Perth Havası

Bu haftaya kadar gayet ılık, güneşli geçen günlerimiz koyu bulutların toplanması ile kesintiye uğradı. İki gündür ise öylesine bir yağmur ve rüzgar var ki, ağaçların bile boyunları büküldü, dalları yere değiyor. Arada birkaç dakikalığına güneş açsa da mantosuz çıkılmıyor.  Bir gün içinde üç defa filan gök kuşağı görür olduk. Allah’tan geçen hafta bahçe işlerini halledip otları filan yolmuştuk. Yolup attığımız otların yanında bir de sarmaşık gibi kalın köklü bir bitki vardı. Bu bitki bizim çamaşır ipine atlamış, keyifle büyüyordu. Cevizden daha büyük, koyu yeşil meyveleri vardı. Bahçe işleri yapmak için gerekli tüm alet edevatı Bunnings’ten almıştık ve onların gazına gelip bizim bu bitkiyi de bir güzel budadık, aslını söylemek gerekirse, bizim oraların deyimi ile “kelle” ettik. Kopan dallardan bir meyve alıp bağ makası ile kestik. Manzara tanıdık geldi. Meğer bu facebookta mucizevi meyve filan diye gördüğüm passion fruit muş. Yani pasiflora bitkisi ve onun meyvesi. Neyse geçmiş olsun deyip “aşk merdiveni” bitkisine yöneldik. Bu da nasıl bir bitkiyse balta girmemiş orman gibi bahçenin bir yanını olduğu gibi kaplamış, toprak görünmüyor. Zaten emlakçıya sormuştuk. Bahçeyi istediğiniz gibi düzenleyebilirler, demiş ev sahibi. O yüzden aşkı da budadık, seviyeli bir ilişki haline getirdik. Böylece arka bahçede veggie garden’de bir tek maydanoz, nane ve bizden habersiz çıkmış 3 kök domates fidesi kaldı. Bir de dut ağacımız var. Kışın bitmesi ile bahçe sulama yasağı kalktı. Normalde kışın bahçe sularsan 100 dolar cezası var (belediye görevlilerine yakalanırsan tabi) ama Eylül ayı ile bu yasak kalkıyor ve neredeyse her bahçede hazır olan damlama sulama veya fıskiye sistemini çalıştırabiliyorsun. Efendim bahçe işlerine böyle el attık, bahar temizliğinin bir kısmını hallettik. Onun dışında baharın gelmesi ile sosyal aktivitelerimizde de bir artış oldu. Mesela Turkish Australian Culture House’ın Cumhuriyet Balosu için para biriktirmek amacı ile duzenlediği Türk Filmleri Festivali’nin ilk filmi ,Deli Deli Olma’ya gittik. Hafta sonu Matilda Bay denen, Fenerbahçe Sahili’nin büyük ağaçlar eklenmiş haline benzeyen bir yerde bir doğum günü partisinde arkadaşlarla buluştuk. Sonra Bad Women grubu ile birlikte golf oynamaya gittim. Çoğunluğunu ninem yaşında kadınların oluşturduğu bu grup beni pek açmamaya başladı. Neden acaba? Belki bu aramızdaki 50 yaş farktan veya hepsinin Ozi olmasından ve muhabbetlerine pek katılamamamdan kaynaklanıyordur, bilemiyorum. Sadece son toplantılarına, botanik parkında yürüyüş aktivitesine katılmayı düşünüyorum. Ben de komşum ile daha çok zaman harcamaya başladım. Pakistanlı bir doktor olan komşumdan daha önce bahsetmiştim. İkindi vakitleri onunla parka gidiyoruz veya bir cafede biraz sohbet ediyoruz. Saatlerce konuştuk, anladım ki bütün evli kadınlar dünyanın her yerinde aynı sorunları yaşıyor. Bu konuya daha sonra değinirim, eğer unutmazsam. Dün Kemal arkadaşları ile Men’s Night Out yaptı. Bugün de biz kadınlar, bir arkadaşımızın doğum gününde bir araya geliyoruz. Tüm yağmura ve soğuğa rağmen bu Perth’teki Türk Anneler Grubu ile buluşmayı iple çekiyorum, şimdi gidip hazırlanmam gerek:) Herkese sevgiler…

One comment

  1. sanem says:

    Ya iste bz o sosyetik Subi’de geçirdik 6 ayımızı 🙁

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *