Tag Archive for nitelikli gocmenlik

Birinci ayın sonunda

Bugün geleli tam bir ay oldu. Yaptığımız islere şöyle bir baktığımda aslında fena sayilmayiz hele de iki küçük çocukla. Allah’a cok sukur hastalanmadan, buyuk yanlislar yapmadan, dolandirilmadan uzun donemli evimizi tuttuk, arabamizi aldik, cocuklarimizi okula yazdirdik, evimizi soyle ya da boyle dizdik. Yeni evimize internet Pazartesi bağlanıyor, artık o tarihten sonra butun enerjimizi is aramaya vereceğiz. Ben Batı Avustralya okullarında çalışabilmek icin denklik işlemlerine başvuracağım. Burada is hayatı cok değişik, öğreneceğimiz cok şey var. ‘Casual’ dedikleri işlerde ihtiyacları oldugunda seni arıyorlar, öyle ise gidip saatlik ücret karşılığı çalışıyorsun. Mesela bir öğretmen hastalandı okula gidemiyor, acenta seni arıyor o gün yerini sen dolduruyorsun. Her gün başka bir okula gidebiliyorsun yani. Casual işlerin saatlik ücreti daha yüksek. Asgari ücret saatlik 15 dolar. Bu fiyattan daha dusuk isci calistirmak yasak. Child care islerinde Casual oldugunda saatlik 25-28 filan olabiliyormuş. Normalde islerde insanlar haftada 35 saat çalışıyorlar. Bütün isler saat hesabı ile. Paran da elden verilmiyor mutlaka okul veya sirket tarafindan Tax file number bildirilerek hesabına yatırılıyor. Böylece 2 yılın sonunda surekli oturum izni alabilmek icin haftada kaç saat çalıştığını vs. gocmenlik memurları kolayca takip edebiliyor. Her gecen gün 475 vizemiz hakkında yeni seyler öğreniyoruz. Bugun Mandurah Göçmen Merkezinin düzenlediği sosis partisi vardi, oraya gittiğimizde cok seker İranli’larla tanıştık ve öğrendik ki eger burada is bulamazsak tüm Avustralya’da başkentler hariç nüfus yoğunluğunun az olduğu bölgelerde çalışabilirmişiz. Biz saniyorduk ki bize Batı Avustralya sponsor olduğu icin sadece Batı Avustralya Eyaletinin sınırları icinde çalısmamız gerekiyor. Meger New South Wales, Victoria veya Güney Avustralya eyaletlerinde de çalışma hakkımız varmış. Bu is bulma şansımızı biraz daha artırıyor. Ayrıca yine dün aksam Nuray’dan öğrendiğimize göre Kemal’in full-time bir iste çalısmasına gerek yokmuş, isterse 3 tane part-time iste çalışsın yeter ki haftada 35 saat çalışsınmiş, böylece 35 saati doldurduğu icin full time çalışıyor sayılıyormuş. Böyle böyle öğreniyoruz birseyler. Dün eski ev sahibi gelip depozitomuzu iade etti, haftaya bizi meshur Avustralian Barbecue’ye çağıracakmis evine. Bakalım:)
Bugün Kemal Perth’e gitti. ‘Türk bakkalından birsey lazım mı’ dedi. Düşündüm ilk alisverisimizden aldiklarimiz daha bitmemisti, bir şey bulamadım, kalıp sabun istedim. Bosver dedi, onun icin gitmeye değmez:) Burada elma, armut, muz, kavun, karpuz, çilek, portakal, mandalina, kiwi hepsi aynı anda bulunabiliyor, hepsi de son derece lezzetli. Başka bilmediğim, daha once de görmediğim bazı birseyler daha var, meyve mı sebze mı tatlı mı eksi mı anlamadım, sarı topac gibi birsey, henüz denemedim. Herhalde kıta büyük olduğundan 4 mevsim yaşanıyor, yiyecekler de ona göre; her mevsim her şey bulunuyor. Daha once de soylemistim, burada yasam pahali ama neden bilmiyorum İstanbul’daki kadar hayiflanmiyorum. Belki de lezzet, kalite, yasamin akisi, dogal guzellikler, cevre vs. gibi etmenlerin hepsi ‘buna deger’ diye dusunmeme sebep oluyordur. Defne bugun biraz keyifsiz, burnu akiyor. Panadol verdim. Şimdi onunla ilgilenmem gerek.
Akşamları uyumadan dua ediyorum, ne olursa olsun, ne kadar uzakta olursam olayım Allah’ın da hep benimle olduğunu bilmek, dularimin ona ulaştığını bilmek beni cok rahatlatıyor. Sahip olduğum her şey icin O’na teşekkür ediyor, zorlukların üzerinden kolaylıkla gelmemiz icin ondan güç diliyorum. Bolca da Pink Martini dinliyorum: “Hang on Little Tomato” tam benim şarkım:)

The sun has left and forgotten me
It’s dark, I cannot see
Why does this rain pour down
I’m gonna drown
In a sea
Of deep confusion

Somebody told me, I don’t know who
Whenever you are sad and blue
And you’re feelin’ all alone and left behind
Just take a look inside and you will find

You gotta hold on, hold on through the night
Hang on, things will be all right
Even when it’s dark
And not a bit of sparkling
Sing-song sunshine from above
Spreading rays of sunny love

Just hang on, hang on to the vine
Stay on, soon you’ll be divine
If you start to cry, look up to the sky
Something’s coming up ahead
To turn your tears to dew instead

And so I hold on to his advice
When change is hard and not so nice
You listen to your heart the whole night through
Your sunny someday will come one day soon to you