Yeniden taşınma

Merhaba,

Vesile’nin bir önceki yazdıklarından sonra ben de benim tarafta olan biteni sizlere biraz özetleyeyim istedim.

Başlamadan önce, bir önceki Vesile’nin postuna gelen yorum & soru üzerinde kısa birkaç kelime etmek istiyorum.

Avustralya ve Amerika kıyaslamasına burada okuduklarınız üzerinden girmeyin lütfen. Çünkü Vesile daha önceki yazılarından birisinde bahsetmişti, aslında biz Batı Avustralya Perth’ten Wisconsin Milwaukee’ye taşınıyoruz. Taşınma nedenimiz ise aslında durup dururken bir şekilde Amerika Green Card çıkmış olması. Avustralya’ya taşınmadan önce  Türkiye’deki bir aracı şirkete çok komik bir para ve Green Card başvurusu için birkaç bilgi bırakmıştık. (Bu başvuru bilgilerimizi bırakırken Avustralya aklımızdan henüz geçmiyordu) Yıllar sonra biz artık Perth’te hayatımızı kurarken Green Card çıktığı bilgisini verdiler ve ondan sonrası malum.

Burada (Milwaukee’deki) iş arkadaşlarıma da, yeni tanıştığımız Türk arkadaşlara da hep bahsettiğim Perth sakinliği, doğal güzellikleri, sahilleri ve hayat standartları ile yaşanabilecek bir şehir. Ama tahmin edersiniz bunların en başında iyi bir işiniz olması gerekiyor. Ben Perth’te çalıştığım yerlerden iş tatmini alamadım, kazandığım para yeterli geliyor olmasına rağmen (ortalama bir maaşa çalışıyordum) beni mutlu ettiğini pek söyleyemem. Bu gibi kişisel ve dolayısıyla aileyi etkileyecek sebepleri bir araya getirdik ve beraberce “hadi bir gidip deneyelim” kararımızı verdik. Biliyorum, takip edenlerin aklına ilk gelen soru;

-Türkiye’yi tamamen bırakıp gitmişken, neden Avustralya’yı da bırakıyorlar. Acaba bir problem mi var ?

oluyor.

Avustralya sosyal bir devlet. PR (kalıcı oturum) aldıktan sonra işsiz kalırsanız veya geliriniz yetersiz olursa, zengin etmese de yardımı dokunabilecek kadar bir destek bile veriyor. Sağlık konusuna girmeyeceğim herkesin görüşü farklı bu konuda ama kişisel olarak çok şikayetçi olmadığımı söyleyebilirim. Neyse, Avustralya hakkında burada zaten epey bir yazı okuduğunuzu varsayıyorum.

Amerika ile bu türde kıyaslamaları sadece “taşınalım mı?”, “gitmeye değer mi?”, “doğru mu yapıyoruz?” sorularını sorarken yaptık.

Sonuç olarak kısa süreli bile olsa, (henüz kısa süreli olacağını bilmiyoruz ama öyle varsayarak) “Hadi deneyelim” dedik.

Amerika’da sağlık sistemi hakkındaki genel algı; berbat, çok pahalı, elini verince kolunu kaptırıyorsun, vs. vs. Henüz deneme şansımız olmadı, umarım olmaz da. Ama şikayet edenler olduğu gibi memnun olanlar da var olduğunu söyleyeyim sizlere. Tüm olay, özel sağlık sigortası yaptırmanız gerekiyor! Eeee… bunu zaten Avustralya’da da yaptırmanız gerekiyor (devlet sizi bunu yaptırmaya zorluyor, aksi halde ileriki dönemlerde daha pahalıya malolabilir) Türkiye’de de durum aynı değil mi? Belki devlet zorlamıyor ama özel sağlık sigortası ile daha iyi hastanelerde muayene olabiliyorsunuz, öyle değil mi? (gerçekten unuttuğum için soruyorum)

Amerika’da maaşlar iyi değil! Doğru. Çünkü yaşadığınız şehirdeki hayat standartları ve daha da önemlisi çalıştığınız sektördeki oranda maaşlar almanız sözkonusu. Ama şunu da söylemek lazım; eğer belli başlı şehirleri seçerseniz (San Francisco ve California’da bir yer, New York, Seattle, Hawaii…) buralarda hayat oldukça pahalı hatta o kadar pahalı ki dünya pahalı şehirler listesinde en yukarıdalar diyebilirim.

Suç oranları Avustralya’dan daha yüksek olan şehirler olduğu gibi daha düşük olan yerler de var. Polisin yetkileri çok fazla, mümkün oldukça polislerden ve polislik işlerden uzak durmak en iyisi. Ama Avustralya polisinden farkı, ihbar olması durumunda çok kısa sürede polisler etrafınızda bitiyorlar! Avustralya polisinin yanıt verme süresi biraz daha uzun. Yine de nerede olursanız olun, polise düşecek işiniz olmasın.

Amerika’ya (Florida/Jacksonville’e) Haziran ayında gelmiştim. Birkaç ay süren iş arayışından sonra Milwaukee, Wisconsin’deki bir recruitment şirketi buradaki banka için aradı ve contractor (sözleşmeli) olarak başladım. İlk başlangıçta projenin 6 ay sürmesi öngörülüyordu ve sonraki 6 ay opsiyonel idi. Proje başladıktan bir süre sonra (3-4 hafta içerisinde) yeni ve daha büyük bir proje nedeniyle ertelendi. Kalkıp buralara kadar geldim, şimdi ne olacak? diye düşünürken, bankadaki yöneticim büyük projede önemli bir rol verdi ve kalmamı istedi. Önceki (esas geldiğim) proje ise yeniden planlanacak ama süresi daha da uzatılacak gibi görünüyor. Uzun lafın kısası 2019 yılı ortalarına kadar benim contract devam ediyor gibi görünüyor şu anda. Bir yandan da benim Amerika’daki vize durumumu ve permanent (kalıcı olarak) rol düşünüp düşünmeyeceğimi vs. konuşuyoruz. Bakarsınız burada kalıcı olurum. Aslında fena olmayan bir ortamda çalışıyorum, mutluyum diyebilirim.

Eh iş konusunda adım attıktan sonra ev bulup, yerleşmemiz gerekiyor doğal olarak. Perth’teki eşyaları getirmemeye karar verdik, zaten aşağıda okumuşsunuzdur.Bu kararı verirken, birden fazla kez kararımızda gidip gidip geldik. Sosyal medyanın gücü diyelim, bu tecrübeyi yaşamış insanların yorumlarını ve görüşlerini aldıktan sonra Avustralya’dan Amerika’ya eşya getirmenin hiç mantıklı olmadığını gördük. Biz de şimdilerde Vesile’nin orada halletmeye çalıştığı gibi, birkaç parça şahsi eşya haricinde herşeyi odaya kapatıp evi o oda olmadan kiraya vermeye karar verdik.

Vesile aşağıda listelediği işleri bir yandan Perth’te yetiştirmeye çalışırken, ben de burada çocukların okulları ve kiralayacağımız evler hakkında bir yandan bilgi almaya çalışıyorum bir yandan da ev görmeye gidiyorum. Sanırım ilk başlarda apartman (Türkiye’dekinden biraz farklı) veya condo denilen bir apartman kompleksinde yer kiralayacağız. Condo ile başlangıç yapmak bizim için daha kolay olacak gibi. Condo’nun ne demek olduğunu daha sonra ayrıca (ev kiraladıktan sonra) anlatırız sanırım.

Bir yandan da online devam ettiğim kurs başladı ve vaktimi oldukça dolduruyor. Hatta şu anda bile bu yazıyı epey uzattım, aslında ders çalışmam lazım 🙂

Uzun lafın kısası arkadaşlar, Avustralya veya Amerika veya Avrupa/Kanada her nereye gidiyorsanız veya niyetlendiyseniz sizin için koşulları en iyi olanını seçin derim. Hakkınızda en doğru kararı ancak siz verebilirsiniz.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *