Tag Archive for goc

Kaçış !

Kaçış !

Malum, insan toleransının bir sınırı vardır. Kendi kendimizi durmadan sorgularız; şu olsa ne yapardım, bu olsa ne düşünürdüm diye. Bazen de okuduğumuz veya gördüğümüz olayların etkisinde ister istemez deriz ki; Aha ! işte bu bana yapılsa dayanamam patlarım. Patlarım ?

Kimisi patlar, sonucu başkasından çıkar, kimisi patlar kendini yorar. 

Bugünlerde nedendir bilmem ama birbiri benzeri olaylar hep üst üste geliyor gibi oluyor bende. Bilmem siz hiç yaşadınız mı benzer tecrübeyi. Facebook paylaşımlarında (herhalde Türkiye’de bugünlerde yaşanan olaylar nedeniyle) paylaşımlarda “yok artık, bu da olursa kaçar giderim” benzeri cümleler görüyorum/ okuyorum. Üniversite hayatı yaşamış herkeste benzer bir hissiyat vardır ya; “şu sınavı bir geçeyim, gerisi kolay”, “Bir üniversiteye kapağı atayım, artık yırttık !”. Ama üniversite bitene kadar o kadar yoldan ve yeni tecrübelerden geçersin ki, sınav sadece giriş kapısı imiş. Zaten insan oradaki ikinci yıldan sonra başlar yeni çıkış/kaçış kapıları aramaya ; “şu okul bir bitse !…”, “Okul bitince artık tüm kapılar açılacak, (çok iddialı olanlar – veya şişkin egosu olanlar) Sabancı’nın kendi gelmezse orada çalışmaya başlamam!” 🙂 Akranlarım şimdi bunları hatırladıkça içten içe gülüyorlardır. Halbuki yıllar geçtikten sonra sınav/vize/final vs. derken akıp geçen yıllarmış en güzel olanları. 

Geçmişe bakarken bunları görüyoruz ama nedense bu şablonu içinde bulunduğumuz hayata uyarlamak aklımızdan bile geçmiyor. (En azından ders alamayan benim aklımdan geçmiyor) Galiba en başarılı olabildiğim alan, kendimi mutsuz etmek 🙂 

Neyse, Türkiye’deki olaylardan bahsediyorduk! Hep gördüğüm “kaçar giderim bu memleketten” derken “kaçıp gitmiş” birisi olarak” görüyorum ki, aslında açtığımız yeni kapı bize o kadar yeni yük getirmiş ki erkenden söylense bile kabul etmemişiz ya da bir kulağımızdan girip diğerinden çıkmış veya hiç kulağımıza girmemiş bile. Dedim ya, belki de ders almayı bilmeyen (ben), ne denli zorlu bir yolsa girdiğimi düşünmeden atlamışım. 

O kadar yıldan sonra görüyorsun ki, aslında aradığımız kaçış/çıkış kapısından daha ziyade, içindeki hayatı yaşamaktan, yaşarken (zorluklar dahil) keyif almaktan geçiyor. En azından bulunduğum bu noktada bu farkındalığı yaşamaktan mutluluk duyuyorum ve kendime (ve belki size de) bir hatırlatma yapar diye paylaşmak istedim. 

Kemal