Tag Archive for hayvanlar

Polonezköy Country Club

Pazar günü güneşin tadını çıkarmak için Hidiv Kasrı’na gitmeye niyetlendik ama arabamızı park edecek bir yer bulamayınca rotayı Polonezköy’e çevirdik. İyi ki de öyle yapmışız.  Polonezköy’ün o kalabalık meydanında sıkış tıkış oturmak veya hemen girişte ilk gördüğümüz mekana dalıp mangal dumanında boğulmak yerine, daha önceden hakkında tavsiyeler okuduğum ve uygun bir zamanda gitmeyi planladığım Country Club’ı aradı gözlerimiz. Önce sol sonra sağ yaptık. Canım eşim o dar yollarda sabırla onlarca arabaya yol verdi, durmadan manevralar yaptı ve derken Polonezköy Country Club’a yetirdi bizi. Kocaman bir alan, her tarafı saran yemyeşil çimenlerin üzerinde beyaz papatyalar, sarı çiçekler… Ortada büyük bir havuz içinde envai çeşit ördek, kuğu, kaz… Çocuk parkının, kum havuzunun yanında gezinen bir sıpa, çocuklar için arabalı oyun alanı, kaydırak, tırmanma duvarı, satranç alanı, bebek bakım odası, ortada gezen horozlar, tavuklar, kısacası başta çocuk olmak üzere anne-baba için de tam bir ‘Harikalar Diyarı’. En güzel yanı, yemek için farklı bölümler ayırmış olmaları. Dumanaltı olan kısım ayrı, kahvaltı edilen kısım ayrı, büyüklerin ve çocukların çim sahaları ayrı, hiç sıkılmadan bunalmadan gezdik, dolaştık, eğlendik, dinlendik, karnımızı doyurduk. Orası aynı zamanda mini bir hayvanat bahçesi. Albino piton, kanguru, geyikler, tavuskuşu, deve, devekuşu, sülün, lama, tavşan, inek, kuzu, koyun, keçi ve şimdi hatırlayamadığım daha bir çok hayvanı çocuğunuz çok yakından görüyor. Bazı zararsız hayvanlar ortada dolaşıyor ve onlara dokunabiliyorsunuz. İpek ve anneannesi göletin yamacında kuzuları kovaladılar, Kemal ve ben oturup keyifle onları izledik. Orada öyle güzel bir Pazar geçirdik ki buraya ne yazsam anlatmak için yetersiz kalacak. En kısa zamanda kalabalık bir arkadaş grubuyla oraya yine gitmeyi planlıyoruz. En iyisi siz de bir gidin, görün. Fotoğraf makinası ve kameranızı unutmayın. Yiyecek içecekle girilmiyor. Yetişkin giriş ücreti 10 tl. 2 yaşından büyük çocuklar için de birşeyler alıyorlardı. Sonra da orada yiyip içtiklerinizi ödüyorsunuz. Menü geniş, seçenek bol. Daha da ne anlatayım? Hadi iyi hafta sonları:)

Botanik Bahçesi

Bugün (6 Eylül, Cumartesi) Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi’ne gittik.  Anadolu tarafından girince TEM otoyolu üzerinde, Anadolu otoyol kavşağından çıkınca (Çamlıca ayrımı) hemen orada, öyle devasa bir yer değil ama insan otopark ücreti bile alınmamasına rağmen öyle güzel bir alanın tamamen gönüllüce oluşturulduğunu görünce çok duygulanıyor. Her taraf yeşillik, ağaçlar öyle çok büyük değil ama yine de gölgelerinde soluklanabilir, çardaklarda kuş seslerinin ve serin rüzgarın keyfini çıkarabilirsiniz. Rengarenk çiçekler, bitkiler, ördekler, kazlar, şırıl şırıl akan havuzlar ve görmeye pek alışkın olmadığımız bir tabela: “Lütfen çimlere basınız!”

İpek orayı çok sevdi, hele kümesteki hindilere bayıldı. Tavuskuşları da muhteşemdi. Nilüferlerle dolu bir havuz vardı, içinde kurbağalar filan. Çok huzurlu, güzel zaman geçirdik. Ayakkabılarımızı çıkartıp çimenlerin üzerindeki banklara bazen de doğrudan çimenlere oturduk, kitap okuyup kafa dinlemek için harika bir yer. Ama bir cafe ya da büfe filan yok. Piknik masaları var. Ateş yakmak yasak. Dolayısıyla güzel bir piknik çantası hazırlayıp (sularınızı unutmadan) gelirseniz burada daha uzun zaman geçirebilirsiniz. Ortamdaki bitkilerin ve hayvanların uyumuna ve özenli çalışmalara bakınca insan piknik yapmaktan çekiniyor ama temiz bıraktıktan sonra sorun yok. 

Çok güneşli günlerde şapka veya şemsiyenizi unutmayın. Çok değişik bölümleri var. İnsanın doğa sevgisi ve bilinci kat kat artıyor. Ayrıntılı bilgiyi sitesinden alabilirsiniz. http://www.ngbb.gen.tr/ Gidin, bebeğiniz, çocuğunuz görsün:)