediğim halde, üstüne vergi iadesi istemek hayli yüzsüzlük olacaktı) Neyse bildirimi gönderdikten bir süre sonra Centerlink insaflı davranıp eksik ödeme yaptıklarını bildiren bir yazı ile alacaklı olduğumuzu söyleyip, hesabımıza para yatırmıştı. İlk gördüğümüzde gözlerimize inanamadık 🙂 Sonra doğal olarak paraya dokunmadan, hemen arayıp teyit etmiştik.

Amerika’da bu işler normal takvim yılında yapılıyormuş. Hatta öyle ki, şu meşhur IRS (Amerika maliyesi diyelim kısaca) Amerika dışında bir yerde yaşasanız, (dünyanın neresi olursa olsun) bildirim yapmanızı ve kişisel gelir ve yaşadığınız yere ödediğiniz vergileri bildirmenizi istiyor. Amerika dışında yaşadığı için bildirim yapmadığını söyleyen bir kaç arkadaşım oldu. Ama benim okuduğum kadarı ile bunu yapmanız bekleniyor.

Vergi ve iadesi konuları bu kadar basit değil elbette. Ben sadece Avustralya’ya gelen, gelmek üzere olanların böyle bir sorumlulukları olduğunu belirtmek istedim, amacım herhangi bir tavsiye vermek değil elbette. Ayrıca, vergi iade işlemlerini sadece birkaç yüz dolar ödeyerek uzmanlarına da bırakabilirsiniz. Size daha hızlı ve doğru şekilde yardımcı olacaklardır.

Başvurularınızın hızlıca yanıtlanması dilekleri ile …

3 comments

  1. Erdem says:

    Selamlar Kemal Bey, ben de herkes gibi blogunuzu heyecanla takip etmekteyim. Verdiğiniz aydınlatıcı bilgiler için teşekkür edip fazla vakit kaybetmeden sorumu sormak istiyorum.

    Ben aslında 4 yıllık üniversite mezunuyum (İ.Ü. Biyoloji Lisans)fakat mezun olduktan sonra başka bir meslek dalına geçiş yaptım ve 8 senedir de bu dalda çalışmaktayım. Bu dalla ilgili ustalık belgemi eylül ayında almayı planlıyorum. Bu mesleğin denkliğini VETASSES veriyor.

    Türkiye’deki mesleki eğitim merkezlerinden alınan Ustalık Belgesi’nin, AQF’de hangi seviyeye denk geldiğiyle ilgili bir bilginiz var mı?

    Teşekkür eder, Amerika’daki serüveninizde de başarılar dilerim.

  2. Kemal says:

    Teşekkürler Erdem Bey,

    Skill assessment için mutlaka eğitiminizle ve yaptığınız işlerle ilgili veya yakından ilgili bütün belgelerinizi (ingilizce çevirileri ve açıklamaları/yorumlarınız ile birlikte) gönderin. Değerlendirme yapıldıktan sonra, size bir “outcome letter” değerlendirme sonucu mektubu gönderiyorlar. bu mektupta aldığınız eğitimin AQF (Australian Qualification Framework) nereye denk geldiğini ve iş tecrübenizin ne kadar yılının kabul edildiğini detayı ile birlikte yazıyorlar.

    Benim değerlendirmemi 2 farklı meslek için ACS (Australian Computer Society) yapmıştı. Her ikisinde de benzer sonuçları yazmışlardı. Yeterince destekleyici belge ve bilgi sunamadığım için iş tecbüremin birkaç yılını eksik saydılar. Ancak iş tecrübesi olarak kabul ettikleri süre zaten 8 yılın üzerinde olduğu için daha fazlasını kabul etmelerine ihtiyacım kalmamıştı. (8 yıllık iş tecrübesi ile zaten o bölümden alabileceğim en yüksek puanı almama yetiyordu). Ben de daha fazla itiraz etmedim, çünkü “Skill Assessment” adımı göçmenlik başvurusunda en çok zaman alan adım idi.

    Sorunuza yanıt olarak, Ustalık belgesini sanıyorum TAFE seviyesinde kabul edebilirler. Ama tekrar edeyim, biz ne dersek diyelim VETASSES’in vereceği belge önemli. Onlara başvuruyu gönderirken, destekleyebileceğiniz her türlü belgeyi gönderin. Ben hatta SGK çalışma dökümlerimi bile göndermiştim.

    Size de kolay gelsin, umarım hızlıca yanıt alırsınız.

  3. Erdem says:

    Cevabınız için çok teşekkür ederim Kemâl Bey. Yol zorlu ancak hedef güzel gözüküyor. 🙂 En azından bulunduğum yerden… Gerçekleri ise bir gün o hedefe varabilirsem o zaman göreceğim.

    Ben de size ve ailenize iyi dileklerimi iletiyorum.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Yazıya başlık bulamadım, iyi mi …

5 tane başlık değiştirdim ama ne yazacağımı henüz planlamadığım için yazdım-yazdım sildim tüm başlıkları.

Neyse, ne diyorduk; en son özlem üzerine sadece hissettiklerimi ve içimden geçenleri paylaşmıştım. Yazıyı yazarken, her zamanki yazım şeklimin dışına çıktım ve Vesile’nin paylaştığı gibi, istediklerimi içimden geçtiği gibi yazıp gönderdim.

Yazarken bir ara, “Avustralya’ya gelmek isteyen okuyuculara nasıl bir faydası var, bunların?” diye de düşündüm. Aslında eğer bir aile ile geliyorsanız (ki çoğunlukla öyle oluyor zaten) veya evli bile değilseniz, en azından Türkiye’de anne-babanızı, kardeşlerinizi veya sevdiğiniz birkaç kişiyi bırakıyorsunuz doğal olarak. Belki de zaten geldiniz ve yerleştiniz, ve hatta benimle (bizimle) benzer hisleri paylaşıyorsunuz.

Avustralya’nın en yaşanabilir ülkelerden (birkaç şehrinin birden bu listede olması zaten bunu gösteriyor) olmasının yanında, işin duygusal yanını da gözönünde bulundurun demek istiyorum.

Bu kadar duygusallık yeter.

Biraz da burada (Amerika’dan) bahsedeyim. Bildiğiniz üzere (daha önce söylemediysem şimdi paylaşayım) Florida’da Jacksonville  şehrindeyim. Burası Amerika’nın (toprak büyüklüğü açısından) 5. büyük şehri . Şehir içi trafik işe gidiş/geliş zamanlarında yoğun oluyor ve ulaşım zamanı normalde gittiğiniz sürenin 2 veya 3 katına çıkabiliyor. Şu anda kaldığım yer, St. Marco denilen bir bölgede. Burası şehir merkezine yakın ve çok sıcak kafe ve restaurantlar var.

Geçen Pazar sabahı cep telefonumda haritayı açmadan, öylesine kaybolarak, yaşadığım semtte rastgele sürdüm arabayı. Sabah 11:30 civarı idi, yollar genellikle boş ancak güneşli havanın etkisiyle kafeler dışarı taşacak kadar insan dolu idi. Ayrıca kiliselerin önünde son derece şık giyimli insanlar sohbetler ediyorlardı (sanırım ayin bitimine denk geldim) Doğal olarak, yollar nispeten daha boştu.

 

Ben geldikten birkaç gün sonra genellikle gündüz olmak üzere, başlayan bir yağmurlu hava var. Henüz bitmiş değil. Öğle saatleri veya öğleden sonra başlayıp 2-3 saat kadar yağıyor. Ancak yağış miktarına bakarak buna sadece “yağmur” demek oldukça hafif kalıyor. Dün ikindi vakti, binanın hemen önünde (gerçekten sadece 3 adım mesafede) arabama yağmur altında koşup binmek istedim ve o üç adım içerisinde tamamen ıslandım!  Şehrin doğusuna doğru 13 dakikalık bir mesafe, yağmur yüzünden 25 dakikaya çıktı. Yolları sel almıştı ve insanlar aşırı yavaş gidiyorlardı. yolun sağı ve kaldırım(lar) olduğu gibi göl oldu bir anda. Florida’nın tropik iklimi olduğunu öğrendim daha sonra. Özellikle yaz ayları en çok yağmur aldığı dönem. Jacksonville için yağmur sezonu yeni başlıyor denebilir aslında. Wikipedia’daki bilgiye göre, Ağustos ayı en çok yağış aldığı dönem. Hatta ilginçtir, yine aynı kaynağa göre Aralık ayı en az yağış aldığı ay! Evden çıkarken, “Perth’te kış aylarından geldim orada bile şemsiye (satın) almayı düşünmemiştim ama şimdi Florida yazında almam gerekecek galiba” dedim kendi kendime 🙂

Artık işimi bitirip dönerken, yağmur durdu denilecek kadar az idi ve yollardaki o seller (nereye gitti bilmiyorum) ama kayboldu. Bunun aynısını Avustralya’da da defalarca gördüm. Yollardaki mazgallar o kadar güzel düzenlenmiş ve planlanmış ki, sel diyebileceğiniz sular birden bire ortadan yok oluyor. Avustralya’da (Perth’te) etrafta genellikle sarı kum vardır ve toprak pek fazla görmezsiniz. Yağmur yağdığında bunun faydası çok oluyor ve toprağa göre yağmur sularını çok daha hızlı çekiyor. Aynı duruma burada da tanık oldum.

Yollar demişken, Perth’te yolların kalitesi buradakinden çok daha iyi. Burada arada sırada yollardaki bozukluklara ve çukurlara denk gelebiliyorsunuz. Hatta bazı yolların yer yer asfalt yerine betondan yapıldığını da gördüm. Aradaki fark ise, beton yolda giderken lastikler çok daha fazla yol gürültüsü yapıyor. Ayrıca nedendir bilmiyorum, bu aralar epey bir yol çalışması var. Sanırım yaz tatili ve okulların tatil olmasını burada da değerlendiriyorlar.

Trafik kurallarına uyum yüksek. Ancak söylemem gerekir ki, hız limitlerini en düşük hız gibi anlıyorlar sanırım. Çünkü hangi yolsa çıksam, hız limitinin altında kalan genellikle sadece ben oluyorum. Bunun yanında, otoyollarda gerçekten de en düşük hız uygulaması var. Genellikle yolda “Minimum” ve “Maximum” diye hız limitlerini görürsünüz.

Gerçi Florida’da (Jacksonville’de) henüz ödemedim ama otoyolların ücretli olduğunu daha önceki gelişimizde görmüştük. Perth’te tüm yollar (otoyollar da dahil) ücretsiz.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Özlem üzerine…

Vesile’nin aşağıdaki yazısından sonra, günlerdir içimde biriken özlem duygusunun gözlerimden sel olup akmasına artık daha fazla engel olamadım. Haftalardır da bu konuda kendimi baskılayıp duruyordum. Özlemek, özlem duymak, eksik hissettmek ve bunun için gözyaşı dökmek… Ağlamayı nedense bize çocukluğumuzdan beridir, zayıflık veya acizlik gibi öğretiler Türkiye’de!
Bilakis, aşağıdaki yazıyı okudukça özlediğimi daha çok hissettim, ağladıkça şakaklarımdaki ağırlığa ve gözkapaklarımın ağırlaşmasına rağmen zihnimi biraz daha boşalmış hissettim. Hatta evdeki kavganın/bağırmaların sesi kulaklarımda çınladı! Onca gürültüden sonra, odalarına çekilip kendilerine zaman ayıran kızlarımın yataklarına kapaklanıp ağlamalarını hissettim. Ve en güzeli de bütün olan biteni her zaman olduğu gibi mutlu sonuçlandıran Vesile’nin koltuklarındaki kızların kahkahalarını yaşadım zihnimin içinde.

Vesile, o kadar güzel yazmış ve anlatmışsın ki diyecek kelime bulmakta zorlanıyorum. Keşke şu an duygularımı ve yaşadıklarımı senin kadar güçlü anlatabilseydim. Her konuşmamızda ve her mesajımda size hep söylediğim kelimelerden başka bir cümle gelmiyor aklıma, hele ki bu yoğun duygu akımının içerisinde; “Sizi çok seviyorum” ve “Ben de sizi çok özledim”.

Televizyon kumandası dahil, evde istediğin zamanda istediğini yapıyor olmana ve özellikle de “hafiflemiş” hisetmene sevindim doğrusu. Ben burada halen “geçici” olarak bir yerlerde yaşıyor olduğum için kendimi “ait” hissedemiyorum. Sanırım, iş bulup kendi kiralayacağım yere geçinceye kadar da bu böyle sürecek bir süre. Özlem duygusunun üzerine, bu yalnızlık ve bir başınalık eklediğimde bana olduğundan da ağır geliyor. Bu duygular/düşünceler zihnimi kurcaladıkça, kendime neden burada olduğumu ve bunun ne kadar süreceğini hatırlatıyorum ve önümüzdeki zamanın planını yapmaya çalışıyorum. Olacak olanlar;

– İş bulacağım
– Ev kiralayacağım
– Yerleşmek ve kendimi daha yerleşik hissetmek için ihtiyaçlarımı tedarik edeceğim
– Vesile ve kızlarımız ile ne zaman buraya gelecekleri konusunda plan yapacağız.
beni oldukça motive ediyor. Her ne kadar aklımdan bu basit 4 adımın altında 4.000 tane detay geçse de yine de ilk adımı geçmek için elimden geleni yapmaya çalışıyorum.

Bunun yanında, yalnız başına hareket edebilmemin ve bölünmeden saatlerce başvuru yapıp, ders çalışabilmenin bana faydası olduğunu söylemem gerekiyor. Aylardır yapamadığım sınav hazırlıklarımı 2 haftadan daha az sürede yapabiliyor olmak beni az da olsa mutlu ediyor doğrusu.

Vesoşum, söylediğin gibi; bu bir süreç! Henüz doğru olup olmadığını bilmiyorum. Ama en azından denemek ve görmek istediğimi çok güzel anlatmışsın.

Hepimiz için çok zor olduğunun farkındayım, ama (sanıyorum) Franklin Roosvelt’in sözü bir çok şeyi özetliyor;

 

 

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *