Tag Archive for amerika

Arkadaslar

Yunan bir arkadasim Trades of Hope sirketi icin calisiyor. Fakir ulkelerdeki ihtiyac sahibi kadinlari resmen evlat edinir gibi sirketlerinin bunyesine aliyorlar, onlarin urettigi el emegi goz nuru urunleri getirip burada satiyorlar. Charity’den ziyade kadinlarin guclendirilmesi, kendi ayaklari uzerinde durmalari icin kurulmus, oldukca kapsamli calisan profesyonel bir sirket Trades of Hope. Arkadasim da daha fazla insana sesini duyurabilmek icin benim evimde bir tanitim partisi yapmak istedi. Seve seve kabul ettim, tanidigim veya cok az tanidigim butun arkadaslarimi 28 Subatta evimde agirlayacagim. Davetli listesi olustururken bir sey farkettim. Wisconsin’de yaklasik 100 tane birlikte zaman gecirmekten hoslanacagim kadin var hayatimda. Bu beni acayip mutlu etti!

Cevrenin ve dostlarin insanin ruhsal sagligi uzerindeki etkisi her firsatta vurgulaniyor. Zaman zaman zor gunler gecirsek de sanirim dostlarimizla birlikteyken bunlarin ustesinden gelmek daha kolay oluyor. Bu tanitim partisi aslinda bir bahane, sadece bir gercegi daha net gormeme, arkadaslar yonunden ne kadar sansli oldugumu hatirlamama vesile oldu.

Avustralya’daki dostlarimizla bazen bir bardak cay ve kisir, bazen bir fincan Turk kahvesi bazense bira ve patates kizartmasi esliginde hasbihâl ettigimiz gunleri hep minnet ve mutlulukla aniyorum. Sanirim hayatimda biriktirdigim en degerli hazinem dostluklarim.

Uzaktaki-yakindaki butun dostlarima selam ediyorum…

Okuldan

Bizim okulda calisan toplam 8 learning assistant vardi. 3’u ayrildi ve simdi yerlerine birilerini bulmak bayagi zaman aliyor. Kalanlarin is yuku cok artti ve gunlerimiz cok dolu dolu ve yogun geciyor. Ikinci ebru kursum (Facebook’taki grubumu -Marbling Art, Ebru-takip edenler ilki ile ilgili detaylari bilir) Subatin ilk haftasinda baslayacakti ama mudur, su anda eleman yetersizligi oldugu icin kursu ertelememi istedi. Ben de Nisan ayina aldim.

Kemal’in de bankasinda birkac ay once buyuk bir isten cikarma oldu.Faiz artirimi olmadigi icin bankanin karliligi dusmus ve onlem olsun diye cok sayida calisani isten cikartmislar. Cok sukur piyango bize vurmadi, Kemal hala calisiyor ama onun da isleri cok artti. Adamin gecesi gunduzu kalmadi calismaktan.

Bugun islerin guclerin arasinda kamyon tuttu gidip masalari ve su snow plower’i alacak. Is bu aleti almakla bitmeyecek, bir de bunun temizlemesi var ve yarin yeniden kar yagacak! Turk’un karla imtihani! Ne bitmez cileymis bu arkadas. Karli memlekete tasinmadan once iki kez dusunun…

En yakin arkadaslarimdan birisi NJ’ye tasiniyor. Esi orada is bulmus. Biz de Kemal ile konustuk. Bu kalalim mi gidelim mi mevzusu artik yilan hikayesine dondu. Cocuklar kalmak istiyor. Kemal gitmek istiyor. Ben korkak, ne dusunecegimi bile bilmiyorum. Kendimi yatistirmaya calisiyorum. Kafamin icinde ucusan kuslarin sakinlesip dallarina tunemesi icin dusuncelerimi yavaslatmaya calisiyorum. Birkac yontem buldum, sizinle paylasacagim. 🙂

Kar yuzunden

Bazen cizgi filmlerde olur ya oyle bir doverler bir zavalliyi. Tokatin biri bir taraftan gelir digeri diger taraftan. Dayaktan gozunu acamasin. Ne oldugunu anlayamazsin bile. Minesotta’dan geldigimizden beri oyle bir haldeyiz. Hayat son birkac gundur cok fena dovdu bizi. 

Anlatayim:

Gecen sene 21 Ocak’ta biz evimize tasindik. Yilin en karli gunu idi ve 10 santime yaklasan kar vardi. Esyalari eve tasiyan kamyon, driveway’a giremedi kardan. Apar topar bir kar kureyici bulduk, universite ogrencileri, gencten birileri bir kamyonlari var filan, gelip kari temizlemeleri icin anlastik. Bunlar her kar yagdiginda geldiler, toplam 11 kere filan geldiler 1 yil icinde. Her temizlik $40. Biz bekliyoruz bekliyoruz fatura gelmiyor. Normalde email ile veya posta ile faturayi gonderiyorlar. Bunlardan ses seda cikmiyor. Neyse aradan bir yil gecti. Bir aksam saat 9’da kapimiz calindi. Genc bir cocuk dedi ki biz bu evin kar temizligini yapiyoruz ama faturayi odemediniz. Biz de dedik bize herhangi bir fatura gelmedi. Neyse email adresini kontrol ettiler, yeniden gonderdiler faturayi ve biz de ceklerini gonderdik.Sonra bu kisa gezimize ciktik. Bir geldik ki ne gorelim, ev resmen kara gomulmus! Sokaklari temizleyen kamyon da gelmis, yolu temizlemis  ve bizim evin giris cikisi iyice karla kaplanmis. Diz boyu kar var. Eve zar zor girdik. Kemal bayagi sinirlendi. Kar kureyicilerinin telefonu yok. Onlara mail atti, cevap yok. Yoldan geldik, yorgunuz, Defne’nin orkestra pratigi var, esyalari bosalttik arabadan sonra onu alip calismasina goturduk. Araba kara saplana saplana girip cikiyor garaja. Bu arada sokaklar tertemiz, sadece insanlarin bahceleri ve garajlarinin onu karla kapli. Bizim de sokaktan garaja dolanan ve temizlenmesi gereken yol toplamda 200 metre filan. Kemal Defne’yi calismasindan almaya gitti. Bekle bekle gelmiyor! Biraz sonra telefon acti. Meger bir arkadasin evine gitmis, kar kureme makinasini odunc almak icin. Makina da bizim arabaya sigmamis. Arkadas kendi arabasina yuklemis ve gidelim birlikte temizleyelim iki dakikada demis. Adamcagiz tam bagajin kapisini kapatirken ayagi kaymis ve ayak bilegi iki yerden kirilmis. Arkadasi acile goturuyorum dedi telefonda. Dun ameliyat ettiler arkadasi. Kendisi de anestezi doktoru, calistigi hastanede ameliyata alindi. Dun gittim ziyaret ettim hastanede. Her ne kadar gorunmez kaza bu sizin kabahatiniz degil deseler de biz cok mahcup olduk ve cok uzulduk.Kafamizda gri bir bulut ile gezip duruyoruz. Hayatin attigi diger tokatlar daha hafif cok sukur, onlari da zaman bulunca anlatacagim

Amerika`da ilkokullar

Kizlar okula baslayali 3 hafta olacak.  Eski okul ve simdiki okul arasindaki farkiliklari yaziyorum. Amerika ve Avustralya egitim sistemi arasindaki farklar diye algilanmasin zira her bolgede karsilasacaginiz seyler farkli olabilir. Bu yuzden ozellikle Perth teki Rostrata Primary School (R) ve Brookfield deki Swanson (S) Elementary School diye yazacagim.

Izlenimlerim: Ikinci dil egitimi (Italyanca) R`de 3. sinifta basliyordu ; burada ise yok, Middle school`da baslayacakmis.

Sinavlar, testler, seviye belirleme sinavlari, proje bitimleri hakkinda R’de bize pek bir bilgi gelmiyordu; burada haftada 2-3 email aliyoruz, sinav tarihlerini ve kapsamini ozellikle vurguluyorlar

R’de ogretmen veli arasindaki iletisim o kadar kuvvetli degildi; burada class dojo, newsletter ve emailler ile surekli sinifta ne olup bittiginden sizi haberdar ediyorlar

R’de ogrenciler ve ortam daha disiplinli idi, kilik kiyafetten tutun, oturma kalkma, buyuklerle konusma, degerler egitimi cok onemseniyordu; burada isteyen istedigini giyiyor, bir cesit basi bosluk seziyorum , zaman zaman buyuklere saygisiz konusmalar yapildigina dair bir mail atti ogretmen herkesi cocugu ile konusmaya davet etti

Ipek bir yazi yazmis, ogretmen cok sevmis, bayilmis, butun sinifa okumus; ben de bak tebrik ederim ne kadar guzel dedim. Anne Avustralya’da bu yazdigim siradan sayilirdi, burdakiler hic bir sey bilmiyorlar diye benimki cok iyi gorunuyor dedi. Ne kadar dogru bilmiyorum.  Asagida Ipek` in ogretmeninden bugun gelen mail var, oldugu gibi kopyaladim.

 

Vesille, I have to tell you how incredibly impressed I am with your lovely daughter.  Her Pilgrim logs have been exceptional. I love her enthusiastic participation (zest) during our math discussions.  She’s an invested reader who speaks knowledgeably about character theories.  She has blended confidently into the social fabric of Team Motivation.  How lucky are we that you made the move to frigid, but fabulous, Wisconsin!?!  Thank you for sharing your amazing daughters with us.  Have a great day!
-Angie
R’de ogretmenler mesafeli ve biraz soguklardi; burada cok samimi ve sicak gorunuyorlar.
R’de cocuklarin buyuk kismi okula yuruyerek gidip geldigi icin cep telefonu sahibi olmalari bir cesit gereklilikti; burada otobus kapidan alip kapiya getirdigi icin cep telefonu kimsede yok.
R’de okulun verdigi tabletler sinirliydi kendi cihazini kendin getir programi vardi; burada her cocuga bir ChromeBook veriliyor ve aksamlari eve getirip odevlerini filan onda yapiyorlar. Defne’nin ozellikle,  bilgisayar yetkinligi cok artti, mouse kullanimi, sunum hazirlama , klavye bilgisi belirgin bir sekilde artiyor.
R`de bir sunum yapilacagi zaman Powerpoint ‘te ivir zivir (renk, background, animasyon, bullet points, shaes vs.) seylerle ugrasmaktan kizlar bir turlu konuya giremiyorlardi; burada okulun Chromebook’unda bazi ozellikler disable edilmis ve cocuk estetik kaygidan ziyade sunumun icerigi ile ilgilenmek zorunda kaliyor.  Acik ve net, sinirli secenek sunulmus ve bu cok iyi.
R’de konular belli, water cycle, oceans, history filan her cocuga bu belli konu cercevesinde odevler veriliyordu; burada passion topic uzerinde calisiyor cocuklar. En sevdikleri konu ne ise onu arastirip odev hazirliyorlar. Ipek kediler ile ilgili bir rapor hazirliyor, her gece buyuk motivasyon ile saatlerce calisiyor. Uzun vadede mufredati nasil kapsayacaklar orasini bekleyip gorecegiz.
R’de sinav ve not hakkinda hic bir bilgimiz olmazdi; burada ogretmen direk, bu calismanin sonucu dogrudan sosyal bilgisi dersinin notu olarak karneye yansiyacaktir diyor. Final examleri filan da var cocuklarin.
R’de  cocuklari kitap okumaya cok tesvik ediyorlar diye cok mutluyduk; burada da durum ayni hatta biraz daha abarti, kitap , oyku, hikaye, oku oku oku oku ….. Hatta butun aile okuyacak family literacy night yapilacak, hem de baska baska book clublar var, okuyup okumadigini anlamak icin sorulari cevapliyorsun filan, asmis haldeler.
R’de fiziksel engelli cocuk cok yoktu, her sinifta bir iki tane ozel egitim ihtiyaci olan cocuk vardi; burda okulun girisinde 10 tane tekerlekli sandalye var, fiziksel engelli cok sayida cocuk goruyorum, onlar icin asansor yapilmis, her birinin basinda bir asistan var, zihinsel engelli olan da gormustum. Maddi imkanlari daha iyi buradaki okullarin.
R’nin kutuphanesinden 2-3 kat daha buyuk bir kutuphanesi var buranin.
R’de anne babalar rahatti cocuklarinin egitimi konusunda o kadar da panik olmuyordu; burda at yarisi havasi hakim, Turkiye’ye benziyor.
R’de cok guzel bir enstumental muzik programi vardi, cocuklar kucuk yastan itibaren uzman ogretmenden harika bir sekilde egitim aliyorlardi; burada o orta okulda basliyor; ilkokul icin istersen secmeli ders olarak kucuk bir ucret karsiligi entruman egitimi alabiliyorsun ama verilen muzik egitiminin kalitesi o kadar iyi degil.
R’de okulun cevresi kapali, demir parmakliklar var, belli bir saatten sonra butun kapilar kilitleniyor, sadece bir tek kapidan iceri girilebiliyor. Burada okul oylece orta yerde, okula giris kapisi kilitli sadece . Oyun zamaninda butun cocuklar dusarida ve bence her turlu tehlikeye acik. En sevmedigim nokta bu!!!
R`de 1-6 ilkokul , ortaokul 7. sinifta basliyor. Burada 1-5 ilkokul, ortaokul 6. sinifta basliyor.  Yani Eylul ayinda Ipek ve Defne ayri ayri okullara gidecek.
Okul saati burada daha uzun. Ayni satte basliyorlar R`de bitis 3:00pm burada 3:45pm.

Kızamık Aşısı ve Otizm

Reuters ajansından bir haber: (5 Ağustos 2008) Amerika’da bilimadamları tarafından yapılan bir çalışma, kızamık aşısı veya diğer herhangi bir aşı ile otizm hastalığı arasında hiç bir bağlantı olmadığını ortaya çıkardı. 

1998 yılında Dr. Andrew Wakefield liderliğindeki bir grup tarafından İngiltere’de yapılan bir araştırmada kızamık aşının otizm ile bağlantılı olduğu öne sürülmüş ve bu çalışma tıp dergilerinde yayımlanmıştı. Wakefield şu anda mesleğini kötüye kullanmaktan yargılanıyor.

Bir baba ve aynı zamanda otizm araştırmaları avukatı olan Rick Rollens ise, yaptıkları çalışmalardan dolayı araştırmacıları kutladı ve şunu ekledi: ” Ancak yine de tek başına bu araştırma bütün aşıları temize çıkarmak için yeterli değildir”. Bulgular Public Library of Science dergisinde yayımlandı.

Aşağıda daha ayrıntılı bilgi var:

Kızamık, kızamıkçık ve kabakulak aşısı, otizme yol açmıyor
04 Eylül 2008 Perşembe 20:40  
WASHINGTON -AA- ABD’de yapılan bir araştırma, üçlü olarak yapılan kızamık, kabakulak ve kızamıkçık kombine aşısının otizme yol açmadığını ortaya koydu.
İngiltere’de 1998’de Royal Free Hastanesi’nin profesörlerinden Dr. Andrew Wakefield tarafından yapılan ve bu kombine aşıyla otizm arasında bağlantı kuran araştırmanın sonuçlarını yeniden değerlendirmek için yapılan araş tırmanın sonuçları, Public Library of Science’ın internetteki sayısında yayımlandı.
Dr. Wakefield, o dönemde Lancet dergisinde yayımlanan araştırmasının sonunda, bu aşılarının yapılmamasını resmen istemişti.
New York’taki Columbia Üniversitesi araştırmacıları ile hastalıkların yayılmasının önlenmesi ve kontrol edilmesine yönelik çalışmalarda bulunan Amerikan Federal Merkezleri (CDC) araştırmacıları, hem otistik olan hem de mide ve bağırsak sorunları olan 25 çocuğun bağırsaklarından alınan doku örneklerinde, kızamık virüsünün genetik özelliklerinin varlığına dair işaretler aradı.
Bu örnekleri aynı yaşta aynı sorunları olan, ancak otistik olmayan çocuklardan alınan doku örnekleriyle karşılaştıran araştırmacılar, bu doku örneklerini, hangi çocuktan alındığını gizlemek suretiyle 3 ayrı laboratuvarda incelettiler.
Araştırmacılar, bu çalışma sonucunda otizmle aşı arasında hiçbir bağlantı olmadığı sonucuna vardılar.