Tag Archive for Özel okullar

OKUL SEÇİMİ

Bir zamanlar kucağınızda mis kokulu tombul elleriyle yanağınızı okşayan bebeğiniz artık büyüdü. Her ne kadar inanamasanız da o artık okula gidecek. Servise binecek ve sizin olmadığınız bir sınıfta neredeyse tüm gününü geçirecek. Peki hangi okulu seçmeli? İstanbul gibi yüzlerce özel okulu olan bir şehirde bu kararı vermek daha da zor. İki çocuk annesi bir veli ve eğitim sektöründen biri olarak okul seçimi ile ilgili yaşadığım tecrübelerimi ve fikirlerimi paylaşmak istiyorum. Okul seçerken önceliğinizi belirlemek karar vermenizi kolaylaştıracaktır. Aşağıda yazdığım kriterleri değerlendirip kendinize göre bir öncelik sırası belirleyebilirsiniz.

1. Okul ücreti 2. Eve yakınlığı 3. Akademik programı 4. Yabancı dil eğitimi 5. Davranış, tutum ve değer kazandırmaya olan bakış açısı

Bu kriterlerden benim için en önemlisi yabancı dil eğitimiydi. Chomsky’ye göre bebekler beyinlerinde LAD (Language Acquisition Device) denen eşsiz bir yeti ile dünyaya geliyorlar. Bu yeti, eğer yeteri kadar uyaran olursa çocukların erken yaşlarda bir yabancı dil öğrenmelerini kolaylaştırıyor ve aksanlarını mükemmelleştiriyor. Her ne kadar mezun olalı bayağı bir yıl olsa da beni en etkileyen kuramlardan birisi bu olduğu için hep aklımda kaldı ve doğruluğuna da defalarca şahit oldum. Ayrıca bu video da size daha fazla bilgi verebilir.  Bebeklerin Dilbilimsel Dehası. Evinize yabancı bir au-pair alabilirsiniz ama bunu yapacak imkanınız yoksa okul seçerken yabancı dili nasıl öğrettiklerine çok dikkat edin. İpek, immersion uygulanan bir anaokuluna gidiyor. 3+ yaş grubuna Eylül’de başladı ve şimdi İngilizce ne söylersem anlıyor, çok güzel bir telaffuz ile bir çok İngilizce şarkı söylüyor. Yabancı dili iyi öğrenmesinin sırrı bu dili bir ders olarak değil, günlük yaşantısının bir parçası olarak öğrenmesinde saklı. Yani İpek’in okulunda İngilizce dersi yok. Sabahtan akşama kadar sınıflarında bir native speaker teacher var.  Tuvalete gitmek, su içmek için ondan izin istiyor. Onun söylediklerini anlamadan bir aktiviteye başlayamıyor. İsterse konuşmasın, isterse anlamasın. Bu bazılarımıza çok korkutucu gelebilir ama onlar çocuk. Bizim gibi duygusal bariyerleri yok, cesurlar ve deneyerek doğrusunu buluyor, mucizevi bir hızla öğreniyorlar.

Dün akşam İpek’in veli toplantısına gittim. Öğretmenleri onun kelimelerle değil, cümleler kurarak İngilizce konuştuğunu ve çok yüksek bir motivasyonunun olduğunu ve çok hızlı öğrendiğini söylediler. Mutluluğumu anlatamam. Yabancı dil bilmenin bu kadar önemli olduğu çağımızda 3 yaş 9 aylık kızım çok güzel bir şekilde İngilizce öğreniyordu. Dün gece İpek yorganını tekmeledi gidip üzerini örttüğümde uykusunda konuştu: ” I don’t want this!” dedi:) Sanırım İpek’in reseptörleri bu aralar fazlasıyla açık. 

İpek’in okulu öyle pek reklam yapan bir okul değil. Buna rağmen Kasım ayında sonraki yılın kayıtları doluyor. Başarısının altında sadece İngilizce eğitimi değil,  çok şey yatıyor.

1. Her çocuk başarı hissini tadıyor. Rekabet, yarışma, not kaygısı, korkusu yok. Önemli olan öğrenmek, öğrenmeyi öğrenmek, bundan zevk almak.

2. Çocuğunuza erken yaşta kitap okuma sevgisi aşılıyor. İstanbul’da bu kadar kitap okunan bir okul olduğunu sanmıyorum.

3. Çocuğunuz iyi resim çizemese de, bir müzik aleti çalamasa da aldığı eğitim ile resimden anlamayı, müziği sevmeyi ve sanatı yorumlayıp değerini takdir etmeyi öğreniyor.

Bu post çok uzadı, kısacası çocuğunuzu vereceğiniz okulu iyi araştırın. Felsefesini, politikasını, bakış açısını öğrenin. Çocuğunuzu gelecekte nasıl bir ortamda görmek istiyorsanız, ona göre adımınızı atın. Kimi veli, çocuğumu devlet okuluna veriririm tasarruf ettiğim para ile de yurt dışında üniversite okutum diyor. Çocuğun ilkokul yaşantısı onun kişiliğini, karakterini şekillendiriyor; ileriki hayatında çalışma, öğrenme alışkanlıklarını belirliyor. Çocuğunuzun vizyonunu genişletin o zaten yurt dışındaki üniversitelerde burslu okur.  Sorusu olanlar post bırakabilirler. Elimden geldiğince cevaplamaya çalışırım. Hepinize kolay gelsin. Sevgiler.