A fork in the road

Hic unutmuyorum, Turkiye`de bir ogleden sonra Ipek`i alip sitemizdeki bir cocuk parkina gitmistim. O zamanlar Avustralya isi daha yeni yeni belli oluyordu. Bir komsumuz ile konusurken tasinmayi planladigimizdan bahsettim. Ilk soyledigi sey, `Cok radikal bir karar!`oldu. Sonraki gunlerde is arkadaslarim ve cevremizdeki butun insanlara haber yavas yavas yayildi. Beni goren herkes sanki sozlesmis gibi icinde `radikal` kelimesi gecen bir cumle ile yorum yapti. Radikal adim, radikal karar, cok radikal, vs. vs. O yuzden aradan 5 yil gecmis olmasina ragmen bu sozu hic unutmuyorum. Simdiyse soranlara Amerika`ya tasinacagimizi soylemeye basladim. Yine okuldaki arkadaslar, komsular, cocuklarin arkadaslarinin velileri, esyalari satarken tanistigim insanlar filan derken nerdeyse her gun yeni birisi ile Amerika muhabbetine girisiyoruz. Yabancilardan duydugum ilk soz, `How exciting!!!!`. Hepsi olaya son derece pozitif bir acidan bakiyor ve what an adventure, kimbilir bu cocuklara ne guzel tecrube olur, diye konuya yaklasiyorlar. Turk, Lubnan, Suriye kokenli (yani bizim oralarla ayni kulturu paylasan) arkadaslarim ise konuya farkli bir bakis acisi ile bakiyorlar. Kimisi evime daha alisamadan yeniden gocmek zorunda kaldigimdan bana aciyor; kimisi esas memleketi hic terketmeyecektik; hata yaptik diyor; kimisi daha agzini acmadan goz yaslarina boguluyor.

Ben ise cok empatik bir dinleyici oldugum icin karsimdaki ne turlu bir ruh haline girerse olaya o pencereden bakiyorum. How exciting dediklerinde , evet gercekten cok guzel, harika olacak diye gozlerimin ici gulerek, enerjik bir sekilde cevap veriyorum. Dudaklarini bukerek, yuzunu eksiterek, ne isin var oralarda gitme diyene de omuzlarim dusmus bezgin ve caresiz bir sekilde, ne yapayim is nerede biz oraya diyerek sanki zorla surukleniyormusum gibi cevap veriyorum. Bazen bir gun icinde bir saat icinde bu iki ayri tepkiyi sergiledigim anlar oluyor. Cok komik. O zaman kendime donup soruyorum. Acaba ben gercekten ne istiyorum. Memnun muyum yoksa zorunluluktan mi gidiyorum, diye dusunup duruyorum.

Lise gunluklerini bilirsiniz. Icine siirler, ozlu sozler, sizi etkileyen filmlerden replikleri yazdiginiz o ergen defteri… Olu Ozanlar Dernegi`ni izledikten sonra,  ‘Ormanın içinde kesişen iki yol vardı ve ben en az ayak izi olan yolu seçtim.` diye yazmisim ben. Sanirim bu soz beni hep etkiledi. Herkesin korktugu, cekindigi seylerin uzerine gitmeye merakliyim. Odum patlamasina patliyor, korkudan bacaklarim titriyor ama neden bilmem, inadina belki de hep o en az ayak izi olan yolu seciyorum. Comfort zone`dan hoppada diye disari atlamayi seciyorum. Psychology says – Always go with the choice that scares you the most, because that’s the one that is going to help you grow. Gerci itiraf edeyim, bu sefer Amerika`ya tasinma kararini Kemal`in is bulmasi sartina baglamistik. Yani Avustralya` ya geldigimiz gibi iki cocuk ve 4 bavulla tatile gelir gibi gidemeyecegimizin farkindaydim. O yuzden Kemal` i oncu gonderdik. Simdi sozlesmeli olsa da o calisiyor. Umuyoruz ve diliyoruz ki bu kararimiz bizi ruhen zenginlestirir.

Bir de arkadas, yavas yavas anlamaya basladim. Zaten hayatta yanlis veya dogru secim diye bir sey yok. Sen nasil bakarsan oyle. Neresinden gorursen asil gercegin o oluyor. Ben de karsimdaki insanlari kirmamak icin onlar halime aciyorlarsa ben de onlarla birlikte kendime aciyorum. Macera yasamanin heyecanini hissediyorlarsa ben de oyle hissediyorum. Kafamda bir tek dusunce yok yani. Zaten kim bilebilir ki ne olacagini? Zekirdek`e baglandim; Ayten abla gitme dedi; Zeki git dedi ama yolun nereye varacagini hicbirimiz bilmiyoruz. Pinterest`te bir resim cikti karsima. Bir yol ayrimi var. Solu isaret eden tabelada: `Same old shit`yaziyor, sagi isaret eden tabelada ise `Crazy new shit` yaziyor. Yani her iki tarafta da malum pisliklerle karsilasacagiz, mutlu, tasasiz hayati kim kaybetmis biz bulalim. Kendimi de alip gidiyorum. Tebdil-i mekanda ferahlik vardir demisler. Tren geldi, atladik vagona. Nereye gidecegiz, neler olacak bilinmez ama bildigimiz tek sey var `Life happens!!!` .

One comment

  1. Elvan says:

    Tebdil-i mekanda ferahlik vardir, cok severim bu sozu. 7 yil oldu Turkiye;den ayrilali. 3.5 yil Norvec, 3.5 yil Ingiltere. Gecen yil Yeni Zelanda’da bir sirketten is teklifi aldigimda gunlerce esimle kafayi yemistik gitsek mi diye. Kizim daha 3 yasinda bile degildi, gitmek icin uygun zamandi ama Ingiltere vs Yeni Zelanda kiyasi yapinca buradaki hayat standartlarimizin daha iyi olduguna karar verdik. Ama hala belki Avustralya’ya gideriz belli mi olur diyorum 🙂 Esimde “you and your nomad genes!!) diye cevap veriyor. hicbir zaman bir ulkeye ait hissetmedim yada ait hissetme ihtiyacim olmadi. O yuzden benim icin hep “How exciting” 🙂 Bol sans

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *