WA FAMILY

Bugün (Department of Communities- Parenting WA)Batı Avustralya Aile ve Sosyal hizmetler birimi gibi bir birimden Janette isimli bir danışman evimize geldi. 1,5 iki saat boyunca çocuklarımızın davranışları hakkında konuştuk. Her hafta gelecek ve bize bir yol haritası çizecek. Şubat ayında da diğer velilerle de görüşebileceğimiz bir eğitim programına dahil olabileceğiz. Babalar akşam saatinde, anneler de gündüz saatinde bu eğitimi alacaklar. Yaptığımız çoğu şey gayet doğru ve mantıklıymış. Kızların bazı davranışlarını ülke değiştirmiş olmanın verdiği şaşkınlık ve bocalama döneminden kaynaklanıyor olabileceğini söyledi. Bazı çok önemli noktalara değindi en iyisi de sadece bizim kızlar hakkında konuşuyor olmamızdı. O anda Defne ile İpek etrafımızda dolanıyordu ve onları da gözlemleyip bize geribildirimde bulundu. Aynen “Eve dadı geldi” programında olduğu gibiydi:) Konuşmadan aklımda kalanlar:
1- “Eğer yemeğini yersen televizyonda çigi film açarım” yerine “Yemeğini bitirdiğinde çizgi film izleriz” dememiz gerek
2- Kahvaltıda tabaklarına önce çok az miktar koy, gözleri korkmasın, onu bitirdikten sonra kendileri seçsinler, tabağa alınan her şey bitecek kuralı var ve tatlılar kahvaltının sonuna doğru çıkacak
3- Kahvaltı, morning tea, öğlen yemeği ve ikindi kahvaltısı ve akşam yemeği öğünleri var; ana öğünler için yarım saat ver, sen yedirme, süre bitince yemeği kaldır ve ikinci yemek zamanına kadar hiç bir şey verme. Böylece kendi kendilerine yemeyi öğreneceklermiş.
4- Bir oyuncak için kavga ettiklerinde “paylaşamazsanız alacağım” deyip ve gerektiğinde gerçekten alıp o oyuncağı kaldırmak gerekiyor. Her kızın kendine ait özel ve paylaşılmayan oyuncağı olabilir, onları paylaşmak zorunda değil ama bir kutuya da paylaşılan oyuncaklar koyulacak.
5- Çocukları eğlendirmek veya sıkılmalarını engellemek için herşeyi onlar için hazırlamak zorunda değiliz. (Biz buradaki çocuklarla da aynı sorunu yaşıyoruz, kendi başlarına oyun kuramıyorlar dedi Janette) 3 seçenek sunup birisini seçmelerini sağlamalıyız. Mesela boyama, evcilik, saklambaç. Sonra da “Acaba bunu nasıl oynayacaksınız, nasıl yapacaksınız?” diye sorarak oyuna hazırlamak gerekliymiş onları.
6- Günde iki saatten fazla ekran karşısında durmamalı çocuklar. Bu ekran bilgisayar, I-pad, I-phone veya televizyon da olabilir. Toplam en fazla iki saat yani. Bizde bu bir saat zaten.
7- I-pad’i eline alınca İpek bırakmak istemiyor. Bir mutfak timer’ı alacağız, sürenin bitmesine 5 dakika kala uyarı zili çalacak. Böylece çocuk kendini zihinsel olarak bitirmeye hazırlamış olacak. Bitti diyen de biz değil, saat olacak, yani daha adil.
8- Birbirleriyle kavga ettiklerinde asla hakemlik yapma, bu çok yanlış. “Problemi çözün veya ikinizi de 5 dakikalığına odanıza göndereceğim” diye uyar ve gerekeni yap.
9- Alt ıslatma sorunları yok, uyku rutini olması iyi: Vitamin alma, tuvalet, diş fırçalama, pijama giyme.
10- Oyuncaklarını ve odayı toplamayı da uyku rutininin içine dahil et. Ne zaman dağılırsa hep birlikte toplayın. Kendileri tek başına toplayamaz, bu yüksek bir beklenti ama her defasında sizinle toplarlarsa kendi kendilerine de iş çıkıyor diye daha az dağıtmaya başlayacaklar.
11- Oyuncakları topla, kaldır, bölümlere ayır ve her defasında bir grup oyuncağı çıkart, hepsine her zaman ulaşamasınlar.
12- Eskiden işte çalışıp kızlarımızı özlemiş halde eve gelince en sabırlı yanımızı gösterip onlarla hep oyun oynuyorduk oysa burada halletmemiz gereken işler var, Dudu yok ve sürekli bir aradayız diye gerçek yüzümüzü gördüler, benim eğlenceli anne-babam nerede diye soruyorlar kafaları karışık, aynı zamanda bizim de kafamız karışık. Sıfırdan başlayıp Avustralya’daki yaşama uygun yeni bir ilişki düzeni oluşturacağız.

Bu maddelerin çoğunu yapıyoruz, Janette de kızları ve bizi beğendi ama birebir bizim sorularımızla ilgilendiği için biz bu ziyareti çok verimli bulduk. Her hafta geleceği için ayrıca bir mutlu olduk. Programın adı “Positive Parenting”. “Avustralya’da çocuklar çok daha bağımsız, kendi yemeklerini yiyor, ayakkabılarını giyior, kıyafetlerini seçip giyiyor filan” dedim. “Bizim burada bakıcı, nanny filan yoktur, herkes kendi işini kendi halletmek zorundadır, doğduğu andan itibaren çocuk bu yönde teşvik edilir” dedi. Arayı kapatmaya çalışacağız. Bu Avustralya bir tek bizim için değil çocuklar için de bir imtihan olacak. Sonuç olarak bugün harika geçti, kızların hastalığı daha tam olarak geçmediği için yüzmeye göndermedik, kızlarımızla çok daha iyi anlaştık, gözlerindeki ışıltıyı, onlarla birşeyleri paylaşmanın mutluluğunu yeniden keşfettik. Şimdi uyuyorlar, uyutma ile ilgili de ipuçları var, bir dahaki sefere yazarım.

Ben bugün yine okula gittim, yarın da 3-6 arası çalışacağım. İyi haber WACOT onayım gelmiş, yani şu anda Batı Avustralya okullarında öğretmenlik yapma iznim var. Buna çok sevindim. Arif Sarıcoban Hocama ve Hasan’a çook teşekkürler.

Bugün de böyle bitti işte. Şimdi biraz yemek tarifi bakacağım, ayıptır söylemesi Dana ciğeri ve ince şiş bulduk, Kemal bize ciğer kebabı yapacak da… (Siteyi yemek tarifi odaklı mı yapsam acaba, her gün yemekten bahsetmeden duramıyorum :))

Herkese kucak dolusu sevgiler…

3 comments

  1. geçen hafta mirza tv patlattı ,halıyıkamayı paramparça eti, elektirik süpürğesinin sapını kırdı,cep telefonumun ekranını çizdi ….daha yaptıklarını yazsam sabahı bulurum.size gelen bayan bize gelse mirzaya nasıl çare bulur çok merak ediyorum:) sevgiler nida

  2. Vallahi bir gönder Mirza’yi buraya, bakalım nasıl olacak, masallahi varmış onun da haydut!

  3. haydut ne kelime terminatör ,gladyetör…. yanında halt etmiş.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *